Treni beklerken

Media_httpbp2bloggerc_vsbyi
Çocukluğumun geçtiği mahalle tren yolu ile fenerbahçe stadının arasında sıkışmış 3 katlı bahçeli apartmanların olduğu minik bir banliyö havasını andırır. Bu nedenle minyatür/ oyuncak elektirikli trenle ile oynayan çocukları hiç kıskanmadım çünkü çok küçük yaştan itibaren gerçek tren yolunda ve gerçek trenlerle oynuyorduk. Aileler daha belediye otobüsü kullanmak için çok küçük olduğumuzu düşünürken biz kızıltoprak bostancı arasında kaçak tren yolculuğu yapıyorduk. Bu sebepten trenlerin o minyatür örnekleri kadar sevimli olmadıklarını bilirdim.

Belki bir dönem o minik trenlere benim oynadığım trenlerin neden bu kadar sempatik sirin olduğunu merak etmişimdir. Çocukluğumuzda ortalıkta bu kadar çok araba olmadığından mahallemizdeki aileler çocukların araba altında kalmalarından çok tren altında kalmalarından korkarlardı. Sokağın trafiği maç günleri hariç pek de fazla olmazdı. Zaten o zaman da bu kadar fenerbahçeli yoktu ortalıkta. :)

Söğütlüçeşme tren istasyonu yapılırken çakılan kazıkların gürültüsünü bazı durumlarda evlerin sarsıldığını bile hatırlarım. Bu dönemde elektirik kesintilerine pek sık rastlanıyor olmasına rağmen şantiye nedeniyle bizim mahallede elektirikler kesilmezdi. (Aynı faza bağlıydık. )

Trenler kirli süratli dev demir yığınları olarak hafızamda yer etmiştir. Ama günümüzde var olan genel görüşün aksine hiç bir zaman şimdiki gibi riskli can güvenliği olmayan bir seyehat aracı olmadı. Gerçek trenler ile oynarken dikkat etmek gereken en önemli konu trenin hattının yani raylarının üzerinde durmamak gerekir. Eğer burda vakit geçirmek gerekiyorsa bu vakti çok kısa tutmak yaşamsal önem taşımaktadır.

Tıpkı öfkeli kadınların gözünün önünde çok uzun süre bulunmamak gerektiği gibi. Bu nedenle mutlu bir beraberliğin bir erkek için en önemli sırrı beraber olduğu kadının öfkesini uzun sürmesine engel olucak önlemler almaktır zira; beraber olduğunuz kadının uzun süre öfkeli kalmasına göz yummak tren raylarının üzerinde öğlen uykusuna yatmaya benzer. Asla uyanmayabilirsiniz.

---- 
Sent using a Sony Ericsson mobile phone

Bir küçük Fabl

Media_httpbp1bloggerc_mhrij
Hans Christian Andersen Ezop'dan Fabl denince akla gelen ilk edebiyatçılardan birisi. Ama şimdi okuyacağınız Fabl ikisine de ait değil malesef.

Yavru kutup ayısı sormuş ' Anne biz kutup ayısıyız degil mi?' Anne cevap teşhis evet yavrum. Yavru ayı sormaya devam eder. Babam, onun babası, babasının babası ve senin ataların da kutup ayısıydı öyle değil mi diye sormaya devam eder. Tüm bu sorulara da olumlu cevap aldıktan sonra Anne ayıdan söylene söylene uzaklaşır. "O zaman niye donuyorum anasini satiiim" diye . Benim ki de benzer hikaye kış geldi her sabah kalkmak , evden çıkmak işe gitmek zaten kolay değil bir de bunları çivi gibi havada yapmak tam ızdırap. Kış geldi ve her sabah hatırlatıyor kendini bana.

---- 
Sent using a Sony Ericsson mobile phone

Zencefil'e neler oldu?

Media_httpbp1bloggerc_fojej
Ginger, zencefil hayatımızda bir çok yerde karşımıza çıkıyor. Bir çoğumuz gazoz denilen meşrubat ile farkında olmadan hayatımıza soktu. Yemek tercihlerini uzak doğu mutfağına özellikle sushi ye yöneltenler kendisini servis yapılan garnitür olarak da tanırlar. Ben sushi de basit tercihleri olan bir insanım. Sağlam bir soya soru ve wasabi kombinasyonu yeterli olur benim için.

Günümüzde sushi kaliforniya mutfağının da katkıları ile şekilli servis edilen çiğ balık veya deniz ürünleri olmaktan çıkmış yosunla özel işlemiş pirinç arasına egzotik meyve ve baharatlar ile sıkıştırılmış deniz ürünlerine geçmiştir. Bu sebepten "çiğ balık yemem" gibi bir mazeret etkinliğini kaybetmiştir.

