Ve Tanrı Gisel'i Yarattı

Media_http2bpblogspot_gbbix
Vanityfair Dergisi oldukça keyifli bir sayı yayınladı bu ay. Derginin esas kız olarak Giselle Bündchen'ı tercih etmesi uygun olmuş. Düğüne doyamayan bu yeni gelin yakın zamanlarda eşinin evlenmeden önce sahip olduğu çocuğu hakkında sevgi dolu ancak çocuğu ve yakınlarını endilşelendirici bazı açıklamalarda bulunmuş olması biraz korkuttu bizi ama olsun. Resim güzel...

Tanıştırayım - Carla Gugino - Kimdir?

Media_http2bpblogspot_dqjgx
Carla Gugino Amerikan Film endüstrisinin güzide aktirislerinden biridir.

Benimle yaşıt olması boyunun 1.65 civarında olması bodur tavuk her daim piliç görünür iddiasını bir kere daha doğrular.

Eğer Entourage'ı seyrediyorsanız Kendisini dizinin baş kahramanı Vincent Chase'in kısa bir dönem temsil ettikten sonra ilerleyen bölümlerde ve sezonlarda pek düşmanca davranan ajans olarak hatırlarsınız.

Öteyandan, bir dönem digitürk'te yayınlanan Threshold adlı 13 bölümlük kısa ömürlü bir dizinin esas kahramanı olarak da hatırlıyorum.

Yakın zamanda Vanity Fair adlı dergiyle güzel bir fotoğraf çalışmasında yer almış. Bu post'un amacıda bu resimden bahsetmek aslına bakarsanız.

[Edit:] Yazıyı ilk yayınladığımda amaç tamamen resme yonelikti. Bu sabah ise Cinematical'da okuduğum bir haberde kendisinin beyaz perdede Electra Luxx isimli bir porno yıldızını canlandıracağını öğrendim. Bir anda vücut sıcaklığımın yükseldiğini itiraf etmeliyim.

Ünlü Amerikan Varyete dergisinde çıktığı iddia edilen bu habere göre Carla Gugino'nun canlandırdığı Porno yıldızı hamile olduğunu öğrendikten sonra yaşamı karmaşık hale gelen yaşamını düzeltmeye çabalayacak.

Porno yıldızı hamile garip bir kombinasyon......

Ucuz DVD Temini- Lord Of War

Media_httpbp2bloggerc_kfmad
Bu ay dergilere çok para verdim çok. Mart ayında kolleksiyon anlamında düşük maliyetle orjinal DVD almak için aldığım bir başka dergi de Total Film dergisi. Filmler üzerine basılan o kadar dergi var ki adlarını akılda tutmak veya takip etmek pek kolay değil. Hemen hepsi yurt dışından izin ile basılan markalar. Total Film de bunlardan biri. Derginin içeriğini diğer sinema / film dergilerinden ayıran bir özelliği dikkatimi çekmedi. Gelelim promosyon olarak verilen filme. Lord of War (I prefer this way) hatırladığım kadarı ile konusu itibari ile oldukça ilgi çeken bir film olmuştu. Uluslar arası silah tacirlerinin hayatını anlatan bir film. Nicolas Cage olmasaydı daha bile başarılı olabilirdi gibi geldi bana. Her geçen filminde biraz daha Francis Ford Copolla'nın salak suratlı sınırlı yetenekli yeğeni olduğuna inanıyorum.
Adamın en etkileyici rolleri salak suratlı romantik sıradan iyi çocuk rolleri.
Teorim şu dönem içersinde kadın izleyiciler beyaz ekrandaki kötü çocuklardan sıkılıp kendilerini güvende hissetirecek çok ahım şahım olmayan özünde iyi olan birilerini arıyorlar. Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi ve Nicolas Cage'in filmleri bu sebepten iş yapıyor. Malum bir senelik zaman içersinde mutlaka bir grup kadın böyle bir arayış içersinde olduğundan adamın filmlerinin belli bir seyirci kitlesini yakalaması garantilenmiş oluyor. Hollywood'un şabanı olarak gözüme gözükmeye başlıyor olabilir. Şöyle bir baktığımda onu hayır ile andığım film bir tek Con Air idi sanırım. Ama o filmi tekrar izlesem aynı şekilde düşünürmüyüm bilemiyorum.
Gelelim filme; Rus Göçmeni esasen katolik ancak rusyadan kaçmak için Yahudi rolu yapıp bu rollerine Amerikada da devam eden bir ailenin en büyük oğlu Yuri Orlov ve bir anda vahiy inmişcesine kariyerinin uluslararası silah kaçakçılığında olduğuna kanaat getirip bu konuda büyük ticari başarılar elde ediyor. Perestroika (yeniden yapılanma) döneminde ortaya çıkan karışıklıkta Rusyada kalan akrabalarının bağlantılarını kullanarak asıl büyük atılımını yapıyor ve dünyanın dört bir yanındaki gelişmekte olduğunu zanneden ülkelere ve diktatörlere bu silahları satıyor. Film Orlov'un Afrikadaki ticari ilişkilerine oldukça fokus oluyor zira burdaki ilişkileri yüzünden kişisel hayatı bir sekteye uğruyor. Hemde ciddi bir sekte.
Son zamanlarda ki filmlerde Afrika daki yaşam hakkında öyle tasvirler kullanılıyorki medeniyetin en eski kıtalarından biri olan Afrika tüm dünyadaki aç gözlülülerinin sömürmeye doyamadıkları hastalı sefalet cinayet ölüm ve diktatörlük dolu kıtası. Biri şunları ızdıraplarından kurtarsa diyesi geliyor insanın. Sonra aklıma Türkiye hakkında diğer dünya insanlarının düşündükleri geliyor. Her ne kadar enformasyon / bilgi çağında yaşsasakda meraklı değilsek dünyayı medyanın bize anlattığı şekilde görüyor ve sorgulamadan kabul ediyoruz. İtiraf ediyorum ben bunu daha bir kolayca yapıyorum işime geliyor. Gelen bilgiyi process etmeden doğru kabul edip hayatımı önyargılarımı ona göre şekillendiriyorum. Düşünmeyen birey istiyorlar bize de bu kolay geldiği için bizim için düşünmeyi onlara bırakıyoruz. Bir süre sonra onların doğruları bizim doğrularımız oluyor.
Konudan sapma oldu biraz ama başladığım noktadan ilerlerken bir anda buraya doğru ilerlemiş buldum kendimi.
Gelelim filme esasoğlan doğru bir seçim olmadığını düşünsemde bilmediğim bir silah tacirinin neredeyse biyografik deneyimlerini anlatan bu film için 7 lira verip dergiyi almaya değer. Filmin içersinde cinsellik yok. Ama güzel bir 2 saat olabilir arşiv için de kötü durmayacak bir seçim olacaktır. Kişisel arşivimde öyle kötü filmler varki alıp pişman olup sonra da değiştiremediğim bu yerini kesinlikle iyi tutacaktır.

