Wael Ghonim Uluslararası Dijital Tetikçilerin İlki

Ghonim

Yaa, Mısır'da olan biteni takip ettiniz mi? Mısır'da Enver Sedat'ın suikast sonucu öldürülmesinin ardından 30 yıldan beri iktidar olan Hüsnü Mübarek internet tabanlı bir halk hareketinin ardından Mübarek bir kandil günü çekilmek zorunda kaldı.

Üstelik bu halk devrimin liderleri arasında öne çıkan kişi de Wael Ghonim diye biri. Adam Google'ın Ortadoğu ve Kuze Afrika'dan pazarlamadan sorumlu kişisi. Halk hareketine ön ayak olduğu diye 12 gün boyunca sandalyede gözleri bağlı oturtmuşlar. Süre sonunda serbest bırakılmasıyla adam Mısır'daki halk hareketinin dünya çapında sembolü oldu çıktı.


Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları diye bir kaç tane kitap vardı. Onlardan birisini okuduysanız bu yazının başlığı sizin için daha çok şeyler ifade edecektir. Bayılırım paranoya'ya komplo teorilerine eğer sizde bayılıyorsanız hiç bozmayayım havanızı, kitabı ve devam kitaplarını alın okuyun mutlaka.

Gelişmiş ülkelerde amaç dünya üzerinde daha az gelişmiş ülkelerdeki kaynakları mümkün olan en yüksek oranda kendi ülkesinin çıkarlarına kullanmalarına imkan verecek dolaylı faaliyetleri anlatıyor. Bu uğurda ülkeler yokoluyor yeni ülkeler doğuyor iktidarlar devriliyor, özgürlükler askıya alınıyor.

Mısırda olan bitenin  böyle bir planın neticesinde ortaya çıktığına inanıyorum. İran'da bunu denediler ama başarılı olamayınca aynısını müttefik bir kuzey afrika ülkesinde labratuvar ortamı olarak kullanıp zaten son kullanma tarihi çoktan geçmiş bir despotu iktidardan indirip oyunun labratuvar ortamı dışında verim alınabilmesi için kuralları belirlemiş oldular.

Google internet reklam altyapısıyla dünya üzerinde bir çok insan evladına gelir kapısı olmuş durumda. Gerçekten bazı insanların cep harçlığının, ev kirasını ödemesine, karnını doyurmasına evine ekmek sokabilmesinin sebebi haline gelmiş durumda Google.  Dolayısıyla bu gelir kapısını sağlayan organizasyonun bir parçası olan kişiler internet ortamında  kişisel gelir veya bilinirlik arttırıcı tavsiyeler verdikleri için çok  sayıda kişi tarafından takip ediliyorlar.

Gelişmiş ülkelerde insanların önemli bir kısmı demokratik tercihlerini kendilerine en ikna edici şekilde iş ve aş vaadinde bulunanlar leyhine kullandıklarını güzel ülkemizden biliyoruz. Seçim zamanı Parti üyelerinin bayiliklerinden  alınan beyaz eşyaların vatandaşlara dağıtılmasında da aynı mantık var.

Diğer bir değişlle Google'ın Türkiye vatandaşları içinde gelir sağladığı insan sayısı arttıkça Mısır'da kullanıldığı şekilde bu ülkede de Halk Hareketi adı altında kullanılabilmesi de mümkün oluyor.  Bir ülkenin gelirleri içinde internetten (google) elde edilen gelirin payı arttıkça başarı oranı da artacaktır.

Peki bu sistem mükemmelleştirildi mi ?  Bence hayır Amerika'nın veya diğer gelişmiş olan ülken büyük sorun yaşadığı ülkelere bakarsanız (Çin, Küba, İran) bu stratejide hala gelişime açık bir alanlar var.  Burada internet erişimi ve ülke içersinde yabancı para kullanımı üzerinde çok sıkı kontroller var. Yani bu ülkelerde Internett'ten düzenli gelir sağlayabilen insan sayısı çok az dolayısıyla besle kargayı oysun liderinin gözünü stratejisinde bu finansal fayda'nın ulaşması konusunda engellerin aşılması gerekiyor.

Ülkemize bakarsanız biz internet'in en özgür olduğu ülkeler sıralamasında altlarda yer alsak da mecra'dan parasal fayda  sağlayan insan sayısında gün geçtikçe artış var. Bu nedenle yarın öbür gün iktidar ile bu işin arkasındaki "powers that be"'nin sorun yaşaması durumunda söz konusu strateji oldukça başarılı olarak uygulanabilir kılıyor.

