10032007 cumartesi

Media_httpbp2bloggerc_wbbkq

Şu anda köprünün altunizade girişindeyim bu nasıl bir trafik ak. Sanki tüm şehir anadolu yakası olarak benim asker arkadaşımın düğüne swiss otele gidiyor. 750 kişilik 1 düğün org. teorinin doğru olma ihtimali var. dur kalk sırasında bu enaili yazıyorum belaya davetiye resmen. bu gün epey iş yaptım aslında ama hala pc mi ayağa kaldıramadım. üstelik yok yere bir disk daha ve kart aldım. yarın bunların desteği ile pc yi ayağa kaldiririm umarım. daha hala gişelere gelemedim bu demektir ki şerit önceliği gidişte değil. 3 şerit 2 ye iniyor. nostalji fm de madonna papa donT piric çalıyor. Güzel şarkı ilk orjinal plaklarından biri gerçek mavi albümü. kim bu t 9 u buldu ise Allah razı olsun. Gişeler 30 metre uzakta yani minimum progress. Swiss otele var kokteyle 22 dakika geç kalmış durumdayım. Bari otopark sorun olmasa bekleyip pardon vardığımda göreceğiz. yarın anlatırım. damadin kızlar tarafından okan bayülgene benzetildiğinden söz etmem gerekir. Biraz daha esmer bir teni vaar ama olacak okadar.Saat 20:08 de otele varmıştım. Otopark sırası olduğundan aracı çekilme riskine rağmen yolun kenarına bırakıp lobiye doğru ilerledim. Büyük döner kapıdan içeri girerken pasta ve tatlı kokusu girişte burnumun içini doldurdu. Umarım arabamı çekmezler. 750 kişilik düğünde 2 kişiyi tanıyorum. bu durumda kokteyl tam 1 ızdırap. allahtan tolga ile onura rastladım. Yemekler oldukça başarılı idi öte yandan masanın konumu itibarı ile saat 2325 itibarı ile gelin ile damat 3 masa uzakta biz sondan 1 önceki masayız. şarkılar ise tam ruh halimi anlatıyordu. Bir düğünde çalması beklenmeyecek şarkıları son masalarda söylemeye başladılar. Çile bülbülüm çile, Sürünüyorum ve Aşka inanmam bunlardan bir kaçına örnek.
Nihayet Bizim masaya geldiler seri bir şekilde tebrikleştik bir fotonun ardından son masaya geçtiler.
Bu arada kız tarafı ile ilgili bir dedikodu yapmam gerekiyor malum erkek tarafıyız. Ailenin kızları burun kemiklerini törpületmişler. Damadın bundan haberi var mu bilemiyorum. Özellikle geçen sene evlenmiş olan ablanın burnu dansöz Tanyeliyi anımsatıyordu. Nikah Kadıköy Belediye başkanı tarafından şahsen kıyıldı. Anadolu yakasının saygın mütahit ailelerinden biri olunca böyle oluyor diye düşünüyor insan. Aksi taktirde Selami yetkiyi verirdi bir memuruna onlarda verirdi coşkuyu evlenecek çifte ve konuklara.
Tebirk kısmının tamamlanması ile Onur ile Tolga ve onların kız arkadaşları ile vedalaşıp evimin yanlızlıpına doğru yola çıktım. Araba yerinde duruyordu bu güzel bir sonuçtu hatta bu geceden çıkan en güzel sonu. Kazasız belasız Eve gelip bu blogu tamamlıyorum.
Şimdi Langırt yatağa iyi geceler.Saat 00:42