Bundan uzun (ama çok uzun degil zira o zaman da George W. Bush Amerika birleşik devletleri başkanıydı...) yıllar önce bütün dunyada sansasyon yaratacağı iddia edilen bir ürün geliştirildiğine dair basın bültenleri ile karşımıza çıktılar. Ürünle ilgili detaylar bir devlet sırrı edasıyla saklı tutulurken bu sansasyonel ürünün şehirlerin planlanmasında etkin olacağından bahsedildi.

Bu harikulade ürünün isimlerinden biri de zencefildi. Anlata anlata biritemedikleri bu zencefil potansyiyel obez moronlar için dizayn edilmiş elektirikli scooterdı. Pasif jimnastik aletleri gibi bir şey.

Pasif jimnastik, mevcut kullanım amaçları düşünüldüğünde çok zavallı bir alet gelebilir ancak bu aletleri ilk tasarım sebebi felçli insanların kas yapılarının muhafaza edilmesi gibi asil amaçlar. hedeflemiş olsa dahi bu pazarda yeterince talep olmayınca ufak modifikasyonlar ile zengin tembel kokoşlara egzersiz imkanı tanıyan mucize alet olarak piyasaya tekrar sunuldu.

Nerde kalmıştık potansiyel obez moronlar için kişisel hareket cihazı. Konunu üzerinden epey bir zaman geçti bahsedilen sansasyondan eser kalmadı. Ürünü ise bir kaç kurum aldı mesela AHL 'yi Tepe Akfen de apron ve havaalanı personeli için bir kaçtane almıştı ancak şu anda ne kadarı kullanılıyor bilemiyorum. Sonuç olarak ne kadar kötü bir ürün yaratmış olursanız olun ürün hakkında yeteri kadar yalan söyleyip yanlış beklentiler yaratırsanız belli bir satış miktarına ulaşmanız mümkün oluyor. Kulağımıza pazarlama prensibi olsun diyorum.

Şükretmek Gerek bu haftasonu

Media_httpbp0bloggerc_abdpd
Bu Perşembe, Cuma Amerika piyasaları kapalı. "Şükran Günü" Her yıl Kasım ayının 4. Perşembe günü ABD'de "Thanks Giving" tatili olarak bilinir.

Kasım ayının 4. Perşembesini takip eden Cuma ise "Black Friday" olarak adlandırılan Noel ve Yeni yıl alış veriş sezonunun başlangıcını sembolize eder.

Yeni yıl ve noel alışverişleri bu tarihten itibaren son güne kadar hız alarak devam eder.

Şükran günü aslında Amerika'da yerleşimi gerçekleştiren ilk göçmenlerin hasat mevsimininin sona ermesini kutladıkları bir çeşit törendir. Bu İnsanların medeni dünyadan tamamen uzakta ayrı bir kıta olmasından dolayı varlıklarını devam ettirebilmeleri tamamen yapılan hasatın başarısına dayanıyordu.

Tabi bu kutlamaları yaparken yakın cevredeki kızılderili kabileleri ile dostluk, kardeşlik kapsamında yiyeceklerin paylaşımı gibi bir ayine dönüşüvermiş.

Tıpkı Eski Mısır da Nehrin taşarak tarım alanlarının su ihtiyaçlarını gidermesi için yapılan festivaller gibi.

Bu tatil kapsamında pazar günü amerikalılar ailecek zengin masanın etrafında toplanır geride bıraktıkları bir seneye bakarak neler için şükretmeleri gerektiğini düşünüp bunu dile getirirler.

Neredeyse tüm bir gün süren bir ziyafet söz konusudur. Öncesinde günlerce yemekler pişirilir. Pazar günü ise bu yemekler mideye indirilirken Amerikan Futbolu seyredilir televizyonda.

Hindi "Şükran günü" sofrasının vazgeçilmez parçasıdır. Sofranın prestijli oluşu hindinin büyüklüğü ile direk bağlantılıdır. Aile reisi hindiyi keser ve masadakilere dağıtır. Hindi pişmesi uzun sürdüğü için pişene kadar bira ve muhtelif alkol tüketimi ile başta aile reislerinin ve diğer içki içebilen aile bireylerinin kafalar pek bir güzel olur. Güzel kafalar ile hindi kesmeye çalışan insanlar nedeni ile hastahanelerin acil servisleri de kesilme vakaları ile pek bir yogun olur.

Pek bir Amerikan özentisiydim bir zamanlar. Sonra genlerde bulunan sosyal demokratlık ağır basmaya başladı; sosyal devlet kavramı daha baskın olan Avrupa birliğine doğru bir kayma gerçekleşti.