İktidar vizyonu çerçevesinde alıbilecek önlemler ise basit. Internet erişimini ulusal boyutta tek tuşla kesebilecek  bir alt yapı hazırlanarak bu alt yapıyı kullanım yetkisini Başbakan'ın talimatına istinaden kullanmak üzere askerlikten muaf tutulan polis kuvvetlerine vermek.

Ne kadar işe yarar diye soruyorsanız çok fazla değil... 


Leyleklerin Göçleri, Anadolu ve İstanbul;

Herkesin bildiği gibi leylekler bir tür göçmen kuştur. Ülkemiz semalarında görülmeleri yaz mevsiminin geldiğinin işareti olarak kabul edilir. Her sene onbinlerce Leylek güney yarım küreden Afrika üzerinden Avrupa’ya doğru göç eder.
Media_httpfarm1static_tagnu

İngiltere tarihinin önemli kraliçelerinden Victora’yla aynı adı taşıyan Gölden başlayan yolculukları büyük Rift vadisini geçip Nil boyunca devam ettikten sonra Sina Çölü, Lübnan ve Anadolu’ya varırlar.

Anadolu bizim için güçlü bir anlam ifade etse de Batı medeniyetleri için bu zamanda bile çoğu zaman Küçük Asya olarak bahsi geçer. Haritadan baktığınızda Avrupa’yı Asya’ya bağlayan bir köprü gibidir Yarımada görüntüsüyle. Avrupa’ya çok yakın olsa da arasında bir değil birkaç deniz yüzünden kavuşması mümkün olmayan iki aşık gibiler. Öbür tarafta ise et tırnaktan ayrılır mı diyen farklı dünyalara ait kan bağı bırakamadığı eski bir hayat kan bağı gibi durur Mezopotamya ve Asya.

Harikulade bereketli topraklara sahiptir Küçük Asya. Üzerinde binlerce yıldır umarsızca yaşaya insanlara rağmen. Naz yapmadan besler hepsini suyu boldur.

Göç eden Leylekler birkaç gruba ayrılır Anadolu’ya vardıktan sonra. Bir grup direkt Kuzeye Karadeniz sahillerine doğru devam eder. Bir diğer grupsa doğuya Van Gölünün üzerinden Ağrı Dağının eteklerine kadar giderler. İlginç geldi fark ettiğimde, bu grup leyleğin yolculuğun başladığı nokta da o coğrafyanın en büyük gölüdür, Ağrı dağının eteklerine giderken üzerinden geçtikleri Van gölü gibi. Bir de Görkemli Ağrı dağı vardır. Nuh Peygamberin gemisine Tufan’dan sonra kucak açmış yüce dağdır o. Gemiden arta kalan malzemelerle ilk Aşurenin yapıldığı topraklar. Yüz yıllardır Türkü, Ermeni’si, Kürdü vazgeçemez ondan sınırları içinde görmek ister mücadele eder dururlar.

Diğer bir grupta batıya döner yüzünü Ege bölgesine İstanbul’a oradan da Avrupa’ya geçerler. İstanbul semalarına pek yakışır Leylekler. Klasik bir kuştur Leylek İstanbul gibi binlerce yıllık hatıraların yer aldığı şehirde çok keyiflidir onları yuvalarında görmek.

Artık kış geldi Leylekler çoktan çıktılar yola. Hatta varmışlardır bile güneyde yazı yaşamaya başlayan ülkelere. Nereden geldi bu aklıma şimdi diye sorarsanız? Güzel bir gündü bu Pazar günü Yaz Mevsiminden bir hatıra o hatırlattı diyebiliriz.

Media_httpimgzemantac_ojiiv

Vampirler Hakkında Neler Biliyorsunuz? İşte Vampirler Hakkında bilmek istemedikleriniz

Alacakaranlık Serisinin yarattığı çılgınlıktan ülkem gençliği de nasibini aldı. Yaşı kırklara dayanmış biri olarak Vampirizm’e merakım bu dönemin daha öncesinde başlam
Media_httpt0gstaticco_zxgoq
ıştır. Benim , merak sardığım dönemde Angel, Buffy, Spike vardı. Edward, Bella ikilisinin esamesi okunmuyordu. Halk arasında kullanılan avam bir tabir olsa da tekrar etmek isterim; Edward ve Bella babalarının yediği portakalda vitamin değildi. Kızların Twilight efsanesi’ne neden bu kadar düşkün olduğu konusunda bir teorim var ama ona başka bir gün değinirim bugün öncelikli amacım Vampirler hakkında çok bilinmeyen ve ilginç bir şekilde gurur duyduğumuz Osmanlı Tarihi ile de ilgili bilgiler.