14012007 Saat 00:22 Pazar Olmuş bile

Media_httpfarm1static_mdjzx

Media_httpfarm1static_jujdt

Bu gün nasıl geçti anlamadım doğrusu. Sabah erken kalkamadım çünkü geç yattım. Neymiş efendim saat 02:00 den sonra iki tane dizi seyredesim geldi. Bu arada Son blogumda bahsettiğim Rome adlı dizinin ikinci sezonunun ilk bölümüne ait screener'i seyrettim. Görüntü çok kaliteli olmasında rağmen background da kocamn HBO Watermark istenilen kaliteye yaklaştırmıyor idi.
Sabah tamirat programimi ele aldım. Gittim el süpürgesinin pilini değiştirip Fotoraf makinemi tamire biraktim. Ardından bizimkilerin arabasını bırakıp benim emektarı geri aldım ve yanmış olan sol far lambasını değiştirdim. Ucuz bir hizmet değil bir lamba 20kaat . Sonra Tansaş dan özet bir alışveriş yaptım . Özet diyorum çünkü taze bir şey almadım. Salata malzemesi falan gibi. Sonra eve döndüm ve yolda elektrik süpürgesi için torba temin ettim bir bosch bayiinden. Frederich Bosch'un dediği gibi "insanların güvenini kaybetmekten ise götümü para kaybetmeyi tercih ederim.". Frederich deyince de aklıma Fraiser adlı dizi geldi nedense. Fraiser Crane'in oglunun adı diye hatırlıyorum. 10 sezon boyunca devam etmiş bir dizi Fraiser. Halbuki bu dizi Cheers adlı diziden çıkmış bir spin off dur. Fraiser bir gün Boston da Cheers adlı bir bara giriverir. Burda kendi sofistike ve rafine zevkleri ile beraber kendini mudavimlere kabul ettirme çabası içersinde devam seneler geçer. Aşık olur, kalbi kırılır, kullanılır,yine kalbi kırılır depresyona girer kendine ve zevklerine uygun bir eş bulur evlenir. Kalbi kırılır Bostonu ve Cheers i terkedip Seattle a yerleşir işte bir çok insanın tanıdığı Fraiser'ın hayatı burda başlar.
Cheers dan bahsedince test yayını ile hayatımıza giren yeni bir kanaldan bahsetmeden olmaz. E2 şu anda Cheers, MwC (Married with Children ) , Cold Case adlı diziler ile TV bağımlılarını kendisine çekmiş durumda. Benim bu kanaldan beklentim sanki Cnbc-e deki programı altyazılı değilde dublajlı ısıtıp ısıtıp tekrar insanların önüne koyacak yada yabancı dil den haz almayan kitleyi kaliteli diziler ile kavuşturmak gibi bir asil misyon sahibi kanal olmayı hedefliyor.
Biraz Evvel Victoria's Secret Fashion Show 'u orjinal dilinde 20. kanal Show + da seyretmiş mutlu mesut bir insanım. Bu seneki showu geçen seneki kadar görkemli bulamadım. Aradaki farkın kaynağı iki programı seyrettiğim şartların farklı olması da olabili veya gerçekten de bu seneki kendisine yakışacak kadar görkemli olmayı becerememiştir.
Justin Timberlake bildiginiz gibi bu seneki show'un performin male vokali idi Sexy back bile cenazeyi kaldırmaya yeterli olmadı. Cenaze demekle nankörlük etmiş oluyorum yok oyle birşey hatunlar yine güzeldi yine.
Media_httpfarm1static_ddojk
Justin Timberlake den bahsetmişken hatırladım Cameron Diaz ve Timberlake resmi olarak ayrıldıklarına dair bir açıklamada bulunmuşlar. Çok da tınnnnnn. Ama zincirleme reaksiyon başladı bir kere.
Bu sıralar eve iş getirmeye başladım ama evde iş yapmaktan pek haz aldığımı söyleyemeyecegim. Özellikle yanlı iken. Cuma akşamı Askerdeki kuzen dağıtım iznini bir parçası olarak bir geceliğine istanbula gelmişti. Gittim gördüm iki kelam konuştum. 40 yaşında adam ikinci kere askere gittiği durumlarda konu hakkında yapılacak geyik gülünecek konu çok oluyor. Kendisi acemiliği Kütahyada Havacı yapiyordu onun yaşında er olmadığı için adamin hakkında efsaneler almış yürümüş. Hatta birlikteki birisi "Agabey, senin oğlun da karşıki piyade birliğinde yapıyormuş askerliği doğru mu?" diye somuş. Bizim ki de 28 'in yemin töreni var izinverirlerse gidecem diyerek efsaneye hafif bir drama unsuru da ekleyerek daha senelerce Kütahya hava üssünde bir hikaye olmuş.
Artık geç oldu yatmak lazım. Yarın bir ara burdan linkleri resimleri eklemek gerek.
Cu Later