Ama Örf adet aile ve bayram söz konusu olduğunda bizim Ülkemiz gibisi yok gerçekten. Aslına bakarsanız bu yıllar boyunca yaşandan krizlere felaketlere rağmen ayakta kalmamızın en büyük nedeni aile bağlarımız. Buna rağmen uzaklaşıyoruz birbirimizden. Kimse kalmadığında bize koşulsuz destek verecek insanları kaçırıyoruz kendimizden. Bir sonraki "sistem failiure" da reset tuşuna kim bakacak. Devlet baba değil heralde.

Şükretmeliyiz çünkü...... Son bir sene içersinde başınızdan geçenleri bir değerlendirin. Siz neye şükretmek isterdiniz????


Kasvetli Günler

Media_httpbp3bloggerc_penii
Pek çok Türk vatandaşı gibi pazar gününden beri keyifler pek bir kaçık.
Her gün her bir gazetede çarpışma sırasında Şehit olanlar hakkında ayrı bir dram var.

Gözlerim daha bir kolay "dolu dolu" oluyor bu günlerde. İçimde bir sürekli bir öfke var Haberi ilk duyduğum andan itibaren haysiyetli bir duruş bekliyorum hükümetten günler dakikalar geçiyor umutlarım azalıyor.

Bırakmışım referanduma üzülmeyi bir kenara ama içinde bulunduğumuz omurgasız duruşa düşürenlere kızıyorum.

Sekiz askerimiz kayıp ortada yok onların peşinden gidecek iradeyi bile gösteremiyoruz. Israil esir düşen askerleri için sorumlu olduğuna inandığının dünyayı başına yıkıyor kimse bir şey diyemiyor.

8 Asker. Vatan borcu için Anaları babaları tarafından davulla , şenlikle gururla, askere gönderilmiş bir yerlerde birilerinin evladı.

Onlar Vatan borçları için gitmişler askere peki bu Hükümet onlara hizmet için geldiği bu noktadan neden sahip çıkamıyor evlatlarına. Varlığının nedeninin bu insanlar olduğunun farkında değiller mi?

Allah Analara, Babalara, Haber alınamayan vatan evlatlarına kuvvet, yetkililere cesaret ve doğru harekette bulunacak irade versin.

Selamlaşmak nedir? Neden Selamlaşırız

Media_httpbp0bloggerc_quucf
Istatistiklere bakarken belirdi bu soru aklımda......

Tüm toplumların uyguladıkları en eski geleneklerden birisi bu. En ilkel çağlardan beri devam etmekte. Çok köklü eski ve bir o kadar basit bir temele dayanıyor.

Iki tarafın arasında herhangi bir selamlaşmanın olmaması taraflardan birinin diğerinin varlığına karşı tehtid oluşturuyor olarak yorumlanır. Selamlaşmayanlar arasında düşmanlık ve şiddet potansiyeli var demektir.

Bu sebepten bir mekan girildiğinde ortaya bir selam bırakılır. Böylelikle kişi hem barışçıl niyetle geldiğini ortamda bulunan diğer insanlara beyan etmiş olur hemde bırakılan selama verilen reaksiyonlardan kimlerin potansiyel tehtid olduğu hakkında bir fikir edinecektir.

Selamlaşmanın en temeli olan el sıkışmasının esasına bakılırsa bunu daha net bir şekilde görülür.

El sıkışma rutini bellidir. Iki taraf birbirine yaklaşır ve karşılıklı sağ eller kenetlenerek aşağı yukarı sallanır. Buna antropolojik olarak yaklaşılırsa (Ben antropoloji gördüm), ateşli silahların keşfinden önce birebir mücadelelerde kullanılan kama, kılıç ve benzeri silahların bu durumda kullanımına otomatik olarak sınırlama getirmiş olunuyor. Toplum içersinde sağ elini kullananların oranı çok yüksek olduğu için oldukça verimli bir çözüm olmuş. Bu şekilde taraflar karşısında bulunan kişileri yakından tartma değerlendirme imkanına kavuşurlar.

Dünya üzerinde her şey bir evrime tabidir selamlaşma da. Bu açıdan bakılırsa geçen yüzyıllar içersinde toplumda solakların oranı gittikçe artıyor ağrılaşan rekabet şartları insanoğlu rakiplerine karşı avantaj olarak solak becerilerini arttırıyorlar.

Binlerce inek var

Media_httpbp3bloggerc_xeiwu
Kamboçya'da yolun üzerinde durarak okumak kazaya sebebiyet vermekten dolayı bir inek gözaltına alınmış. Inek ve sahipleri bu benzer davranışlar yüzünden tam 4 kere uyarılmış. Her sabah işe araba ile giden biri olarak şunu söylemem lazım bu ülkede biz sadece ineklere degil her türlü büyükbaş hayvana ehliyet bile veriyoruz.