“Vampir” ile aynı anlamda kullanılan bazı kelimelere bakalım önce. Vampyre, Nosferatu, Drakula. Vampirleri biraz mitolojik biraz da folklorik varlıklar olarak kabul edebiliriz. Vampyre kelimenin genel kullanıma biraz daha Latince etkisi ve karizma getirmek için kullanılıyor günümüz popüler kültüründe.

Wikipedi’ye göre Nosferatu; Yunanca “nosophoros”, veba taşıyıcı kelimesinden gelir. Ancak bizim konumuzla ilgili olarak aynı zamanda Nosferatu doğuştan vampir olanlara verilen isimdir. Veba, dünya üzerindeki insan nüfüsuna insanlık tarihinde en büyük savaşlardan daha fazla bir zarar vermiştir. Veba’nın insan nüfusunu kırıp geçirdiği bu hastalığa neyin neden olduğu anlaşılamadığından Vampir saldırısı sonucu ölen kişilerin bir çeşit salgın hastalıkla ilişkilendirilmesi Vampirler ile ilgili yaptığım araştırmada sık sık karşıma çıktı.

Günümüzde ise Vampirler ile ilişkilendirilen bir başka isim ise (Edward’dan sonra) hiç şüphesiz Drakula’dır. Benim bugünkü yazımın önemli bir kısmı da bu isimle ilgili çok (en azından ülkemizde) bilinmediğine inandığım konular hakkında olacak.

Dracula hakkında Vampirler’e ilgi duyan kişiler için temel genel kültür olarak kabul edilebilecek bu öncelikli bilgilere geçmeden önce altını çizmek istediğim bir konu var. Bu satırlarda bahsedeceğim konular hakkında haberiniz yoksa Vampirlerle ilginiz falan yok. İlginiz büyük ihtimalle gümüş gibi parıltılar saçan teni ile yakışıklı ve hiç yaşlanmayacak anlamsız romantik Twilight kahramanı Edward’a karşıdır. Durum buysa kötü haberi ilk benden duyun. Gerçek hayatta böylesine romantik bir karşı cinse rastlama ihtimaliniz bir Vampire rastlama ihtimalinizden daha düşüktür.

Drakula Vampirlerin en meşhurudur. Braham Stoker’ın 1897 yılında yayınladığı “Dracula” adlı romanı ile bu ününe kavuşmuştur. Ünlü Yönetmen Francis Ford Copolla tarafından 1992 yılında aynı isimle “Braham Stocker’s Dracula” kitabın aslına oldukça sağdık kalınarak çekilmiş bir film vardır. Gayet başarılı olarak hafızama yer etmiş bu filmi daha önce seyretmemiş olanlar için mutlaka bir kez seyretmelerini öneririm. Kitabın ismini aldığı karakter Dracula olarak da bilir. Kendisi Karpat dağlarında Transilvanya sınırındaki kalesinde yaşayan bir konttur.

Media_httpuploadwikim_dfiih
Günümüzde popüler vampir edebiyatında oldukça sık bahsi geçen Kont Drakula III. Vlad Dracul isimli gerçek tarihsel bir karaktere dayandırılmıştır. 1456- 1476 yılları arasında Osmanlı imparatorluğunun sınırları içersinde bulunan Eflak Boğdan bölgesinde Eflak Prensliği yapmıştır. Tarihte ismi Vlad Tepes olarak da geçer. Ama biz kendisini Kazıklı Voyvoda olarak okumuşuzdur tarih kitaplarında. 20.000’e yakın Türk’ü kazığa oturttuğu geçen yüzyıllara rağmen günümüzde bile çok sıra dışı işkence teknikleri kullandığı söylenir. Bu nedenle Drakula efsanesine esin kaynağı olmuştur.