09112006 YEDEK SUBAY SINAVI SONUÇLARI

Merhaba;
Universite Mezunu iseniz ve geçtiğimiz dönem içersinde Yedeksubay İşlemleriniz yerine getirip sınavınıza girdiyseniz; Dağıtım yerinizi öğrenme çabası içerisindesiniz demektir.
Askerlik ve askere alma ile ilgili olarak en detaylı bilgiyi Milli Savunma Bakanlığı Asker Alma Dairesi başkanlığından öğrenebilirsiniz. http://www.asal.msb.gov.tr ancak bir kere Sınava girmişseniz Asker olmuşsunuz demektir bunun ile ilgili sorularınızın cevap yeri burası değildir. Artık Siz Silahlı Kuvvetlerin emir komuta zincirinde bir parçasınız. Genel Kurmay Başkanlığı aksini size tebliğ edene kadar.
Resmi açıklama aşağıdaki gibidir.
Test ve mülâkat neticesinde tespit edilen sınıf ve statülerinizi test ve mülâkat merkezlerince size tebliğ edilen tarihte en yakın askerlik dairesi başkanlığı veya test ve mülâkat merkezi komutanlığından öğrenebilirsiniz. Ayrıca (http://pertem.kkk.tsk.tr/yedeksubay/AdayNoArama.aspx) internet adresinden ilân
edilmektedir.
İlgili herkese Hayırlı Teskereler.
B.

27112006 Atlaaaaaan ve de kaplan

Media_httpphotos1blog_imjbh

Yukarda AP den alınmış ( Asoşiyeyted piress okunur :)) ) bir haber görüyorsunuz. Napoli yakınlarında bulunan bir duvar freskinin detaylarını veriyor. Bina Bir Genelevmiş. "Lupanare" olarak tanımlanıyor. Bu da Latincede Fahişe anlamına gelen "Lupa" kelimesinden türüyor. Yani burdan genel kültürümüz açısından baktığımızda "Lupa" adlı latince bir kelime öğrenmiş oluyoruz. Kelime dünyanın en eski mesleğini tanımlamak için kullanılıyor.

Eski siyah beyaz bir film vardır hatırlarmısınız bilmem. 1941 yapımı "Çavuş York" adlı bu filmde

Media_httpphotos1blog_hpyxd
Çavuş York'u Garry Cooper canlandırıyordu. Bu filme bakıldığında Sam Amcanın ikinci dünya savaşı için Çaylak toplama propagandası olduğunu hemen anlıyabiliyor insan. Öte yandan Çavuş Alvin York Amerikalıların tabiri ile "All American Hero" dur. Kendisi Dini bütün bir "Red Neck" Hıristiyan olarak güneyde yetişmiş taşralı iken1917 de orduya piyade olarak alınmış ve bir muharebe sırasında 25 alman askerini öldürüp 35 makineli tüfek yuvasını işlevsiz hale getirip 135 alman Askerini de esir almıştır. İşin garip tarafı Alvin York Orduya inançlarından dolayı "Vicdani Redci" olarak girmiş ve Amerikan Tarihinin en büyük savaş kahramanlarından biri olarak dönmüştür.

Filmdeki olayı anlatan meşhur sahne hariç akılda kalıcı konu olarak Çavuş Alvin York'un yüksek erdemleri öne çıkar onun dışında tamamen propaganda filmidir. Amerikan Halkını gaza getirip Kendi topraklarınının dışında ölmeye öldürmeye gönderecek adam bulmayı hedefler.

