Magazin Dünyasında bugün 29.01.2009

Media_httpwwwhurriyet_tayio
Rolü güzel olduğum için kapmadım - Hürriyet

Bugünkü gazeteyi okurken rastladım .Başlık dikkatimi çekti bir de resim tabiki. Kim yahu bu hatun kişi diye merak etmekten alamadım kendisini. Adı Nursel Ergin bütün Türkiye kendisini Var mısın? Yok musun? adlı yarışma programından tanıyormuş.

Acun Ilıcalı tarafından Amerikadan araklanmak (belki telif hakkı ödemiştir günahına girmeyeyim) suretiyle Turkiyeye getirip paranın afedersin dibine vurduğu yarışma programı sayesinde meşhur olan bu kızımız (Nursel Ergin) TRT için çekilen "Cam Kırıkları" adlı diziyle oyunculuğa adım atmış. Söz konusu rolü sırf güzel olduğu için almadığı şeklinde bir açıklama yapmış.

Şimdi diyeceksiniz ki haftasonu dergisine verdiği röportaj sırasında söylenmiş sözler bunlar niye ciddiye alıp yorum yapıyorsun? Ama ben yapmayayım da kim yapsın?
Röportajda geçen açıklamaların bir kısmı burda

"Ben ufacık tefecik biriyim, çok alımlı ya da seksi olduğum söylenemez. Yanımdan geçen erkeğin ‘uff’ diyeceği bir kız değilim. Kendimi seviyorum, ama ‘Güzel olduğum için bana bu rol verilmiştir’ diyemem.”

"Ufacık Tefecik biriyim" kısmını çok beğendim. "Minyon" kavramını biraz daha şirin bir şekilde altını çizmiş kızımız. Ben olsam kendisi için "fitil" gibi bir kız şeklinde yorum yapardım. Aynı tasvire hizmet ediyor. Üstelik daha eğlenceli.

Cam Kırıkları adlı dizide rol almak için teklif almıştır diye düşünüyorum ancak bu kişinin en büyük performansının bir mühürlü tahta sandıkda hangi rakamın olduğunu hissettmeye veya işkembeden sallamaya çalışması olduğunu düşününce gerçekten hangi kriterlere göre rolü teklif ettiklerini bulmak çok zor olmayacak.

Bana kalırsa yüksek beceri ve yetenekleri ile böyle bir rolü kaptığına ikna olmuşsa bu şahıs bir kere daha düşünsün. Cam Kırıklarında çuvallaması durumunda Çam kozalaklarını toplamak zorunda kalabilir.

Bakınız geçmişte bu tür arkadaşlara çok rastlamak mümkün. Karşılarına çıkan fırsatı değerlendirmeye çalışırken zengin evli ve güçlü birilerinin uzatmalı metresi olanların sayısı hiç de az değil.

Rastgele Düşünceler- Nedense birden Angelina Jolie aklıma geliverdi

Media_httpbp1bloggerc_ujged
Vaan, tuuu tiriii ve forrrrooooo . Ibrahim Tatlıses'in şarkısından bahsetmiyorum. "Forroooo" yani "Dört" (rakamla 4) sayısı Angelina Jolie'nin bugüne beraber olduğu erkek sayısıymış. En azından Cosmopolitan dergisine verdiği röportajda öyle iddia ediyor.

Dün bu konu bir radyo programının ödüllü sorusuydu." Angelina Jolie Kaç erkek ile beraber oldu? Üstelik ilk dinleyici (erkek) doğru cevabı verip ödülü kaptı.

Gelişmemekte direnen ülkeler arasında yer alan ülkemizde magazinin ülke gündeminde çok kuvvetli bir etkiye sahip.

Bir pazar akşamı televizyonda iki haber sıra ile altyazı geçse biri "Hülya Avşar ile Saadettin Saran'ın evlenmesi" bir diğeri ise "Hilafetin yeniden getirildi" olan iki gerçeklemesi olanak dışı (???) haberleri yayınlansa pazartesi milletin hararetle konuşacağı konu ilki olacaktır.

Ya ben çok yaşlandım ve basın dünyasının yaş ortalaması düştü yada bu insanlar artık haber geçerken hiç arşiv taraması yapmaz oldular.

Bırakın Angelina Jolie'yi kimsenin beraber olduğu erkekler, kadınlar veya uzaylılar kimseyi ilgilendirmemeli. Ama cinsellik içersinde fantazi çok büyük yer aldığı için insanların cinselliği kiminle nasıl yaşadığı konusunda bilgileri geri çevirmek gerçekten zorlaşıyor.

Internet ve saatlerce görüntü kaydedebilen cep telefonları ve diğer küçük cihazlar öncesi, sıradan bir insanın başka insanların bırakın cinsel hayatlarını özel hayatlarının detayına ulaşmak epey bir efor gerektirirdi. Günümüzde artık ilişkilerin en mahrem anları bile ilişkiyi yaşayan taraflardan bir tanesinin kötü niyetli, arşive meraklı olması ve dikatsiz olması nedeni ile sıradan insanların ulaşabileceği şekilde yaygınlaştırılabiliyor.

Bakınız Gamze Özçelik videosu hala elektronik ortamlarda el değiştirebilirken. Dijital çağ öncesi kaydı geçekleştirilmiş (VHS Kaset kaydı) Gülben Ergen videosuna ulaşmak neredeyse mümkün değil.

