Salı, Ocak 20, 2009

Depresif Bir Aile Filmi - Revolutionary Road


Cumartesi günü bütün ısrarlarıma rağmen! Kadıköye gitmeyip oturduk evde 5 filmi arka arkaya seyrettik. Gün bittiğinde benimde içimde bir şeyler bitmişti doğrusu.

İzlediğimiz filmlerden bir tanesi Revolutionary Road adlı filmdi. Filmin konusundan ve muhtelif filmle ilgili muhtelif detaylardan bahsedebilirim. Yazının içinde bazı bölümler spoiler olarak değerlendirilebilir o sebeple dikkatle yaklaşın.

Başrollerini Kate Winslet ve Leonardo Di Caprio'nun paylaştığı bu filmde örnek bir tamamiyle Amerikan çiftinin hikayesi anlatılıyor. Önce Titanik sonrasında Revolutionary Road'un ardından şöyle bir Tüm'e varabilir miyim? Kate Winslet ve Leonardo Di Caprio'nun bir araya geldiği filmlerde bir "Felaket" hakim.

Gişe Hasılatı rekortmeni Cames Cameron'un Titanikdeki felaket anlatılan hikayenin bir parçasıydı ama Revolutionary Road'daki felaket Filmi seyredenlerin birebir tecrübe ettiği bir deneyim. Ben uzun süredir "Atonement" Kefaret'den beri böyle karanlık bir hikaye görmedim. Bir erkek olarak esas hatun olan Kate Winslet'in neyi neden yaptığını anlayamadım. Son olarak hatunun Bi-Polar (bunu yeni öğrendim bizim eski dilde manik depresif anlamına geloormuş) olduğuna karar verip hikayedeki gelişmeleri bu şekilde kabullendim. "What women want?" Kadınlar ne ister? sorusuna cevap vermeyi hedefleyen bir filmse bu ben bu hedefe ulaşamadan seyrettim. Atılan kurşun haybeye gitti adeta.

Genç kadın bir parti'de karşılaştığı genç yakışıklı espirituel bir genç adamla evlenir. New York'un bahçeli banliyölerinde yaşarlar. Örnek Amerikan ailesi çiftin iki çocuğu olmuştur. Adam şehirde Ulusal büyük bir şirketin önemsiz bir çalışanıdır. Kadın bir zamanlar tiyatro oyuncusu olma hayalleri varken ev kadını kimliğinde kapana kısılmıştır. Sahneye olan özlemini çok da başarılı olmayan yerel bir tiyatro grubunda yer alarak gidermeye çalışmaktadır. Söz konusu grup o kadar vasattır ki bu çalışma kadını daha derin bir bunalıma itmiştir. Karı ile Koca arasında şiddetli geçimsizlik başlar büyük bir kavga çıkar. Bu şiddetli kavganın hemen ertesi günü esas oğlan Leonardo Di Caprio'nun ("benim en sevdiğim italyan yönetmenim" bu Nothing Hill'de geçen bir replik'ti bayılmıştım. Hala ne zaman aktörün adı geçse o replik aklıma gelir.) doğum günüdür. Doğum gününde şirkette bir çalışan kadını baştan çıkarır ve onunla beraber olur. Gecenin bir vakti eve geldiğinde karısı ve çocuklarının kendisi için bir doğum günü partisi düzenlediğini görerek allak bullak olur. Biran için kendisini kötü hissedip yaptıklarını itiraf edecek zannettim.

Mental bir not: Doğruyu söylemek herşeyi açık yapmak iyidir hatta harikulade bir şeydir; ama bir kere gizli bir şey yapmaya karar verdiniz ise daha fiili gerçekleştirdikten sonra itiraf etmek hiçbir zaman fayda getirmeyecektir. Ya gizli bir şey yapmayacaksın yada yaptığını diline getirmeyeceksin. Her ne olursa olsun.

Neyse konumuza dönelim; April Wheeler (Kate Winslet) parti sonrası kocasının çapkınlık yaptığı saatlerde gözünün önüne gelen flashbacklerden esinlenerek hayatlarında radikal bir değişikik önerir. Herşeyi satıp savmalayıp Paris'e yerleşeceklerdir. Frank Wheeler (Leonardo DiCaprio) artık çalışıp evinin geçimini sağlamayacak hayatta ne yapmak istediğine karar verirken kadın orda bir Uluslararası organizasyonda Amerikaya kıyasla çok yüksek bir ücretle sekreterlik yaparak ailesini geçindirecektir. Dönemim tamamiyle Amerikan örnek aile modelinin dışında bu iş modelini yapmakta olduğu işten nefret eden adam önce benimsemez çünkü toplumun onun için belirlediği yoldan çıkmak endişe vermektedir. Frank Wheeler bir süre sonra ikna olur ve konuyla ilgili hazırlıklara başlanır. Bazı gelişmeler neticesinde olaylar farklı yöne doğru bir seyir alır. İlişkideki inişler çıkışlar ihanetler trajediler adamı alıp tüketiyor.

İşte Devrim yolu böyle bir film adamın içini tüketen. Para kazanmak için yapmak zorunda olduklarınla seni yüzleştiren ve kadınların kalıpların dışına çıkmaları konusunda en büyük engelin beraber oldukları erkekler olduğunu anlatan bir hikaye. Tam bir felaket anlıyacağın.

0 yorum:

Dünyada Neler Oluyor ( Google News Gözü ile)