Amerika tarihine baktığınızda kendi topraklarında tek savaş görmüştür o da Amerika iç savaşıdır 1,000,000 a yakın can kaybına sebep olmuştur bu iki dünya savaşında ölenlerin toplamından fazladır. Kızılderililer ile yapılan savaş ve Texas'ın bağımsızlığı için yapılan savaşların dahil olmamalarının sebebi ise Texas'ın Mexica topraklarına dahil olması ve Kızılderililerin Organize bir ordu olarak değerlendirilmemesidir. Amerika Topraklarında yapılan en büyük terorist saldırı olan 9/11 ile mücadelesini "savaş" olarak değerlendirmiştir ve bu savaşı da en kısa sürede kendi ülkesi dışına taşımıştır. Şahsi nacizane görüşüm Amerika her ne kadar "Land Of The Free" olsa da Savaş söz konusu olduğunda "Cenevre Konvansiyonuna" pek uygun savaştığı söylenemez.

Media_httpphotos1blog_fiaeb
Gelelim başlığa Benim adım ekteki resmi ilgilendiren bir başlık aslında. Ben küçükken bir adet dizi vardı. "Daktari" diye afrikada şaşı bir aslana bakan sınır tanımayan veteriner hakkında. Komiktir "Şaşı Aslan Clearance" HiLight'i dir show'un . Ne zaman bir Aslan görsem yıllar önce şaşı bir aslan hakkında bir diziye takılıp kalmış olmam gelir aklima. Neymiş demekki Hastalıklı Ruh halleri önceden dikkatli ebeveynler tarafından tespit edilebilirmiş. Benimkiler etmemiş. Soldaki Resimdeki minik dallamanın şirinliği de ayrı bir topik pek tabi. Almanya da bir hayvanat bahçesinde çekilmiş bu resim Hambur civarlarında sanırım. Resim Kaynağı için bakınız Reuters

Bir de Kaplan koyalim resim olarak yanlızlık hissetmesinler.
Media_httpphotos1blog_ecseu

Bu gün baktığımızda hava kapılı meterolojinin dediği gibi sıcaklıkda düşüş oldu. Ben ise akşam 19:30 uçağı ile Dalaman'a uçuyorum bizimkilerin geri dönüşünde ailemizin şöförlüğünü yapacağım.
Dün akşam o kadar çok şeyi iki saate sığdırdım ki kendime şaştım. Çamaşır yıkadım onu beklerken Evdeki timer ile ilgili bir sorrun vardı olnarı halletim,cep telefonumdaki Olympos Resimlerini laptopa transfer ettim. Sosyomata baglanıp ahkamları kontrol ettim. Çöpü çıkardım Kıyafetleri düzenleyip temizlikçinin parasını bıraktım. Uzun zamandır devam eden bezginlikten sonra bayağı dinamik bir iki saat idi.

İşte Resimlerden bir kaç örnek:
Media_httpstaticflick_arnah

Haydin bana kolay gelsin.

Afilllı yanlizlik

Media_httpstaticflick_ldgnc
Sabah Arabalı vapur beklerken duyduğum 1 şarkı hoşuma gitti doğrusu. Şimdi yine AVK (Arabalı Vapur Keyfi) zamanı çay tost yok temiz havada kitap okuma zamanı ama önce şarkıya dönelim. Bilmiyorum neden ama şarkının sözleri hoşuna gitti günümüz yetişkinlerinin hikayesi sanki hepimiz pek bir şık, marka, bakımlıyiz malesef yanlıziz da hayatı paylaştığımız 1i olsada olmasada. Ben mesela kafamda kimse ile paylaşmadığın o kadar fazla şey var ki bu konuda bana kızanlara hak vermeden yapamıyorum. Bazen ise yanlizlik huzur veriyor insan bir sorumluluk program stressi olmadan geçirmek istiyor bir kısa 1 periyodunu yaşamının.
Lubnana askerler bu gün yola biliyormuş. Bu ülkenin en fazla satan Ihraç ürünü ne acaba bir düşünün. Mehmetçik vatan bütünlüğü için değil uluslararası politikamızdaki sığ ve yetersizlikten ucuz 1 terlik gibi pazarlanıyor. Kore savaşından bu yana araçlar pek gelişmemiş amaçlar küçülmüş. TC o günden bu güne her türlü meslek dalında dünya çapında insanlar yetiştirmiş Türkiyenin doğru dürüst uluslar arası vizyonu olan yenilikçi bir politikacı yetiştirememiş olması pek mantıklı gelmiyor. Eminim çok başarılı hariciciyeci bürokratlar var. Malesef Türk politikacılar ülkenin kasasını değilde kendi ve yakın çevrelerinin ceplerini doldurmaya öncelik verince, politika sahnesinde yer almaya devam etmek için sağlam ve ciddi ve yeni politikalar yerine geçmiş dönemde test edip onaylanmış, verimi geçmişe göre düşmüş ama bir manipule edilerek, makyajlayarak kamu oyunu aldatma imkanı verecek sonuçları destekleyen methodları kullanıyorlar.
Zor zor.....
Not:
Emre Aydın mış şarkıyı söyleyen. Daha albüm çıkmamış anladığım kadarı ile.