Vlad Tepes babası tarafından Osmanlılara imparatorluğa sadakatinin bir garantisi olarak 1442 1448 tarihleri arasında rehine verilmiştir. 11 yaşından 17 yaşına kadar Osmanlılar

arasında geçirdiği bu dönem daha sonraki Yıllarda Eflak Prensliği yaptığı ve Osmanlı İmparatorluğuna karşı ayaklandığı dönemde uyguladığı vahşeti öğrendiği dönem olarak bahsedilmiştir Elizabeth Kostova’nın The Historian adlı romanında. Şimdi bu iddia’ya itiraz edecek olanlar vardır aranızda ama Osmanlı İmparatorluğu’nun saygıdeğer rehinesi olarak bir eli bir balda bir eli yağda yaşamış olsaydı kendisine tarihe geçiren şiddete nasıl yatkın olabilirdi ki? Osmanlı Askerlerine ve tebaasına karşı kazığa oturtma, elçilerin kavuklarını kafalarına çivi ile çakmak, vebalıları Osmanlıların içine karışmaya zorlamak (bu tekniği ilk biyolojik savaş örneği kabul edebiliriz) bu kadar şiddet dolu yöntemler uygulamasını neye dayandırabiliriz. Kimden öğrendi sizce kazığa oturtma işlemini?

Henüz fark etmeyenler için bir ufak not. Vlad Tepes’in Osmanlı himayesinde geçirdiği altı sene boyunca ev sahibi Osmanlı Sultanı, İkinci Mehmet veya diğer adıyla Fatih Sultan Mehmet’tir. Bizim için böyle önemli bir tarihsel figürün yanında karakterinin gelişimi için en önemli bir dönemi geçirip Osmanlı Hükümdarlığından b

Media_httpuploadwikim_bvfav
u kadar nefret etmesinin nedenlerinin neler olabileceğini düşünüyor insan.

Günümüzde popüler kültürde dikkat çeken ürünlerden bir başkası da Harry Potter serisidir. Harry Potter serisinden hatırlarsınız kötü kalpli Lord Voldemort ile mücadele için kurulan bir Order of Phoenix veya Türkçe adıyla Zümrüdü Anka Yoldaşlığı vardır. Bu tamamen hayali bir yoldaşlıkken bu yoldaşlığın asıl esinlendiği bir başka gerçek yoldaşlıktan bahsetmek istiyorum. “Order Of Dragon” yani Ejder Yoldaşlığı. Bir amaç için toplanmış gizli bir topluluktur Ejder Yoldaşlığı. 1408 yılında Macar Kralı tarafından kurulmuştur ama Almanya ve İtalyada yeşermiş büyümüş serpilmiştir. Yoldaşlığın kuruluş amacı Kutsal Haç’ı korumak ve Hristiyanlığın düşmanları (özellikle de Türkler) ile mücadele etmektir. Elizabeth Kostova’nın romanında Fatih’in Doğu Roma imparatorluğunun başkenti olan Constantinapol’ü ele geçirmesinin ardından Ejder Yoldaşlığının bir numaralı hedefi haline geldiği ve Fatih Sultan Mehmet’in de bu yoldaşlığı yok etmeyi öncelikli hedefleri içersine alarak karşı bir yoldaşlık kurmuş olduğundan bahseder. Kazıklı Voyvoda Vlad Tepeş’de bu yoldaşlığın önemli üyelerinden biridir.

Şimdi burada yazanları özetlemek gerekirse, En popüler Vampir hikâyelerinden bir olan Drakula’ya ismini veren Vlad Dracul gerçek bir tarihsel karaktere dayanmaktadır. Bu karakter eğer vampir diye bir şey varsa onlar arasında en meşhurudur. Kendisi 11 yaşından 17 yaşına kadar Fatih Sultan Mehmet’in himayesinde büyümüştür ve daha sonraki ününe sebep olan vahşiliğinin altyapısını bu dön

Media_httpmillenniumt_dmiqg
emdeki deneyimlerinden kaynaklandığı iddia edilmektedir.  Kuruluş amacı tamamen Türklerin genişlemesini durdurmak olan Ejder Yoldaşlığı adlı gizli topluluğun da üyesidir. Bu gizli topluluğun arması da 1996 yapımı Millenium dizisinde yer alan The Millenium Group arması ile ilginç bir benzerlik göstermektedir.

Media_httpimgzemantac_jljwb

Tırmalayan Hurmalar

Uzun zamandır yazmıyorum. Yani buraya dolayısı ile yazacak çok konum olması lazım değil mi? Yanlışşşş bir numaram yok. Sadece eleştirel moddayım ona paralel olarak bir kaç konu hakkında ahkam keseyim.

Bugün beni gelelim tırmalayan hurmaların neler olduğuna. Biri bana internette yazı yazarak para kazanılabileceğini bundan 10 sene evvel söylemiş olsaydı ve bende buna inanmış olsaydım şu anda bu ofis katında değil bahamalarda sahile inmeden önce günde 4 saat çalışarak yaşıyor olabilirdim. Ama o zaman google adsense gibi kavramlar bulunmuyordu hayatımızda. Resmen Yahoo!'yu kullanıyordum internette bir konu hakkında arama yapmak için. Sonra bir altavista çıktı ve kayboldu. Sonra google geldi ve internet bir türlü eskisi gibi olmadı.