Toplumsal eleştiri yapmak meylindeyim ama sanırım pass geçiyorum.

Ineklerin hint kültüründeki tanrısal konumunu bilirsiniz tasavvuff da ise Hak'a ulaşma çabasındadir insan. Insanı insan yapan zayıflıkları geride bırakarak yapmaya çalışır bunu. Hristiyanlıkta bahsi geçen 7 ölümcül günah vardır. (Paradise Lost by Milton, John)
Garip; 1 tarafta büyükbaş hayvanlara tanrılik konumu tanırlar diğer tarafta dunyada Allah'a ulaşmaya çalışılan bir kültürün kurucusu millet günlük hayatında yavaş yavaş insanlığından çıktığına şahit oluyoruz.

Yine ben ve benim algılarıma geliyorum. Bu haftaki kanun ve etik üzerine derslere bir emekli askeri hakim geliyor. Kendisi ile tanışana kadar ordu mensupları içerisindeki kurmay ve adli personelin profili hakkında farklı değerlendirmem vardı. Bir dönem askeri adalet'in hükümlerine emanet edildiği bu insan hakettiği taktir ve övgüyü bulamamış olduğunu düşünerek ittihat ve terakki'nın tüm önyargılarına sahip insan olup çıkmış. Ders anlatmasini daha başlamadım bile.

Ittihat ve terakki konusuna gelince bu organizasyon bir dönem Atatürk'ün içindeki ateşi başlatmış olmasından dolayı çok önemlidir. Ama daha sonra Atatürk organizasyonun çok ötesinde bir bilince geçiP o zihniyeti geride bırakmış ve gelişmesine devam etmiştir.Hakikatten; her fırsatta izinde olduğumuzun altını çizdiğimiz bu insanı
ne kadar tanıyoruz?

Sanki gün geçtikçe toplum olarak millet olarak gittikçe uzaklaşıyoruz kendisinden, unutuyoruz.

Drama filmlerinde vardır çok ufak yaşta ebeveynlerinden birini kaybeden çocuğun zaman geçtikçe kaybettiği kişi ile ilgili hatıralarının silikleşmesinden dolayı içine düştüğü hüznün bir benzeri var içimde.

"Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir (yeterlidir)."
M.K.Atatürk

Peki 1938 yılında ölmüş bir insanın fikirlerini duygularını anlamak ve hissetmek için ne yapmak lazım ? Arkasında bu kadar belge bırakmışken çok zor olmasa gerek. Öncelikle bir biyografi ile başlamak gerek ATATURK - LORD KINROS

Arkasından da Nutuk - Ulusa Sesleniş

Istanbul Bulutların Altında

Media_httpbp0bloggerc_fhhxp
Her şey olması gerektiğinden biraz daha karanlık bu sabah. Güneş bulutlardan oluşan kalkanı yer yer delme çabasında ama kalkan bütünlüğünü korumakta ısrarlı. Radyoda nostalji Falco ve Vienna Calling çalıyor. Aslına bakarsanız radyoyu açtığımdan beri tanıdık parçalar ile ruhum bir ziyafet merkezinde. Liseden bir arkadaşım ile daha bulduk birbirimizi. Yıllar sonra resmini gördüğünde küçük bir şok yaşadım.

Erkekler arasında saç dökülmesi yaygın bir durum ve artık erkekler bu durumu daha kolay kabullenip protez çözümler yerine pratik çözümlerin başında yer alan kafayı 0'a vurmayı seçiyor. Daha olgun bir davranış veya gerçekçi diyelim. Ercü ile ilgili hatırımda kalan en net detay babasının mesleğinin ilginçliğiydi .
Babası 1 film prodüktörüydü. Bir prodüktörün ne iş yaptığını net olarak entourage üçüncü sezonunda öğrendim. Filme para yatıran ve üretim maliyetlerini kontrol altına tutmak sureti ile bütçeyi koruyan kişilere deniyor.

Prodüktör ve o dönemlerde reklamlar sayesinde varlığından haberimizin olduğu piyasadaki ilk hamilelik testi prediktör ile uyaklı olmasından; ( veya içinde bulunduğumuz cahiliyet döneminin doğasında sınırlı ıngilizce kelime dağarcığı nedeni ile aralarındaki anlam farkını bilmememiz de kuvvetle muhtemel ) babasının canlı 1 gebelik testi olduğuna dair geyik döndürürdük. Bu şakayı yüzüne söyleme cesaretini pek az kişi göztermişti.

Ilerleyen yıllarda ise babasının dünyayı kurtaran adam filminin de prodüktörlüğünü yaptığına başka bir sınıf efsanesi daha çıkmıştı