Yatağan Mugla da nefes alabilmek

Media_httpbp2bloggerc_nqrdj
Media_httpbp0bloggerc_icfcw
Muğla; Türkiye Cumhuriyetinin en güzel ve karakteristik illerinden bir tanesi.

Özellikle Yerleşim olarak bakıldığında her bir ilçesi beldesi ayrı bir şehir ayri bir kültür sahibi.
Insanları bile birbirinden farklı.

Eski Yunan Helenik şehir krallıklarını anımsatan bir yapısı var. Her biri ayrı bir cumhuriyet.

Muğla denince insanın hayalinde mavi ve yeşilin kavuşması gelir. Türkiyenin Ormanlık alanlar ve muhteşem koyları açısından en zengin illerinden biridir. Bu gün ilin karşı karşıya olduğu en büyük tehlikelerinde sebebi budur aslına bakarsanız.

Muğla'da toprak ile ilgili yapabileceğiniz falliyetler sınrlıdır çünkü 1.5 metreden derine inen kazılarda tarihi bir eserle karşılaşma olasılığınız oldukça yüksektir. Buralardaki yerleşim merkezlerinde yapılan altyapı çalışmaları sırf bu nedenden ötürü diğer bölge yerel yönetimlerine kıyasla daha pahalıya malolur.

Ege bölgesinin karakterisitik kıyı yapısının yanı sıra bakir ve yerleşime açılmamış koyları ile yat turizminde de dünya çapında popüler illerimizden başında gelir. Muğla Nüfusunun büyük bir kısmı geçimini tarıma ve madencilik ile kazandığı için yerleşimler genel olarak ovalara , tarıma elverişli arazilere ve yeraltı kaynaklarının bol bulunduğu yerlere yakın yerleşimler kurulmuştur. İnsan eli değmemiş koy zenginiliğini olumlu olarak etkilemiştir.

İlk çağlardaki adı Karya olarak anılan Yatağanilçesin tarih boyunca yer altı zenginlikleri nedeni ile dikkati çekmiştir. Cumhuriyet döneminde de bu özelliği öne çıktığı için bu bölgede inşa edilen ilk termik santral için Yatağan seçilmiştir.

Yatağan Termo elektirik santrali ilçe merkezine sadece 3 km. uzaklıkta, Yatağan-Milas karayolunun kıyısında kurulmuştur. Santralin kömür ihtiyacı Eskihisar bölgesinden ve Tınaz-Bağyaka’dan karşılanmaktadır. Soğutma ve katma suyu ihtiyacı Dipsiz kaynaklarından sağlanmaktadır. Santralde üretilen enerji, 154 kV ve 380 kV’luk enerji nakil hatları ile enterkonnekte sisteme iletilmektedir.

Bölgenin ve Türkiyenin enerji ihtiyacının ciddi bir bölümünü sağlamakta olan bu santral ilçe merkezine yakınlığı nedeni ile bölge halkının sağlığına ciddi tehtid oluşturmaktadır.

Tabi bu sadece benim görüşüm. Santralin Baca Gazı Kükürt Arıtma Tesisi devreye alındıktan sonra atmosfere zararlı gaz çıkışının tamamiyle önüne geçildiği iddia edilse de Yatağan'ın yakınından geçerken bacalardan çıkan dumanı görünce zararsız olduğuna inanmak olası gelmiyor. (bkz. resimler)

Global Isınma yüzünden toplu ölümler henüz başlamadı ama Türkiyede faaliyet gösteren termoelektrik santrallerin yakınındaki yerleşimlerde yaşayan insanlarımızda solunum yolları ile ilgili ciddi hastalıklar ve ölümler her nasılsa bir türlü bu santraller ile ilişkilendirilememekte.

Bu tür tesisler bulundukları çevrede istihdam yaratmaları nedeni ile ve kamu iyiliğinden ziyade kâr etme baskısı ile yönetilmelerinden kaynaklanan nedenlerle bir şekilde hasır altı ediliyorlar.

Bu sebepten dolayı kusura bakmayın ama dünyayı global ısınmadan kurtarmadan önce Türkiye cumhuriyeti kaynaklarını ve insanlarını krutaracak bir planla karşıma çıkılmasını bekliyorum.

Bırakın Dünya nüfusunun geri kalan kısmı global ısınmaya bir çare arasın dursun biz ülkemizin kaynaklarını insanlarını kurtarmaya çalışalım çünkü bu ülkeyi kurtaramazsak gidecek başka yerimiz yok yaşanabilecek diğer tüm ülkeler vize istiyor ve vize vermek için analarını nikahını istiyorlar.

Meta
Share