Gelelim Angelina Jolie ile ilgili habere. Cosmopolitan dergisine verdiği röportaj ile ilgili verilen habere

Media_httpbp2bloggerc_rdvhi
göre "Angelina Jolie şimdiye kadar sadece dört erkek ile beraber olmuş." Bu erkeklerin kim olduğunu ilgili haberden öğrenebilirsiniz ama bu farklı yaklaşımı her yerde bulamazsınız.

Hürriyet gazetesinde yer alan 11 Ocak 2004 tarihli bir başka haberin bir bölümünde ise "En önemli özelliğinin yatakta çok iyi olması olduğunu vurgulayan Jolie, ‘Şimdilik uzun süreli ilişkilere girmek istemiyorum. Bazen bir otel odasında bir gecelik seks serüveni beni mutlu ediyor. Sabaha kadar sevişmenin zevkini çıkarıyorum. Sabah da herkes kendi yoluna gidiyor’ diyor. " şeklinde bir bölüm var.

Ilk bakışta bu iki röportaj çelişiyor izlenimi verse dahi aslında Angelina Jolie'nin ilişkiye yaklaşımı ile ilgili bilgi sahibi oluyoruz. Eğer bu iki röportaj da doğruysa konu ile ilgili aklıma bir kaç yorum geldi.

Kadınlar için "seks yapmadan önce duygusal bir bağlantı kurmak isterler" iddiası ya tamamen yalan yada "Angelina Jolie" bir istisna.

Angelina Jolie'nin hayatında seksi ve ilişkiyi yaşamak iki ayrı kavram ve en azından onun hayatında beraber anılmamaları her zaman gerekli değil.

Brad Pitt'e rağmen her erkeğin Angelina Jolie ile beraber olma ihtimali var. Tabi bunun olasılığı Angelina Jolie ve onunla beraber olma olasılığını kovalayan erkeğin yollarının bu yaşamda bir yerde ve zamanda kesilmesi ön gerekliliği var. İşte biz erkekleri bu hayata bu dünyaya umut ile bağlayan sebeplerden birisi.

TombRaider karakterinin daha güzel yakışacağı başka bir hatun düşünemiyorum. (konudan uzaklaştım ama konu Angelina Jolie olunca konsantrasyonun ve kan dolaşımının başka yönlere kayması normal.

Hatun "Hayat denilen okulu bitirmiş de ekstra kredi için ortalarda dolaşıyor" ve hiç kimse hiç bir şey umrunda olmadan (Brad Pitt bile) bir yaşam sürüyor".

Kafama Takılanlar - Abdullah Gül - Barış Akarsu

Politikadan hiç hazzetmem ancak politika ile aktif olarak da ilgilenmem ama politikacı diye geçinip hiç bir şey yapmayan o kadar kişi varki....

Bu gün öğleden sonra 15:00'den sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk tur oylaması var. Adaylardan Abdullah Gül'ün eşi Hayrinüsa Gül bundan seneler önce (çok da uzun seneler öncesi değil) kocasının başkanlığına talip olduğu devleti türban yüzünden insan hakları mahkemesine şikayet etmişti. Tamam o sirada kendisi dış işleri bakanı olduğundan eşinin başvurusu geri çekilmişti ancak Cumhuriyet'in ilkelerini korumak için teslim edeceğimiz şahsın inançları ve cumhuriyetin temel ilkelerinin çatışması durumunda Cumhuriyeti koruyacağının garantisini nerden buluyoruz?

Kör Ölür Badem gözlü olur. Öğlen Slothzky'de yemek yerken gazete okuyordum; Müteveffa Şarkıcı Barış Akarsu ile Veteran Rockçı Erkin Koray'ın kızı Damla Koray'ın eylülde nişanlanacakları ile ilgili bir haber vardı. Aynı gazetenin aynı ekinde 17 temmuz tarihinde ise Barış Akarsunun "Yalancı Yarim"'deki yol arkadaşı Merve Sevi; Barış Akarsu'nun kaza sırasında aracı kullandığı tespit edilen "Zeynep Koçak" yedi senedir beraber olduklarını ve açıklamalarında evleneceklerinin sinyalini verdiğinden bahsetmişti.
Bu iki veriye dayanarak bir kaç insanın aklına bir kaç fikir geliyor.

  • Damla Koray bir hayal dünyasında yaşıyor. Üstelik olmayan bir şeyi varmış gibi gazeteler ile paylaşıyor. Bir zamanlar Barış Manço ile aşk yaşadığını iddia eden kadın gibi.
  • Barış Akarsu Bir kaç hatunu aynı anda idare edip paralel söylemler ile hayatını yaşıyordu.
İkincisi daha muhtemel olsada ilk teori benim aklıma mantığıma daha bir yatıyor. Zira Damla Koray'ın yetiştiği marjinal şartları düşünürsek bu kanıya varmak zor gelmiyor. Babası tarafından ilkokula gönderilmemiş olduğunu biliyor muydunuz?
Aynı konu ile ilgili aynı gazetenin iki çelişkili haber yayınlaması ve bu çelişkinin farkına varmadan; varsa bile ortaya koymaya ihtiyaç duymadan yayınlaması nasıl bir sorumlu yayıncılık örneğidir tartışılır.

Media_httpkelebekhurr_capda
Media_httpkelebekhurr_ahiaa
Media_httpkelebekhurr_fhfdg