Akyaka resimleri 27 ekim 2007

Media_httpbp1bloggerc_ayftb

Media_httpbp1bloggerc_lmtuh

Media_httpbp3bloggerc_dxice

Media_httpbp0bloggerc_blony

Media_httpbp0bloggerc_aiotd

Media_httpbp1bloggerc_eakpc

Media_httpbp1bloggerc_moocv

Media_httpbp2bloggerc_dhldx

Senelik rutinlerden 1i için bir kere daha akyakaya geldim. Annem babam ve ananem yaz sezonunu kapatıyor çok güzel ve huzurlu üstelik şehrin tüm konforuna sahip 1 cennet köşesi

---- 
Sent using a Sony Ericsson mobile phone

28102006 AKYAKABLOG

Doğrusunu söylemek gerekirse ıçinden çalışmak gelmiyordu işe vardığımda. Evden erken çıkıp 0800 gibi ofise varmıştım. Önünde ekstra 1 saat vardıbende odama çıkmadan restoranların katına uğradım ve önceki beyanatım ile ters düşerek Mefi's den peynirli omlet ve büyük cay söyledim. Mefi's de omlet kesinlikle lezzet ve özen açısından açık ara lider. Ruh halime rağmen elime dolanmiş bir türlü tamamlanmamış data işini tamamladım. Daha sonra Cuma'nin başından itibaren kendini gösteren Cumartesinin iç ısıtan sıcak ışığına doğru zaman üzerinde yavaşça ilerlemeye başladım. Yarına öyle sabitlenmisimki başka bir şey umrunda değil. Öğlen bir kanyon klasiği Saray Muhallebicisinde porsiyon döner kola ve ardından dondurmalı tel kadayıf yedim. Canım Koyu filtre kahveyi çok istese dahi mesaiyı erken kapatacak olmanin verdiği vicdan durumundan dolayı 1 yudumu ile aromasınin damağımda tadını bırakıp içimi ısıtacak
Filtre kahve keyfinden vaz geçtim. 1500 daki bir toplantı için Akmerkeye gitmem lazım ancak sabah söz verip unuttuğum bir seri 1 şekilde tamamlamam gerekti. Saat 1500 ve ötesinde akmerkezde takıldım. Kahve yarı profesyonel yarı kişisel yürüyen muhabbet esnasında kahve ısmarladılar. Ben sipariş sırasında basiretim bağlanmış şekilde Amerikano veya kenya AA yerine ağzımdan 'latte' çıktıktan bardakta ki son yudumu içene kadar pişmandim. Havas servisi için saat başında dışarı çıktığımda içinde bulunduğum saat basının akmerkezden kalkan servisin saat başı olmadığını levhadan öğrendim. Şoku yaşayamadan yolun karşısına geçip en düzgün taksiyi çevirdim. Şoför zift gibi siyah RayBan takmış. Belli ki birileri unutmuş arabasında oda kullanmış. Seyehat programları normalde bende panik başlar ancak yola erken çıkmanın avantajı olan karşılaştığın trafik sıkışıklıkları veya uzun sıralarda saate bakınca telaşı geçiveriyor insanın. Amaaan ne olucak daha vakit var diyorsun. Burda işin inceliği akıllı davranıp felç durumundaki lokasyonları avoid etmek tabiki.
Havaalanına varıp bir yere sabitlenmeden önce bir kiosk aradım internet için bulamayınca (Evet iç hatlar terminalinde bir kiosk yok. ) kendime bir Posta Gazetesi aldım.
Gazetedeki bir haberde Çorlulu bir çiftin hikayesi başlık yapılmıştı. Habere Kadın internette zamparalık yaptığından şüphelendiği kocasına başka bir hatun süsü verip zarf attıktan sonra hiç bir şeyden şüphelenmeden zarfı kabul eden eşi ile mesaj ve internet vasıtası ile iletişim içersinde bulunduktan sonra Istanbulda buluşmak üzere randevulaşıyorlar. Istanbulda Buluşmaya gittiği hatun eşi çıkınca adamın bütün fentezilerini eline alarak eşi ile tartışarak Çorluya dönüyorlar. Tabi öfkeler dşnmeyince hatun kişi hırsını alamayınca önce adamı bıçak fırlatarak ardından da çay suyu ile haşlamak sureti ile yaralamış. Bu çıkan hengamede kendisinin de burnu kırılmış ama olacak o kadar.
18:30 a yakın kardeşim geldi buluşma noktasına 2 dakika süren sohbetin ardından ""bagajsız Check in" e gittik ve işlemlerimiz tamamladık. Uçuş saatine 45 dk. kala bütün güvenlik kontrollerinden geçmiş kapımızın önünde oturmuş muhabbete başlamıştık.
Kardeşimin anlatmaya fırsatı olmadığı öyle çok şey varmış ki. Kesinlikle daha sık buluşup görüşmeliyiz. Konuları adrenalin sırasına göre anlatmaya başladı. 2 sırdaki konunun tamamlayamadan uçağa almaya başladılar.
Uçak oldukça büyük ve boştu. Dağıtılan paketi aç krutlar gibi talan edercesine açıp tükettim. Paketin içersindekiler itibari ile bana iftar paketiymiş izlenimi verdi. Öte yandan hakkını vermek gerekirse taaze ekmek peynir ver çarliston biber kombinasyonlu sandiwich hakikatten güzel bir snack.
Saat 21:00 civarlarında uçaktan inip bagaj beklememenin verdiği rehavet ile tuvalete gittim. Dalaman iç hatlar geliş deki Tuvalet kapasite itibar ile çok yetersiz. Ihtiyaç giderme kapasitesi 3 kişilik öte yandan tuvalette 4 kişi aynı anda girerse hiçerdekilerin omuzları birbirlerine teması kaçınılmaz. Bayanların ihtiyaç giderme durumlarında bizim kadar pratik imkanlara sahip olmadıkları için kardeşi biraz bekledik.
Çıkışta hemen sağ tarafta bulunan havaş marmaris (Havaş Marmaris ulaşabilmek için Telefon numarası => 05357259660 diye bir numara var bende.) arabasına atladığımız gibi yola çıktık. Bu arada Annem havanın kararmasının telaşından olsa gerek uçaktan inmemiz ile Gökova sapağına varana kadar 2 kere aradı. Biraz stress sahibi olmuşlar anlaşılan.
Göz açıp kapayıncaya kadar (40 dk. ) da Gökova sapağına varmıştık bile. Geldiğimizin müjdesini annemlere telefon ile verdikten sonra 10. dk. sonra bizi sapaktan almışlardı. Babam gelmeyip evde kalmış annem komşular ile bizi almaya gelmişti. Arabanın sesine gelen babam ile kucaklaşma faslının ardından içeri eşyaları yerleştirmeye girdik. O arada yatmış olan anneannem uyandı öptü bizi . Böyle sevilmek çok güzel bir olay. Kesinlikle şımartıyor insanı.
:)
Media_httpstaticflick_cmzbj

Media_httpstaticflick_zczdj

Media_httpstaticflick_cjftz