- Posts tagged Kötü
- Explore Kötü on posterous
Valkyrie Filmi Hakkında İleri Geri Yorumlarım
2008 Yapımı Valkyrie adlı filmi bir arkadaşım tavsiye etmiş. Filmin yönetmenini sevmeme rağmen, kesinikle katılmıyorum. Valkyrie'yi katmazsak dahi filmin yönetmeni Brian Singer'ın son filmleri'nin performansı beni hayal kırıklığına uğratmış olsa da kendisine inancım kaybolmamıştır. Garip isimli hint asıllı Amerikalı dahi yönetmen Shyamalan ise bu hakkını bir çok defa kullanıp filmerinde saçmalayarak tamamen kaybetmiştir.Kim başarısızlıkla sonuçlandığı bilinen bir suikast teşebbüsü'nün ardındaki organizasyonu iki saat boyunca seyreder ki? Oldu olacak filme girerken bir de keçi boynuzu alın iki saat boyunca başarısızlıkla sonuçlanacak bir komplo olan Valkyrie operasyonunu seyrederken bir gram şeker için kemirip dişlerinizi telef ederek bir taşla iki kuş vurmuş bir dişçiyi de zengin etmiş olursunuz.Sınırsız sorunlu Scientologist tarikatı vitrin ürünlerinden ünlü aktör Tom Cruise'ı bir göz bandı ve eksik parmaklı vatansever Alman olarak seyretmek tatlı bir haz verse de yinede başarısız komplolar iki saatlik sinema filmleri olarak beyaz ekranı işgal etmeyi haketmediklerine inanıyorum.Onun yerine Ikinci Dünya klasiklerinden bir çok film var oturup onları seyredelim daha iyi. İkinci dünya savaşı ile ilgili olmasa da içinde Valkyrie geçen bir klasik savaş filmi olarak aklıma gelen film Apocalypse Now'dır . Filmin hem çekimi sırasında yaşanan olaylar hem başrol oyuncuları hemde kendisi sinema tarihine geçmiş olağanüstü bir yapımdır. Yönetmeni olduğu bu film Francis Ford Copolla'nın neredeyse iflasına sebep olmuştur.Arka fonda Wagner'in eseri olan Ride of the Valkyries'in çaldığı helikopter saldırısı sahnesi ve ötesi mutlaka görülesidir.
13032007- Travmatik bir gün
Garip bir gün hava yine kapalı ve yağmurluydu ben yine yataktan çıkmakta ızdırap çektim. Tamı tamına 1 saat 40 dakika uyanıp evden dışarı çıkmam arasında geçen süre oldu. Hatta bir ara öyle kötüydüm ki kesin kötü bir şey olacak gibi bir hisse kapılmıştım.
Balık hafızamın yardımı ile evden çıkmadan açıp kafama diktigim soda ile bu endişelerimi geride bırakıp arama bindim.
Yolculuk herzamanki trafik içersinde kazasız belasız gerçekleşti. Hatta uyanmak için kendime bir adet tall günün kahvesi aldım ve ofis katına doğru ilerledim.
Birşeylerin tuhaf başladığını saat 10:00 daki toplantıyı 10:30 gibi hatırlamamdan anlamalıydım ama anlamadım. 10:00 a kadar departman içersinde bir toplantının ardından 3. kat toplantı salonuna inip toplantı katılımcılarını beklemeye başladım. 3 Kişi beraberce başladık toplantıya 4. kişi ki kendisine toplantının 10:30 da olduğunu ben yanlış bildirmiş olmama rağmen makul bir gecikme ile katıldı toplantıya. Konuların üzerinden seri bir şekilde geçtik.
Ama daha detaylı devam etmeden önce size benim kalemlerimden bahsetmek istiyorum. 2 tip kalemim var bunlar konusunda malesef biraz saplantılıyım. Mesela Noki Marka Kalın gövdeli 07 Kalem benim için o kadar önemli ki; aynı kalemden tam 4 tane var. Iki tane ile başlamıştım ancak kalemlerden biri bozulunca ruhen bir rahatsızlık hissedip kendime 3 tane daha aynı kalemden tedarik ediverdim.
Bir de Pilot Kalemin V pen modeli var. Esasen plastik Disposable bir dolma kalem, yazarken verdiği his ve mürekkebi bittikten sonra kartuş takibi yapmamanın verdiği özgürlük duygusu yani ortada yatan bir ölü yatırım olmaması büyük bir keyif veriyordu.
Bu bu gün'e kadar böyle devam etti bu gün toplantıda toplantının enerjisi ile kalemin kapağını açarken kalemin ucunun elimden fırmalası ve yanımda oturan katılımcının üzerine mürekkep serpiştirmem benim bittiğim andı. Aslında o andan itibaren ben toxic şoka girmiştim ve toplantı benim için en azından bitmişti çünkü adama ne zaman dönsem gömlek cebinin sağ alt köşesinde o siyah mürekkep noktası gözümün içinde bir ağrı gibi beynme saplanıyor idi. Toplantı bir şekilde neticelendi ancak o gün içersinde yaşadıklarım hakkında net bir hatıram olmaması ilginç geliyor bana.