Bu kızın Bacakları Çarpık

Media_httpstaticflick_jtrwp

eva,
originally uploaded by klementine1.

Askerde insan odun görse aşık olur derler. Bu durum ise en güzel "Kargaya yavrusu Kuzgun görünür derler" ile açıklanır. Asker sonrası evde MTV seyrederken bir programda Eva Herzogovina ile ilgili bir programa rast geldim. O siralar bizimkiler ile yaşadığım içine ağzımdan sular aka aka kendisine methiyeler düzmeye başladım. Askerden yeni gelmiş olmanın psikolojisi ile abarmış olduğumu kabul ediyorum. Methiyelerin sonu gelmiyecek olduğunu düşünen annem yol yakınken beni zaptetmek için mi nedendir bilinmez; bana "Bu kızın Bacakları çarpık" demez mi? İşte o an benim yıkıldığım andı. Anneme "Öyle bir yorumda bulundun ki Şimdi ben sana kimi tanıştırsam boş" dedim. Tabi tipik inkar politikasına geçti olur mu öyle şey ben ne karışırım diye yan çizmeye kalktı ki çok geçti. İşte buda böyle travmatik bir anımdı.
Burdan çıkartılacak sonuç bir erkek ile sorununuz mu var Annesine hesap sorun. Çünkü ne arızası varsa emin olun ki annesinin yüzündendir. Tüm günah ve sevaplarıyla.....

