Bir devrin sonuna daha gelindi - Fidel Castro Emekli Oldu

Media_httpbp2bloggerc_qrebc
Yirminci yüzyıla imzasını atmış devlet adamları arasında yerini kimsenin inkar edemeyeceği Fidel Castro (81) yaptığı açıklamada Küba devlet başkanlığı ve başkomutanlık görevine geri dönmeyeceğini söyledi.

49 yıllık iktidarı boyunca Amerikaya karşı taviz vermeyen boyun eğmeyen tutumu ile tüm dünya tarafından taktir, kıskançlık ve imrenerek izlenenen Castro'nun görevlerini 2006 yılından bu güne sağlık nedenleriyle kardeşi Raul Castro (76) devralmıştı..

"Castro ölmeden küba'yı ziyaret etmeli" geyiğini bilirsiniz. Sanırım geri sayım başlamış durumda. Aranızda Castro ölmeden Kübayı ziyaret etmek niyetinde olanlar varsa acele etsin. Geri sayım başladı üstelik yerine geçen diğer Castro'nun da yaşı Fidel'e kıyasla genç olsa da pek genç olduğu söylenemez. değil.

Rastgele bir düşünce: Benim gibi Atatürk 57 yaşında vefaat etmeseydi ne olurdu diye merak edenler varsa Küba bu soruya cevap verecek güzel bir simulasyon olurdu heralde. Malum adam Amerikanın bir eyaleti olmak üzere olan adayı herşeye rağmen bağımsız bir ülke haline getirdi. Yıllar Çok zengin değil ama kesinlikle bir duruşu olan ve üzerine kurulduğu prensiplerden ödün vermeyen bir ülke.

Peki Castro'nun bu uzun ömrünün sırrını merak eden oldu mu ? Biliyor olabilirsiniz belki Küba Tıp alanında oldukça büyük ilerlemeler kaydetmiş bir ülke. Tıp turizmi nedeniyle ciddi bir geliri var. Adamlar Castro'nun ömrüne bu becerilerini kullanarak resmen ömür kattılar.

Biz Atatürkü Türk tabiplerine emanet ettik ama olmadı işte.

Oliver Stone'nun Fidel Castro ile tanışması ile ilgili bir dökumanter var Commandante göz atmakta fayda var.

Şifa niyetine

<style type="text/css">.flickr-photo { }.flickr-frame { float: right; text-align: center; margin-left: 15px; margin-bottom: 15px; }.flickr-caption { font-size: 0.8em; margin-top: 0px; }</style>
Media_httpfarm1static_ewawd

sicko-poster-425,
originally uploaded by Donnyph.
Dün öğle yemeğinin mütakip Schlotzky's de kahve içmeye gittik. Lokasyon itibari sakat bir yer seçmişim kahve içmeye süresi boyunca hava akımına maruz kalınca farketmeden hastalığa kucak açtım.
Önce ensemde boyun çevremde bir ağrıile başlayıp vücudumda bir kırıklık ile başladı. Akşamüstü ümraniyede toplantı vardı kısa bir toplantının ardında eve gidip kendime bir adet Tylohot hazırladım üzerimdekileri değiştirip tylohot elimde oturdum. Doğal olarak Tylohot arkasından baygınlık olarak değerlemdirilecek şekilde uyuya kalmışım.
Uzun lafın kısası 36 yaşında yanlız yaşıyan bir insan evladı olarak hastalanınca ne yapacağıma dair en ufak bir fikrim yok. İlaç stoklarım ise benical Cold ve Tylohot ile sınırlı. Şöyle söyliyeyim uzn rahatsı ve terli bir geceydi. Bir laf vardır "Olmaya cihanda devlet bir nefes sihhat gibi" ha onu bileydim.
Gelelim Resim olayına Micheal Moore 2007 tarihli filmi Sicko'yu duydunuz mu? Muhalif Yönetmen Amerikan sağlık sistemindeki aksaklıkları anlattığı son filmi ile yine dikkatleri üzerine çekecek gibi gözüküyor. Amerikan Hükümeti tarafından Kübaya uygulanan ambargoyu kırdığı gerekçesi ile federal hükümet tarafından ifadesi ve konu ile ilgili evrakları istenen yönetmen filminin işlenmemiş son halini hemen yurt dışına göndermiş böylelikle el koyulması ihtimalini ortadan kaldırmış. Soruşturmaya neden olan olay ise Micheal Moore ve bir grup hasta Amerikalı Ülke sınırları içersinde mevcut en iyi sağlık sisteminin bulunduğu Guantanamo Bay deniz üssüne getirip tedavi ettirmeye çalışmış ancak bu talepleri reddedilince Yolda Kübaya uğrayıp bu kişilerin tedavilerini yaptırmış.
Ilginçtir House dizisinin salı günü yayınlanan sezon finalinin konusu ise Küba'dan kaçıp Amerikaya tedavi olmaya gelen bir çiftin hikayesini anlatıyor. Bush Hükümetinin sıkı bir destekçisi olan Fox kanalı senaryolara da müdahale etmeye başladı mı ? acaba diye bir soru geliyor aklına insanın.

