Senle veya Sensiz Ben Istanbula Hastayım

Kaç tane bin yıllık şehir biliyor sunuz?
Medeniyetin beşiği merkezi o zamanki dünyayı birbirine bağlayan tüm yolların başlangıç noktası.

Sabah Gripin ile başladım güne. "Ben sensiz Istanbula düşmanım" (tabi işe gider gitmez indiriverdim albumu komple.)

Öncelikle Istanbul ile her hangi bir husumetim bulumamaktadır onun altını çizmek isterim

Burda doğdum burda büyüdüm okullarımın çoğunu burda okudum yaşıyorum u şehirde her türlü ızdırabına denk gelirsem çekiyorum.

Öyle zamanlar var ki çektiğin ızdırap dayanılmaz oluyor, bırakıp gitmek tozu dumana katarak terketmek istiyor insan. Sağlıksız tüketen bir aşk da taraflardan biri gibi hissediyorsun. Bırakıp gitmeye gücün yok her şeye rağmen onsuz bir yaşam düşünemiyorsun.

Sonra bir bakıyorsun şehrin bize yaptığı bir şey yok aslında. Çektiğimiz ızdıraplar ektiğimiz tohumların eürünleri. Bu şehrin sakinleri olarak insan gibi yaşamayı bilmezsen cennet bile ızdırap olur.

Şimdi aklıma geldi "insanların genelde iyi olduğu" kavramından yola çıkarsak ve tüm müslümanların Cennete gideceğini düşünürsek yanılmış olmayız.

Öncelikli endişem Cennetin kaynakları konusunda. Media Mart açılışını gördünüz mü ? Müslüman Türk Milleti Sahur'un ardından dükkanın kapısında sıraya girip ucuz elektronik almak için yıkıp dökmüş. Bu insanlar ile beraber cennet kaynakları epey bir yüksek tempoda çalışır gibi geliyor bana.

Ikinci endişem Cennete gitsem Uçaklar ile binalara giren adamlar uzerindeki bombalar ile insanları uçuran insanlar ile aynı mekanda olmak ne kadar istiyorum.

Tabiki Cenneti Cennet yapan yaradan'ın iradesidir ama Cennetin sakinlerinin de önemi var ve potansiyel sakinler pek bir umut vermiyor. Belkide her şey burda yaşanmalı ve bitmeli bilemiyorum......

Cennete giden yol

Media_httplh3googleco_ibhoh
<style type="text/css">flickr-photo { }.flickr-frame { float: right; text-align: center; margin-left: 15px; margin-bottom: 15px; }.flickr-caption { font-size: 0.8em; margin-top: 0px; }</style>
Media_httpfarm1static_nqswi

Perspective*,
originally uploaded by imapix.
Ilginç bir manzara. Cennete giden yol iki şeritli. Bana benim kişisel cennet arayışımı hatırlattı. Sağdaki Resim Provence diye bir mekanda çekilmiş bir resim. soldaki Resim ise Akyakada Okaliptüslü yolda çekilmiş bir resim. Resimin hikayesi ise çok ilginç olmasa da var ve onu da burda paylaşayım dedim.
Akyaka Okaliptüslü Yol. Yaklaşık bir sene önce Erdem bu fotoyu göndermişti. Cumhuriyetin ilk yıllarında burasını ıslah etmek amacı ile okaliptus ağaçlarını yolun iki yanına dikmişler. Her bir ağacı bir köylüye zimmetlemişler. Köylüler her gün üç defa tenekelere su doldurup kendi ağaçlarını sulayarak bu hale getirmişler Akyaka'nın meşhur okaliptüslü yolunun hikayesi bu. Şimdilerde yazları insanlar bu ağaçların gölgesinde akşam sporlarını yapıyorlar.