In My Time Of Dying

Media_httpstaticflick_rmmcb

supernatural-1024-x-768,
originally uploaded by VJnet.
Supernatural adlı Dizinin Ikinci sezon premiyerinin adı.Genelde yaptığımın tersine bu gün dizinin detaylarından bahsetmeyeceğim.
""In my Time of Crying"" gibi bu da aslında duyguların subjectif oldugunu anlatıyor. Benim kaybım önemlidir kimsenin kaybıın önemi yoktur. En bencil duygular kayıplar sırasında çıkar. Niye ben diye isyanlara en çok bu durumlarda şahit oluyoruz. Her gün onlar insan ölür bunların bir kısmı hakkında mutlaka bir şekilde bilgimiz olur ama our time of dying olmadığı için dünyandan geçip gidenler hakkında bir saniye bile düşünmeyiz çünkü "This was not our time of Dying".
Düşünmeden yapamıyor insan. O yuzden Büyüklerimiz her fırsatta "Ölmüşlerinin Canına Deysin" gibi yorumlarda bulunurlar.
Adem ve Havvadan beri herkesin ailesinden birileri doğmuş ölmüştür. Kiminin kaybı zamansız kimin kaybı zamanlı kimi sıralı kimi toptan ayrılmıştır bu dünyadan.
Bir yerde duymuştum "Doğduğumuz gün yavaş yavaş ölmeye başladığımız il gündür aslında." Herkes kendi kaybını kendine olan yakınlığına orantılı olarak hatırlar. Kimini hiç unutmazsın çünkü sen ona o sana a can vermiştir hayatta kalman için bir yerlere gelebilmen /gelebilmesi için için çalışılmıştır. Senden sonra senin için yaşamıştır yada sen onun için yaşamışsındır. Acısı geçsede unutmazsın zaman olur cız ettirir yüreğinde bir yeri. Kimileri ile aranda biraz daha mesafe vardır kan bağın bile olsa kaybında derinden de üzülmüş olsanda devam etmiştir hayat. Bir de sevdiklerinin kayıpları vardır empati içersinde onlar içine onlar ile belki onlar kadar üzülürsün. Saygı , sevgi anlayış gösterirsin destek olursun ama asla o yoğunluğu onun kadar yaşamazsın. Bir de diğer kayıplar vardır. Iste bunlara hiç vaki harcamayız bu da içimizden birşeyleri öldürür. Büyük Yerleşimlerin handikapıdır. Küçük kasabalar köyler gibi mahallende kayıplar hakkında anons eden olmadığı için bilgin haberin bir zaman sonra olur.
Zannetmiyorum ki denk geldigi bir vefat bilgisine insanlar kim olursa olsun biraz zaman ayırıp kim ne zaman neden sorularını sorup cevaplar almaya çalışmaz. Aldığı cevaplardan ders çıkarmaya çalışmaz. Adamın biri ölmüş Kalp Krizinden. Günde iki paket sigara içiyormuş. Ne çıkartabiliriz Sigara içmek bazı insanların ölümüne neden olabiliyormuş. Sigara içiyor muyuz evet demekki bizimde ölümümüze sebep olabilir miş? Adamın biri tatile giderken ailesi ile beraber hatalı sollama nedeni ile karıştığı kazada ölmüş. Neymiş ?Hatalı Sollamanın ölüme sebebiyet verme olasılığı varmış. O zaman Yapılan hatalı sollamanın Insan ömrüne ters orantılı bir etkisi varmış. Adamın Biri Askerlik görevini yerine getirirken ölmüş ? Neymiş Askerlik yan gelip yatma yeri değilmiş ? Neymiş? Ateş düştüğü yeri yakar mış. Senin Vatan borcu diye gittigin yerde ölmen durumunda Başbakanın yukardaki yorumu yaparmış. Sonrada Yurt dışına asker gönderme yetkisini uluslararası politikada pazarlık gücü olarak kullanırmış. Ne yapmak lazım mış o zaman Oy verirken dikkatli olmak lazımmış üstelik Türkiyedeki sola rağmen dikkatli olmak lazımmış.
Zaten artık o kadar az şey kaldı ki ders çıkarmaya çalıştığımız. Ne büyüklerimizin tavsiyeleri ne ata sözleri ne tarih. Bir tek kendi deneyimlerimiz yani bizim bize yakın insanların yediği kazıklardan ders çıkarır olduk.

Sonbaharda bir Tomurcuk

Media_httpstaticflick_bffwc

DSC01047,
Media_httpstaticflick_zoaig
,
originally uploaded by Minik Kusch.

Köşede resmini gördüğünüz kardeşimiz kısa dönem piyade onbaşı olarak askerlik görevini yerine getirmektedir. Temmuz döneminde gitti askere. Acemilik süresini Adanada tamamladı. Son aldığımız habere göre kendisi Adanada bir Askerlik Şubesinde Kantin Onbaşı olarak görev yapıcakmış. Sıcakların bittigini de düşünürsek tost basmaktan kışı pek hissedemiyecek. Yemek yeteneklerinin gelişecegine eminim. İkinci Resim 2005 yılında bir organizasyonda cekilen bir resim. Toplasan bir sene olmamıştır. Görüldüğü üzere çoşkusunda biraz azalma var. Öte yandan baktığında Şubat ayında dönecek ve kış mevsimi için memleketin en mantıklı illerinden birinde yaşayacak. Vatan Ona emanet ben şahsen bu görev için daha iyi bir kişi düşünemiyorum. Sözlerime konu ile ilgili bir edebi eser ile bitirmek isterim

" O şimdi Asker Can Neler Ister"