Hasta Siempre - Sonsuza Kadar

<style type="text/css">flickr-photo { }.flickr-frame { float: right; text-align: center; margin-left: 15px; margin-bottom: 15px; }.flickr-caption { font-size: 0.8em; margin-top: 0px; }</style>
Media_httpbp2bloggerc_joxln

DSC00814 - Cuba 2005 - Havana,
originally uploaded by Nigel Smith.
Havana , Küba
Bu konu söz konusu olunca kalbimin bir kuş gibi çarptığını hissediyorum. Küçük bir çocuk iken Neverland vardı. Hatta itiraf ediyorum yabancılar tarafından cüssem den dolayı adam yerine konulduğum fakat hala bir çocuk olgunlugunda oldugum teenage dönemlerimde; ki bu dönemleryoğun bir şekilde odama kapanıp müzik dinlemek ve daydreaming gibi aktiviteler içeriyordu. İçimde bir şeylerin pır pır etmesine neden olurdu.
Burda konudan biraz uzaklaşmış olacağım ancak Steven Spielberg tarafından 1991 yılında çevrilmiş Hook filmi söz konusu mekanı ilk ve en görsel şekilde canlandırmış film olmasından dolayı bana saadet vermiş bir filmdir. Genelde şu yaşıma rağmen "I'm still a sucker for Peter Pan Stories" diye bir yorumda bulunsam yalan olmayacaktır. "Büyümeyi red etsen bile sana uygun bir yer mutlaka olacaktır" temasına da kapılmış olabilirim kim bilir.
Küba Havana da böyle bir yer benim için. Büyüdükten sonra dertlerimden kaçıp yeryüzünde cenneti bulabileceğim bir mekan gibi geliyor bana. Tatlı ve derinden kendine çağıran bir deniz kızı gibi. Mitolojide ki Deniz kızları Hans Christian Andersen'in hikayesinde minik deniz kızı gibi bilinmezler. Denizcilerin akıllarını şarkıları ile başlarından alırlar ve gemiyi terkedip kendilerine yüzdürüler. Daha sonra ise onları denizin derinliklerine çekip öldürürler. Bana yapılan bu çağrıya kapılıp gitsem sonum ne olur merak içindeyim. İşin kötüsü çağrı yıllar geçt,ikçe çoğalırken Fidel Castro'nun sağlık durumunun kötüye gitmesi ile zayıflamaya başladı. Korkarım 2007 Şubat ayına gelmeden Castro ölecek ve Kübanın çığlıkları okyanusun bu tarafına geçmez olacak. Önce Çığlıklar kaybolacak sonra ben mutsuz bir insan olarak yaşamıma devam edecegim. Nefes alacağım , nefesimi verecegim ve bunu yapmak için kendimi zorlayacağım. NAsıl depresifr oldu bu konu ama değil mi ?
Şaka Şaka . Puro, Cuba, Habana , Buena vista Social Club, Chan Chan ve Cuba Libre nin etkileri bunlar. Tabi Coldplay Clocks (Buena Visa S.C. Versiyonu)'u çok dinlememin modumdaki etkiside olabilir. Bu konu üzerine bana ilham gelir ara sıra yazmadan duramam bir türlü. Castro Konusuna gelince allah gecinden versin.

Kübada Yaşam - Güncel Bir haber üzerine.....

Media_httpwwwklausmue_xfzra
Çok yaşayan Kübalılar'ın "sırrı" çözüldü: Az alkol kullanımı, çok kahve-puro tüketimi ve seks
from NetGazete.com
Küba'da yapılan bir araştırma, uzun yıllar yaşayan Kübalıların sırrının, düzenli yaşam, az alkol kullanımı, çok kahve-puro tüketimi ve seks olduğunu ortaya koydu. Ülkede yaşam süresinin rekor düzeyde olduğu Villa Clara bölgesinde Doktor Nancy Nepomucemo liderliğinde yapılan araştırmaya, 100 yaşına ulaşmış 54 kişi katıldı. Katılımcıların çoğunun zihinsel faaliyetlerinin yerinde olması ve ağır işlerine devam etmeleri araştırmacıları şaşırttı.
Her gün Küba hakkında öyle efsaneler duyuyoruz ki. Arkadaş grubu içersinde biri Küba Lafını açtığı anda gaza gelip gitme kararı alınıveriyor ama organizasyona kimse başlamıyor. Castro ölmeden önce gitmek lazım lafı herkezin ağzında. Castro da malesef her geçen gün biraz daha kaçınılmaz sona doğru yaklaşıyor. Ülkedeki gelişmiş Tıbbi araştırmalar ve doktorlar bu sürenin uzamasını sağlar diye umuyorduk ki; bu haber içimize su serpti. Daha uzun sağlıklı ömürden bizim de payımızı alabilmek için tez zamanda Kübaya gidip bu güzel ülkenin bizim ömrümüzü uzatmak için gerekli olan fasilitelerinden faydalanmak gerekiyor.

