- Posts tagged Bourne
- Explore Bourne on posterous
Iki Film birden "The Taken" ve "The Wrestler "
Kurt puslu havayı sever ben ise pek haz almam üşürsün ıslanırsın. Yanlış anlaşılmasın yağmur ile bir derdim yok. Benim tüm derdim soğuk havalar ile. Geçen sefer bahsetmiştim bir cumartesi tam 5 film birden seyrettim (yazı ile beş) diye. Hatta bu seyrettiğim filmlerden birinden de kısaca bahsettim. Yine aynı gün seyrettiğim fimlerden birine değineceğim bugün. Filmin adı "Taken" Türkiyede yayınlandı mı? Türkçe ismi ne olur bilemiyorum. Başrollerini aslında başrolü "Lian Neeson" oynuyor. Eski bir Cia operatifi'nin kızını çıktığı Avrupa seyehatinin ilk gününde beyaz kadın tacirleri kaçırır. Kızın kurtulabilmesi için yaklaşık 4 veya beşgünlük fırsat penceresi mevcuttur. Baba (Liam Neeson) tüm tecrübesini ve kaynaklarını kullanarak olaya direkt müdahil olur ve bir neticeye getirir. Spoiler olayına girmeden önce bir açıklama getireyim. "Cia Operatifi" demekle neyi kastettiğimi anlatmak istiyorum. Amerika'nın silahlı kuvvetler veya kolluk kuvvetleri kullanmadan müdahalede bulunmak istedikleri ülkelerde kullandıkları Cia çalışanlarını kastediyorum. Amerikan vatandaşı veya müdahale edilecek ülkenin ve çevresinin vatandaşları olabilirler Filmlerin bir dünyası olduğunu farzedersek bu dünyanın en baba karakterlerinden biri olan Jason Bourne'u hatırlarsınız. Bourne'un kimliği(identity), üstünlüğü (supremacy) ve tabiki ultimatomu'nu hatırlamayan çok az kişi vardır. Bourne Serisi dışında seri filmi olarak oldukça başarılı bir çizgiyi devam ettirebilen kaç film var hatırlamıyorum. Belki Karayip korsanları belki x-men . X-men konusunda kesin kararımı vermiş değilim. Bu konudaki değerlendirmemden heran vazgeçebilirim.Neyse Taken'a dönmek gerekirse kızının peşinde özel yetenekleri olan bir babanın mücadelesi. Kararlı, verimli ve kesinlikle merhametsiz. Aksiyon filmleri içersinde gerçekten senenin öne çıkan isimlerinden. Ahanda buraya yazıyorum.
Filmle ilgili önemli not. Yardımcı oyuncu olarak Famke Janssen'e rastlıyoruz. Liam Neeson'un eski eşi rolünde. Sizi bilmem ancak Famke dediniz mi nabız atışlarımda bir düzensizlik kan dolaşımımda belli bir noktada yoğunlaşma oluyor. Kendisinin en bilinen rolü X-men frenchise'daki Jean Grey / Phoenix rolüyle hatırlarsınız. Benim hafızamda ise sıra dışı dizi Nip/Tuck ilk sezonunda hayat koçu Ava ile yer etmiştir. İlerki bölümlerde AVa'nın erkekten dönme olduğu ortaya çıktığında biraz sarsılmış olsam da Filmlerine denk geldiğimde kaçırmamaya çalışıyorum. Filmlerden bahsetmişken The Wrestler'i seyretmişmiydiniz? Ben seyrettim. Kardeşim nasıl depresif bir film anlatamam. Film için Mickey Rourke'nun büyük geri dönüşü falan diyorlar bence Mickey Rourke'un asıl büyük dönüşü Sin City'de gerçekleştirdi sadece filmin büyük çoğunlukla siyah beyaz olması ve yoğun makyaj nedeniyle Amerikalılar kendisini farketmemiş olabilirler. Mickey Rourke'un düşüşü beni zırnık ilgilendirmiyor. Adam 9.5 hafta ayağına Kim Bassinger ile Carrie Otis ile ne güzel sahneler çekti. . Lisa Bonet'i Angel Heart adlı filmde önce boneledi sonra öldürdü afedersiniz......... Hala zkinin keyfinde güzel bir hayat sürüyor üstelik ayda bir kere banyo yapmak gibi bir hijyen anlayışına sahip. Internette dolaşırken okudum bir yerde. Marvel Mickey Rourke'a Ironman 2 de kötü adamı oynaması için 250,000 amerikan doları önermişler. Yani bir müddet daha adamın keyfini bozacak bir şey yok gibi gözüküyor. The Wrestler adlı filmin ülkemizde dikkat çeken en büyük özelliği ise 40 küsur yaşındaki Marissa Tomei'nin bir dakikayı geçmeyen çıplak sahneleri. Bu arada filmi seyreden biri olarak belirtmek isterim çekimlerde sahte göğüs ucu kullanmışlar. Yinede Seinfeld kahramanlarından George Konstanza'nın anısına Marissa Tomei seyretmek gerekiyordu ve seyrettim. Filmi bitiremedim film beni bitirdi o başka bir hikaye .....