Karayiplerden bahsetmişken bugün bir haber okudum. Kim olduklarını açıklamayan bir grup sualtı arkeologu Karayiplerde yerini açıklamadıkları bir lokasyonda kayıp kıta Atlatis'e ait olduklarını iddia ettikleri bir yerin uydu görüntülerini paylaşmışlar. Bu isimlerini ve keşiflerinin bulunduğu lokasyonu açıklamayan ancak uydu fotoraflarını paylaşan grup çalışmalarına devam edebilmek için kaynak toparlamaya çalışıyorlarmış. Resimlerde Piramitlerden bile önce inşa edildiğini iddia ettikleri bir priamidi de eğer dikkatli ve gerçekten inanarak bakarsanız seçebiliyorsunuz.

Şu yaşanılan global kriz ve Türkiye gibi bir ülkede doğup büyümenin verdiği deneyimden yola çıkarak, (bkz. oktar babuna vakkası)  bu haber hakkında şunu söyleyebilirim. Bu birilerini sağlam dolandırmak için hazırlanmış bir düzenin amacından çok fazla yaygınlaşmasından farklı bir şey olamaz. Atlantis ile ilgili önüme çıkan her görsel ve yazılı içeriğe bir şans vermiş biri olarak bunun yakında bizim gazetlerde ve haber bültenlerinde de çıkacağını düşünüyorum. Belki çıkmıştır bile ama bunun üzerine yapılacak geyikleri merak etmekle beraber asıl meraklarım kerizlerin üzerine olacak.


Visit msnbc.com for breaking news, world news, and news about the economy

29 Ekim ile piyasalar patlar mı ? Krizin ikinci ayağı yolda mı ? Kriz internet kullanımını arttırdı mı ?

29 Ekim ile piyasalar patlar mı ? Krizin ikinci ayağı yolda mı ? Kriz internet kullanımını arttırdı mı ?

Bir evvelki yazımı tamamlayıp paylaşmamızın ardından gösterge bono faizi 3 baz puan birden artarak %8.58’e yükseldi. Borsa son onbeş dakika içersinde düşerek günü %2.96 ekside kapattı. Şimdi piyasalarda gözler Amerika’da yarın açıklanacak büyüme datasını merakla bekliyor. Beklentiler artık açıklanacak verilerde pozitif yönde olacağı şeklinde. Eğer açıklanan rakam beklentinin üzerinde gelirse sorun yok bugünkü kayıplar Cuma günü büyük ölçüde kapanacaktır. Açıklanan rakamın beklentilerin altında gerçekleşmesi durumunda ise IMKB’de endek bir ay veya daha önceki seviyelere kadar geriyebilir diye korkuyorum. Bu korkularımı buradan paylaşıyorum sanki bir şey biliyor muşum gibi havamdan geçilmiyor ama kel olalı başıma sürdüğüm merhemlerin bir tanesinin faydasını görmedim. Amerika Birleşik Devletler büyüme verisi büyük ihtimalle beklentiler doğrultusunda açıklanır ve felaket tellalığı yaptığımla mal gibi kalmış olurum.

Felaket tellalığı demişken Cnn money’de yayınlanan bir makalede, Amerikan bankaları için krizin ikinci fazı büyük inşaat projelerine verilen Finansman kredilerinin patlaması nedeniyle olabileceğinden bahsetmişler. Geçen yılbaşında da işsiz kalanların patlayan borçlarından dolayı ikinci bir kriz olabilir demişlerdi? Proje Finansmanı ile gerçekleştirilen projelerde genelde çok yüksek kar marjı olur ve projeleri gerçekleştiren inşaat firmaları gerileyen gayrimenkul fiyatlarının bulunduğu bu ortamda karlarından feragat etmek yerine iflas etmeyi tercih ederse ve bu şirketlere kredi veren bankalar bu şirketleri aksi yönde ikna edemezlerse veya almaları gereken teminatları almadılarsa patlasınlar gitsin anasını satayım. Bu riske de açıklık getirmiş olduk, devam ediyoruz.