Ucuz DVD Temini - Sin City

Media_httpbp3bloggerc_fpjyh

Biliyorsunuz bir çok sinema dergisi promosyon amacı ile aylık sayılarının yanında Türkçe dublaj DVDleri veriyorlar. Bazı büyük mağazalarda belli firmalara tarafından yayınlanmış filmlere ait stoklarını çok özel fiyatlara satıyorlar.
Bu tekliflere dikkat ettiğimizde gerçekten güzel filmleri çok ideal fiyatlara koleksiyonunuza dahil etmiş olabiliyorsunuz.
İşte Frank Miller'ın ayn isimli Cizgi Romanından uyarlanan 2005 yapımı Sin City'nin Türkçe DVD sini bir sinema dergisinin promosyonu ile satın aldım. Gerçi derginin Fiyatı 10.oo Lira idi yani çok da ucuz değil. Öte yandan Sin City de 10.oo Liralık bir film değil. Türkiyede her ne kadar düşündüğüm kadar popüler olmadıysa da aksiyon meraklısı her erkeğin DVD kolleksiyonunda yer alması gereken bir film kendisi. Filmin Yönetmeni Robert Rodriguez (Gün batımından Şafağa ve Desperado ) olarak karar verilmişti ama projenin başarısı için Robert Rodriguez yönetmen koltuğunu severek Frank Miller ile paylaştı.
Film Siyah beyaz çekilerek ve orjinal çizgi romanda bulunan sahnelerin birebir sinema karesinde canlandırılması ile tam bir keyif sağanağı sağlıyor seyircilere. Tabi seyirci erkek ise . Bayanlar ile seyredildiğinde bazı sayfaların bayanlar tarafından rahatsız edici veya aşırı şiddet içerikli olduğunu düşünüyorlar. Hatta filmin çoğunu gözlerini kapatarak seyredebilirler o sebepten Sinemada kız arkadaşınız ile gittiyseniz bir de onsuz evde DVD de seyretmeniz için çok iyi bir fırsat.
Film BaSIN City adlı Amerikanın Kuzey batısında Seattle Washington a 30 dakika uzaklıkta bulunduğu var sayılan hayali bir şehirde 3 ayrı hikayeyi anlatıyor. Hikayelerin her birinin 3 kötü çocuğu var. Hepsi sıra dışı ve hepsi şiddete meyilli insanlar. 3 adam da şehirde hakim olan bozuk düzene karşı sıra dışı bir mücadele içersindeler ve her biri amaçlarına ulaşmak için sıra dışı ve vahşi yöntemler uyguluyorlar. film süresince 3 kahraman birbileri ile karşılaşmasalar da aynı atmosfer içersinde ve aynı sosyal çevre içersinde bilinçsizce denk geldiklerine şahit oluyorsunuz. Mücadeler genelde yozlaşmış politikacılar, polisler ve din adamlarına karşı yapılıyor.
Bir çeşit kurtlar vadisi anlıyacağınız. Tek fark kahramanlar daha az mükemmeller. Çok bariz kusurlara sahipler amaçlarına ulaşmaya çalışırken eylemlerini planlmadan vahşice gerçekleştiriyorlar.
Derginin adını daha sonra ekleyeceğim ama şu anda en ufak fikrim yok.
Trailer'i ekleyecektim ama Youtube a erişim mahkeme kararı ile dururulmuştur.
Derginin adı DVD artı(+) eğer bu DVD den edinmek isterseniz.