Filmle ilgili önemli not. Yardımcı oyuncu olarak Famke Janssen'e rastlıyoruz. Liam Neeson'un eski eşi rolünde. Sizi bilmem ancak Famke dediniz mi nabız atışlarımda bir düzensizlik kan dolaşımımda belli bir noktada yoğunlaşma oluyor. Kendisinin en bilinen rolü X-men frenchise'daki Jean Grey / Phoenix rolüyle hatırlarsınız. Benim hafızamda ise sıra dışı dizi Nip/Tuck ilk sezonunda hayat koçu Ava ile yer etmiştir. İlerki bölümlerde AVa'nın erkekten dönme olduğu ortaya çıktığında biraz sarsılmış olsam da Filmlerine denk geldiğimde kaçırmamaya çalışıyorum. Filmlerden bahsetmişken The Wrestler'i seyretmişmiydiniz? Ben seyrettim. Kardeşim nasıl depresif bir film anlatamam. Film için Mickey Rourke'nun büyük geri dönüşü falan diyorlar bence Mickey Rourke'un asıl büyük dönüşü Sin City'de gerçekleştirdi sadece filmin büyük çoğunlukla siyah beyaz olması ve yoğun makyaj nedeniyle Amerikalılar kendisini farketmemiş olabilirler. Mickey Rourke'un düşüşü beni zırnık ilgilendirmiyor. Adam 9.5 hafta ayağına Kim Bassinger ile Carrie Otis ile ne güzel sahneler çekti. . Lisa Bonet'i Angel Heart adlı filmde önce boneledi sonra öldürdü afedersiniz......... Hala zkinin keyfinde güzel bir hayat sürüyor üstelik ayda bir kere banyo yapmak gibi bir hijyen anlayışına sahip. Internette dolaşırken okudum bir yerde. Marvel Mickey Rourke'a Ironman 2 de kötü adamı oynaması için 250,000 amerikan doları önermişler. Yani bir müddet daha adamın keyfini bozacak bir şey yok gibi gözüküyor. The Wrestler adlı filmin ülkemizde dikkat çeken en büyük özelliği ise 40 küsur yaşındaki Marissa Tomei'nin bir dakikayı geçmeyen çıplak sahneleri. Bu arada filmi seyreden biri olarak belirtmek isterim çekimlerde sahte göğüs ucu kullanmışlar. Yinede Seinfeld kahramanlarından George Konstanza'nın anısına Marissa Tomei seyretmek gerekiyordu ve seyrettim. Filmi bitiremedim film beni bitirdi o başka bir hikaye .....
Her zaman benimle ilgili
"Baa-zen Sıkılıyorum kendimden" diye başlayan bir şarkı vardı. Şöyle son bir kaç haftadır yazdıklarımın üzerinden şöyle bir geçtiğimde kendi yazdıklarımdan bayılacakmış gibi oldum. Bunu itiraf ediyorum aynı zamanda okuyanlardan özür diliyorumUlen, senin yaptığını "Çorumlu" yapmaz ama unutmamak lazım aile ağacının detayına girdiğinde çorumdan gelen genler minimum %25 oranda mevcut.Olay sırf nüfüs kağıdı meselesi olsaydı "Dedenin mesleği gereği (Kendisi Cumhuriyetin ilk Milli Eğitim Müdürlerinden biriymiş.) baba Çorumda doğmuş" demek ve sıyırmak mümkün olabilirdi ancak Anne tarafında da çorum ile ilgili bağlar oldukça sağlam bir şekilde karşıda durmakda.Facebook olayı var, her gazete bir kere haber yapıyor herkes hastası. İlkokul arkadaşımı buldum , anaokulu aşkımı buldum gibi klişe "Word of Mouth" sayesinde herkez "retro" bir mod'a girmiş durumda.Bir de tabi daha Türkiye için haritası çıkartılmamış bu sularda yüzen köpekbalıkları var. Her benzer ortamda olduğu üzere amaç sanal ortamda beyaz atlı prens veya prensesleri arayanları kandırıp kendi kısa vadeli hazlarına alet etmek."Her dakika bir salak doğar" veya "Milletler hakettikleri şekilde yönetilir" diye düşünürsek.....Bu devirde hala prenslere inanıyor ve sanal ortamda prens arayacak kadar naif insanlar karşı karşıya kalacakları hayal kırıklıklarını zaten hakediyor demektir.Annemin bir lafı vardır bir dönem bir kız arkadaşım için söylemişti. "Otobüs durağında beklesen daha iyisini bulursun" Internet de bu hale düştü. Sosyal organizasyonlarda doğru dürüst biriyle tanışma şansı internet üzerinden doğru dürüst biriyle tanışma ihtimalinden 10 kat fazla. Burda altı çizili sıfat "Dogru Dürüst" bu sizin için zorunlu bir kriter değilse işte internet sizin için bulunmaz bir kaynak demektir.Gezin dolaşın arkadaşlarınızla bir hayatınız olsun.Arkadaşlarınızı arkadaşları ile tanışın çevreniz gelişsin. Interneti sadece dizi ve film indirmek için manyakça kullanın tıpkı benim gibi.....Son bir not: "Amnezik Suikastçi" bu gün bir yerde okudum Jason Bourne için kullanılan bir tanım. Süpper değil mi ?