Geçen gün işle ilgili bir toplantıda geyik yapıyorduk 70’li yıllarda petrol fiyatlarının ve enflasyonun tüm dünyada sıçrama yaptığı yıllarda TV altın çağını yaşamış zira kriz nedeniyle işsiz kalan insanlar en temel eğlence vakit geçirme aracı olarak televizyona sığınmış. Buna paralel olarak yine o dönemde yaratılan diziler sitcomların hala bahsi geçiyor. Bu dönemde başlamış ve yayın hayatına 10 sene kadar devam etmiş Happy Days bu dizilerden benim ilk aklıma gelen. Seyrettiğim için değil ancak Amerikada bulunduğum dönemlerde ve amerikan
tv kültürü altında hala sık sık bahsinin geçiyor olmasından kaynaklanan bir farkındalık bu.

Bu sene ise yeni bir ekomik kriz ile karşı karşıyayız. İzlanda diye bir ülke resmen iflas etti hatta Mc Donald’s bile İzlanda’dan çekileceğin açıkladı. İşsizlik sadece ülkemizde değil Amerika ve İngiltere gibi dev ülkelerde önemli bir sorun. Bu kriz öncesine kadar gelecekte temin edeceklerini düşündükleri gelirleri teminat gösterip borç içersinde sefa süren tüketiciler işsiz kalınca elinde varsa kalanlar ile minimalist maliyet ile en verimli yaşamı internet aracılığı ile sürmeye başladılar. Çünkü bir internet servis sağlayıcıdan sınırsız paket alıp internetten film dizi müzik indirip seyretmek, dinlemek suretiyle kişisel eğlence standartlarını devam ettirmek mümkün. Bunun yanı sıra niş bir konu üzerine bir blog yazarak adsense hesabı ile gelir bile temin etmeleri mümkün. Tüm bu deneyimlerin yaşandığı günümüzde geçenlerde açıklanan bir veri, söz konusu global ekonomik krizin internetin altın çağına ulaşmasına yardımcı olduğunu gösterdi. İngiltere’de bu sene ilk defa internet reklam harcamaları TV reklam harcamalarının önüne geçmiş durumda.

Ne kadar sefalet içersinde olsanız bile facebook ve twitter’da statünüzü normalde altından kalkamayacağınız bir sefa eylemi içersinde olduğunuza dair güncellediğinizde sizden hiç kimse şüphe etmeyecektir. Dünya üzerinde hala internette yazıyorsa doğrudur şeklinde salakça inanç sahibi milyarlarca salak var.

With a gun barrel between your teeth, you speak only in vowels.

"U cannot expect a clear response from someone faced with an immediate threat
Media_httpwwwvintagem_uyxzn
on his dental health". This is one of the (not most) possible deductions one (meaning myself)  might come up with the title of this post.

This title of the post is once again retrieved from the movie Fight Club. Hush! U never talk about Fight Club remember????

Why is it that one can speak only vowels when there’s a gun barrel in your teeth?

As far as Innovative reasons are concerned; I’ve mentioned one of the reasonably innovative reasons above.

The second innovative one; it might be because someone might be very well mannered and it a generally accepted rule in the book of manners that u do not talk when your mouth is full.

Media_httpwwwlayercak_isqbp
One quick admission of porn addiction, this “not to talk when your mouth is full”, subject always reminds me blow jobs. It is a very common and very lame joke that goes hand to hand with BJs

I must admit it’s a great opening line for a move. Audience immediately wonders “how the hell the main character got himself into this position?”

There’s a saying by an old but not ancient Turkish folk poet called “Köroglu” which translates something like “The concept of Bravery has been corrupted as the armed rifles were invented” Köroğlu was also a bandit rebelled against the local Authority of his time (Let's say Sherif of Bolu one might say) whom blinded Köroğlu’s Father because The Sherif did not like the horse he picked for him.

Guns are major problems in modern society it makes conflicts resolve in many undesirable unpredictable ways. I mean, who wants to get shot and killed by a guy  can easily be beaten the shit out of him. That is why I’m with Gun control. I’d like to attract your attention to number of news mentioning kids who were once bullied or outcasted @ their high school ended up gunning down their skool or classmates. Bullies getting gunned down by those once bullied.

Severe deformation of mouth area (due to the extensive number of punches received during a conflict) can also cause temporary speech impairment as well as a gun barrel between your teeth. That is why no one should try to resolve any form of conflict with guns or any form of violence. Any act of violence is necessary should take place between two consenting adults without audience preferably isolated from audience. But that is all bullshit that was inspired tom by Tyler Durden.

