Talihsiz Bir Kaza - Talihsiz bir şirket
Bu sabah üzücü haberle radyoda duydum. Gün saat 02:00 civarlarında Atlas Jet Uçağı Istanbul Isparta seferini tamamlamak üzereyken düşmüş. Ben işe varana kadar kurtulan kimse yoktu ama umutlar da kesilmiş değildi.Gerçekten çok üzücü ancak unutmamakl lazım uçak yolculukları hala en güvenli seyehat şekli özellikle Türkiyede. Kaybı olanlar için "Allah'tan sabır" dilemekten başka bir şey gelmiyor.
Teselli aramak çabasında değiliz ancak baktığımızda uçakta sadece 40 küsür yolcu bulunması büyük bir şans. Türkiyede gerçekleşen bir trafik kazasında bir tanesinde bile bu sayıya ulaşmak pek bir mümkün.Kaza yapan şirket için hiç şanslı bir gün olduğu da söylenemez tam kurumsal bir felaket. Bu tür kriz anlarında şirketlerin üst yöneticilerin kamuoyu önünde bıraktığı izlenimler ve ağızlarından çıkan her kelime çok büyük önem taşımakta.Türkiye'nin en büyük havayolu şirketlerinden 1inin CEO (Çif egzekütiv ofisır)'su ol. Üzerinde markanın olduğu uçak düşmüş olsun. Kamu oyunun önüne çıktığın an ilk yaptığın açıklamalardan biri "Uçağın şirketine ait olmadığını başka bir şirketten kiralık olduğunu" söyle. Kayıpları olan insanlara onların aileleri ile bir empati içersinde olması gerekirken böyle bir sorumluluktan kaçma manevrası beni çok rahatsız etti. O zaman Adama sorarlar "kardeşim uçak senin değil de bu firma da kendisinden uçak kirala diye kafana silah dayamadı" Bir ticari karar neticesinde bu uçakları bu firmalardan kiraladın efendi gibi firmaya da kararına da sahip çık arkasında dur. Bunun yanı sıra uçağın düştüğü günün sabah gazetesinde tam sayfa ilan çıktı "Superbrands isimli bir firma tarafından Türkiye'nin "en Cool" markası seçildiğine dair bu ilan ayrı bir bahtsızlık veya Kurumsal tanıtım felaketi olarak okullarda bir case study olarak yer almalı bence.Saat 02:00 de düşen bir uçak haberi ile baskıdaki ilan kaldırmak ne kadar bir beceri ister ki ?Uçağın neden düşümüş olduğuna dair bir spekülasyon ve suçlama yapmak içimden gelmiyor zaten bu iş için para alanlar var.Ölüm Allahın emri bir de "Ayrılık olmasa"
Teselli aramak çabasında değiliz ancak baktığımızda uçakta sadece 40 küsür yolcu bulunması büyük bir şans. Türkiyede gerçekleşen bir trafik kazasında bir tanesinde bile bu sayıya ulaşmak pek bir mümkün.Kaza yapan şirket için hiç şanslı bir gün olduğu da söylenemez tam kurumsal bir felaket. Bu tür kriz anlarında şirketlerin üst yöneticilerin kamuoyu önünde bıraktığı izlenimler ve ağızlarından çıkan her kelime çok büyük önem taşımakta.Türkiye'nin en büyük havayolu şirketlerinden 1inin CEO (Çif egzekütiv ofisır)'su ol. Üzerinde markanın olduğu uçak düşmüş olsun. Kamu oyunun önüne çıktığın an ilk yaptığın açıklamalardan biri "Uçağın şirketine ait olmadığını başka bir şirketten kiralık olduğunu" söyle. Kayıpları olan insanlara onların aileleri ile bir empati içersinde olması gerekirken böyle bir sorumluluktan kaçma manevrası beni çok rahatsız etti. O zaman Adama sorarlar "kardeşim uçak senin değil de bu firma da kendisinden uçak kirala diye kafana silah dayamadı" Bir ticari karar neticesinde bu uçakları bu firmalardan kiraladın efendi gibi firmaya da kararına da sahip çık arkasında dur. Bunun yanı sıra uçağın düştüğü günün sabah gazetesinde tam sayfa ilan çıktı "Superbrands isimli bir firma tarafından Türkiye'nin "en Cool" markası seçildiğine dair bu ilan ayrı bir bahtsızlık veya Kurumsal tanıtım felaketi olarak okullarda bir case study olarak yer almalı bence.Saat 02:00 de düşen bir uçak haberi ile baskıdaki ilan kaldırmak ne kadar bir beceri ister ki ?Uçağın neden düşümüş olduğuna dair bir spekülasyon ve suçlama yapmak içimden gelmiyor zaten bu iş için para alanlar var.Ölüm Allahın emri bir de "Ayrılık olmasa"