Birçok insan gibi Küba değince benimde aklıma gelenlerin başında Buena Vista Social Club geliyor. Belgesel niteliğindeki film sinemalara vede DVD lere çıktığında bu uzak ülkede bulunan Büyük müzik insanlarının dramatik mütevazi hayat hikayelerini kendi şarkıları ve müzikleri ile dinleyerek seyrettik. Buena Vista Social Club kahramanlarından bir özellikle tanesinin hikayesi beni derinden etkilemişti.
Ruben Gonzales 1919 doğumlu bu büyük piyanist hem Tıp hem Classic müzik okuyarak kendine gündüzleri doktor geceleri de piyanist olmak gibi iki zorlu mesleği aynı anda seçmişti. Bu zorlu tempoya 22 yaşında tamamen müziğe konsantre olabilmek amacı ile son verdi. 1940 dan sonra Küba müziğinin öncülerinden biri olarak devam ediyordu hayatına. On yıl kadar sonra Panama ve Arjantine gitmiş burdaki yerele tango müzisyenleri ile çalarken onların ritmik etkilerini de benimseyerek kendine has özel stilini geliştirmesine yardımıcı olmuştu. 1960 yılında kübaya dönerek Enrique Jorrin'in orkestrasına katıldı ve cha-cha-cha nın yaratılmasında ismi geçen insanların arasında yerini aldı. 1959 yılında Castro'nun yönetimi ele geçirmesini çok kısa bir sürede Ülke içinde bulunan ve çoğunluğunun Büyük amerikan şirketleri mülkiyetinde olan bütün varlıklar millileştirdi. Bunun sonucunda 40 yılı aşkın bir süredir devam eden Amerikan Ambargosu başlatılmış oldu. Bu süre içersinde müzisyenlerde büyük amerikan hotelleri içindeğil ama ambargo altında faaliyet gösteren devlet için çalışır duruma geldiler. Filmdede kendisini bir bale okulunda pratik yapmak için minik öğrencilere piano çalarken görüyoruz. Buena Vista Social Club ile geç yaşta gelen şöhreti yakalayıp bir çeşitli albümlerde ve dünya çapında performanslarda yer aldı 2003 yılında 84 yaşında hayata gözlerini yumdu. Toton ihtiyarın masal gibi müziğini artık sadece kayıtlarından dinleyebiliyoruz.
Buena Vista Social Club deyince Ibrahim Ferrer'in "Dos Gardenias" adlı şarkısını pas geçemiyor insan. Ne yazıkki bu şarkının Sertab gibi bir harikulade sesi olan sanatçı tarafından katledildiğine şahit olduk. "Ferhan Şensoy"'un "Şans Kapıyı Çalınca" Ferhantik komedisinin film müziklerinde yer alan bu şarkı gerçekten çok büyük bir kayıp olmuştur sertap için. Kesinlikle aceleye gelmiş bir seslendirmenin arkasından medya desteği ile biraz popülerlik yakalamış olmuşsa da Orjinalini dinlemediyseniz neden bahsettiğim hakkında en ufak birfikriniz yok demektir.
Küba dan bahsederken yine başka bir şarkıdan bahsedecegim. "Historia De Un amor" Ferzan Özpetek'in KarşıPencere adlı filminin film müziklerinde geçmişten yansıyan aykırı bir aşk hikayesini anlatan bu filmin müziği benim kafamda Tepesinde dev bir pervane dönen ahşap zemini ve masif masaları ve barı bulunan kocaman beyaz hasır şapka giymiş keten takım içersinde bir adam görüntüsünü canlandırır. Mr and Mrs. Smith de Pitt ve Jolie'nin tanıştığı güney Amerika barı tam olarak gözünüzde canlandırmayı başarır sanırım.
Bir gazete haberi insana neler hakkında düşündür diye merak ediyorsanı olay budur.....
Bu yazının Ana fikri az alkol kahve püro ve sex sizi zamanda çok ileri götürür. Hele Kübadaysanız daha bir ileri götürür.
Motto nedir o zaman? Her zaman daha ileri daha güzele. Kübaya yani.
:))