People always ask me If knew Tyler Durden

Media_http2bpblogspot_ujeat

I’ve known Tyler Durden for years now but i’ve just started to appreciate the guy. Although I’ve known the guy as late as the movie came out I did not mention him for obvious reasons. I feel like i need to clear it out at least once for those dumb-asses that has no clue what I’m talking ‘bout. First rule of Fight Club is “U do not not (f_ckin’ way!) talk about Fight Club.

Media_httptwittercism_mtvqk
Tyler Durden is a wise individual.One might easyly nominate him prophet of . 20th century. In a world where consumption is the new king he’s stands in the position of White Gandalf in the movie 2 Towers from the Lord of The Rings Trilogy.

By the way secrew those “content is the new king” bullshitters. I’ve been writing in this frackkin blog for over 2 years now and inspite of that all that great content I created (that is in great dispute by the way), The highest ranking post is on the definition of Foreplay.

This particular post on the definition of Foreplay is in Turkish so one might come with the idea that Turks do not even know the concept of Foreplay. Considering the number of Google traffic this particular post generates in the blog this particular claim might actually be based upon a fact.

To put it in a different perspective; we take sex so seriously that we do not dispute on the subject of sex with foreplay, cuddling and etc. We just screw anything comes along. As the definition of Karma is (a bitch) “What goes around Comes Around” if one screws enough number of people eventually ends up screwing himself which is the ultimate goal in this concept.

Now since I’ve re-discovered Tyler Durden again after all those years, Let’s see “What Would Tyler Durden Do” to my blog.

Tyler Durden is like a good luck charm. The guy whose name shall not be mentioned played the role of Tyler Durden has been banging Angelina Jolie for years now. The guy who played Gandalf in LOTR Trilogy is on the other hand has never been claimed to bang anything. (He is gay by tha way Gandalf). Although the actor mentioned above was banging and was once married to Jennifer Aniston long before Jolie but I’ll not hold this againist Tyler Durden’s Goodluck Charm.

Tyler Durden is a Phylosopher on Human Behaviors today. He has long before discovered than I that, "It is a whole world based upon consumption of resources by men. There are millions of methods and systems structurally specifically designed to motivate men to use their life sources consume. If not carefully managed consumption supported by debt leads to life time slavery."

Now what was the question again? Oh yeah If I knew Tyler Durden. Yes I know Tyler Durden for years but Tyler Durden Dawned on me ten years after I’ve met him.

Let’s see what will Tyler Durden Inspire me next with?

---- 
Sent using a Sony Ericsson mobile phone

Cem Garipoğlu Teslim Oldu ! bir garip hikaye

Hayyam Garipoğlu’nun yeğeni, Cem Garipoğlu Münevver Karabulut’u öldürdükten sonra başını gövdesinden ayırmakla ve etilerde bir çöp kutusuna atmakla suçlanıyor.

İdeal hukuk devletinde bir insan aksi ispat edilene kadar masumdur diye kabul edilir. Bu durumda kendisinin masum olduğunu kabul etmemiz gerekir.

Davaya bakan Türkiye Cumhuriyeti Savcıları ve kolluk kuvvetleri vahşice bir cinayete kurban giden Münevver Karabulut’un elinden alınan yaşam hakkının takipçisi olmak zorunda.

Öncelikle cinayet ile ilgili delilleri toplamalı ve delillerin incelenmesi üzerinden tespit edilen zanlılara ulaşabilmeleri gerekir.

Medyadan takip ettiğimiz kadarıyla, deliller Kurban’ın zanlı ile görüştükleri ve bir iletişim içinde olduklarını gösteriyor. Zanlılın evinde yapılan incelemede ve cinayetin orada işlendiğine ait çeşitli deliller bulunmuş. Zanlının cinayet günü yapı marketten testere satın aldığına ait görüntüler var. Zanlı bugüne kadar ele geçirilememişti.

Adli Tıp kurumunda kurban’ın üzerinde otopsi çalışması yapılırken uygulamada protokol hatası yapıldı ve bunun neticesinde yanlış bilgilendirme yapıldı. Bu kadar süredir firari durumdaki zanlı Bakırköy Ömür civarlarında evet istanbul il sınırları içersinde Polise Teslim edildi.

Şimdi elimde olan bu kadar verinin ışığında kafamda bir kaç soru belirdi?

Kimdi bu Hayyam Garipoğlu?
Zanlı madem istanbuldaydı da bu kadar geçen süre içersinde Polis nasıl oldu da bulamadı?

Adli Tıp tarafından yapılan incelemede neler oldu da Adli Tıp kurumunun ürettiği raporlar bir anda şaibe altında kaldı? Gazete eklerinde yazı yazarken teorik uygulamalardan bahsetmek ile pratik arasında fark nedir?