Balık hafızamın yardımı ile evden çıkmadan açıp kafama diktigim soda ile bu endişelerimi geride bırakıp arama bindim.
Yolculuk herzamanki trafik içersinde kazasız belasız gerçekleşti. Hatta uyanmak için kendime bir adet tall günün kahvesi aldım ve ofis katına doğru ilerledim.
Birşeylerin tuhaf başladığını saat 10:00 daki toplantıyı 10:30 gibi hatırlamamdan anlamalıydım ama anlamadım. 10:00 a kadar departman içersinde bir toplantının ardından 3. kat toplantı salonuna inip toplantı katılımcılarını beklemeye başladım. 3 Kişi beraberce başladık toplantıya 4. kişi ki kendisine toplantının 10:30 da olduğunu ben yanlış bildirmiş olmama rağmen makul bir gecikme ile katıldı toplantıya. Konuların üzerinden seri bir şekilde geçtik.
Ama daha detaylı devam etmeden önce size benim kalemlerimden bahsetmek istiyorum. 2 tip kalemim var bunlar konusunda malesef biraz saplantılıyım. Mesela Noki Marka Kalın gövdeli 07 Kalem benim için o kadar önemli ki; aynı kalemden tam 4 tane var. Iki tane ile başlamıştım ancak kalemlerden biri bozulunca ruhen bir rahatsızlık hissedip kendime 3 tane daha aynı kalemden tedarik ediverdim.
Bir de Pilot Kalemin V pen modeli var. Esasen plastik Disposable bir dolma kalem, yazarken verdiği his ve mürekkebi bittikten sonra kartuş takibi yapmamanın verdiği özgürlük duygusu yani ortada yatan bir ölü yatırım olmaması büyük bir keyif veriyordu.
Bu bu gün'e kadar böyle devam etti bu gün toplantıda toplantının enerjisi ile kalemin kapağını açarken kalemin ucunun elimden fırmalası ve yanımda oturan katılımcının üzerine mürekkep serpiştirmem benim bittiğim andı. Aslında o andan itibaren ben toxic şoka girmiştim ve toplantı benim için en azından bitmişti çünkü adama ne zaman dönsem gömlek cebinin sağ alt köşesinde o siyah mürekkep noktası gözümün içinde bir ağrı gibi beynme saplanıyor idi. Toplantı bir şekilde neticelendi ancak o gün içersinde yaşadıklarım hakkında net bir hatıram olmaması ilginç geliyor bana.
Ghost Rider
Filmi henüz seyrettiniz mi bilmiyorum. Süper kahramanların beyaz perdeye aktarımının tamamen arkasında olan biri olarak şunu söyleyebilirim ki. Francis Ford Copolla 'nın sala bakışlı Taşıma su ile degirmenlerin de dönebileceginin kanıtı olan Nicholas Cage olabilecegi en son şey bir kahraman. Özellikle tepesindeki eksilen alana yapılan saç eklemeleri gerçekten başarısız. Eğer ben gidip de Brian Singer'ın Superman'ini seyretmediysem bu filme 5 dakika bile ayırmam sinema dünyasındave çizgi roman dünyasına ihanet gibi olur heralde. O kadar harcanan emeğe ve paraya yazık derim. Eminim bu senaryoyu franchise yapmayı planlayan firmada da nasıl bir b_ka oturduğunun farkına varmıştır.
Beni asıl üzen Cage'in 1995 Yılımda Leaving Las Vegas adlı filmde oscar'a layık görülmesidir. Bir insanın Alkolik rolünü çok gerçekçi oynaması (ki bu kusmak yubvarlanmak ve fahişeler ile empati içersinde olmayı içeriyor) heykelciğe hak kazanmasını gerektirmediğine inanıyorum.
Amman ne hali varsa görsün. Kötü Film kötü ve çirkin aktör ve kesinlikle benim için çok itici bir aktirist. Eva Mendes'i 2005 yılında Hitch (Aşk Doktoru) filminde ilk dikkatimi çektiğinden beri itici bulmaktayım. işte bana bir sebep daha.
Beni asıl üzen Cage'in 1995 Yılımda Leaving Las Vegas adlı filmde oscar'a layık görülmesidir. Bir insanın Alkolik rolünü çok gerçekçi oynaması (ki bu kusmak yubvarlanmak ve fahişeler ile empati içersinde olmayı içeriyor) heykelciğe hak kazanmasını gerektirmediğine inanıyorum.
Amman ne hali varsa görsün. Kötü Film kötü ve çirkin aktör ve kesinlikle benim için çok itici bir aktirist. Eva Mendes'i 2005 yılında Hitch (Aşk Doktoru) filminde ilk dikkatimi çektiğinden beri itici bulmaktayım. işte bana bir sebep daha.