Zanlı suçlu bulunursa ve namus için işledim namus cinayetidir bu derse indirim alır mı?

Normal psikolojisi olan bir insan böyle bir suç işleyemez dolayısı ile bu suçu gerçekleştiren kişi aşırı derece de sorunlu bir kişidir diyebilirim. Böylesine sorunlu bir kişinin hayata devam etmesine, üremesine, evlat edinmesine hatta başka insanlar ile iletişime geçmesine izin vermek bu davranışın gelecekte tekrar etmesine imkan vermek anlamına gelmez mi ?

Inspiration For All

And God Created Women. Later on it looked down to his own creation and said "I can do much better than that" and created Megan Fox

Haziran Gecesi Gündüzü Gündemi

 

Haftasonu Formula 1 Türkiye yarışları tamamlandı. Global kriz ülkemizin iş bilmezliği nedeniyle her geçen yıl biraz daha seyircisinin kaybedeb yarışma önümüzdeki sene koşulur mu belli değil doğrusu.  Bu seneki F1 yarışlarının ünlü seyircilerinin arasında öne çıkan  eski züper modellerden Naomi Campbell'dı. Milyarder Rus Sevgilisi ile yarışmaları seyretmeye gelen eski süper model öne çıkıyorsa organizasyonun vehameti ne durumlarda siz düşünün artık. 

Naomi Campbell yarışların ardından AKP genel başkanı'nın eşi Emine Erdoğan görüşmüş. Görüşme sırasında Emine Erdoğan himayesinde yürütülen Filistin için El ele kampanyası hakkında konuşmuşlar. Görüşme ile ilgili birbirinden komik yorumlara açık fotoraflar çekilmiş. 


Rahmetli Öztürk Serengil'in bir lafı vardır. Keller her _ötü eller diye. Kellik Testastaron fazlasının işareti olduğu söyleniyor günümüzde. Öte yandan Öztürk Serengil bunu daha basite indirgemiş halka indirmiş. Yalan da değil buarada rahmetli gerçekten çapkın bir insan olarak tanınırdır.

Media_httpwwwhurriyet_enize
Bütün bu telkinlere rağmen erkekler için saç sahibi olmak erkekler için önemli bir kozmetik unsur.  Kozmetik ve kostüm söz konusu olduğunda  heteroseksüel bir erkeğin önündeki tercihler gerçekten sınırlı.

Ayakkabı tercihinde  temel modeller arasında küçük dekoratif nüanslar arasında dans edebiliyorsunuz. Kıyafet ise şort kot takım elbise, gömlek t-shirt  sınırlı alternatifler içersinde oluyorsunuz.

Şu sıralar evlilik hazırlıkları var o sebepten biliyorum evlenirken takılar gelinde. Evlenirken  tektaş, 5 taş, tamtur yarım tur 5'i bir yerde gibi kavramlar konuşulurken damata ayıptır söylemesi bir kol saati takıp aradan çıkıveriyorlar. Haa bu arada gelinbaşı denilen bir olay da var onu da damata kaçırıyorlar. Ama konumuz evliliğin adaletsizliği değil erkeklerin kozmetik endişeleri arasında yer alan saç durumu.

Este World yaz ayına özel saç ekiminde fiyatları indirmiş hürriyet gazetesi de bunu haber yapmış. Kelseniz bu sizi rahatsız ediyorsa uğranması gereken yer Este World.

Şirket yetkililleri kampanya ile ilgil pazarlama konusunda yaptıkları açıklamalar burada. "Saç ekimi yaptıktan 20 gün sonra rahatlıkla denize girilebilir. Ayrıca
yazın güneşli havalarda vücudumuz çok daha fazla mutluluk hormonu
salgılıyor. Bu da yeni saçların daha hızlı çıkmasına ve daha hızlı
iyileşmesine sebebiyet veriyor. Kampanyamızda “Başınıza güneş geçmesin”
sloganını kullandık. Tabi ki saçlı biriyle hiç saçı olmayan birinin
güneşten etkilenmesi aynı oranda olmaz”

Bir erkek için Kel olmak'dan daha kötü ne olabilir Esra Ceyhan ile evli olmak mesela. Allahtan bu dünyada çekilen her acının bir mükafatı olduğunu biliyoruz. Üstelik Esra Ceyhan'ın eşi bu mükafatını bu dünyadayken almış. Adam Karısından boşanmış.....