Böbrek Taşı Kırdırma Dökme ve Düşürme Teknikleri - 1

Öncelikle şunu belirtmeliyim tıp ile yakından uzaktan ilgim yoktur. Birazdan bu konu hakkında yazacaklarım tamamen böbrek taşı düşürme, böbrek taşı kırdırma ve böbrek taşı oluşumu konusunda kendi yaşadığım deneyimlerden kaynaklanmaktadır.

Öncelikle eğer senede bir kere böbreklerinizin ultrason ile kontrol ettirmiyorsanız böbreklerinizde bir taş olup olmadığını bilmenize imkan yok.
ile Chuck Norris büyük benzerlik gösterir; siz tek başınıza böbrek taşlarını bulamazsınıuz. Böbrek taşları sizi sizi bulur. Üstelik sizi bulduktan sonra hiç beklemediğiniz bir anda çok şiddetli bir acı hissi ile farkedersiniz. Acı doğru bir kelime değil sancı daha uygun ama olsun ortama yardımcı oldu.

Benim böbrek taşı düşürme, böbrek taşı kırdırma ve böbrek taşı oluşumu konusunda deneyimden anladıklarıma gelince; böbrekler vücudumuza aldığımız besinlerin sıvıların damıtıldığı organlardır. Bu süreç sırasında tüketilen gıdaların yapısına bağlı olarak mikro kristal kıvamında yan ürünler ortaya çıkıyor.

Normal insan evlatları olarak günde 2.5 ila 3 litre arası sıvı tercihen su tükettiğiniz taktirde bu kristalleri vücudunuzdan idrar yoluyla farketmeden atıveriyorsunuz.

Bol sıvı tüketimi böbreklerin sağlıklı çalışması için önemli bir kriter. Yukarda bahsettiğimiz miktarlarda sıvı tüketimi ise insan vücudunun hiç bir şey yapmadan ihtiyaç duyduğu miktar olduğunun altını çizmek gerek. Ne kadar çok su içilirse o kadar böbrekler diyalize zorlanır işleyen demir pas tutmaz misali işleyen böbrek de kristal tutmuyor.

Yeterince su içmeyip böbrekleri çalışması gerekenden az çalıştırırsanız vücut kristalleri atması gereken süratte dışarı atamıyor. Atamayınca biriken kristaller birbirine yapışıp böbrek taşını oluşturuyor. Az su içmeye devam edildiği sürece kristaller büyüyor kristaller büyüdükçe taşa dönüşen kristalleri atmak için daha çok su içmek ve bazı ilave takviyeler almak gerekiyor.

Peki böbreğinizin yeterli çalıştıracak kadar su içip içmediğinizi nasıl anlayacaksınız. Bunun için içeri giren sıvıdan ziyade dışarı çıkan sıvıyı kontrol etmek en pratik çözüm. Hedef idrara çıktığınızda rengini mümkün olduğu kadar açık tutmak olmalı. İdrar ne kadar renksiz ise yapılan su tüketimin de o kadar sağlıklı olduğunun işaret.

Böbrek taşı ile ilgili deneyimimde insan vücudu ile ilgili öğrendiğim bir başka konu ise insanın yaşamında hareket etmenin önemli bir faktör olduğu.

Böbrek taşınız varsa bundan haberiniz genelde çok uzun yapılan yürüyüşlerin ertesinde oluyor. Öyle Spor yürüyüşlerinden bahsetmiyorum. Beşiktaş'tan Bebeğe gidiş dönüş yürüyüşten bahsediyorum. Hani şu gerçekten yorulduğunuzu hissettiren yürüyüşlerden bahsediyorum. Genelde böyle bir günün ardından sağ veya sol böbreklerde sızlama ile başlar sizlama zonklamaya dönüşür. Ağrı bir noktada o kadar şiddetlenir ki artık ağrıdan vücut garip tepkiler verir. Benim durumumda ağrının şiddeti kusmama sebep olmuştu. Bu noktada bir hastahane'ye gidip damardan ağrı kesici almanız en sağlıklısı. Ağrı tamamen yokolmasa da tahammül edilecek bir seviyeye indiğinden hayata tekrar dönmüş gibi oluyorsunuz.

Benim acil deneyimim Amerikan Hastanesinde oldu. Orasını bir sonraki post'da anlatırım.

Hidiv kasrı'nda bir kahvaltı

Media_httpbp3bloggerc_qgdom

Anne tarafından kuzenler buluştu berber bir kahvaltı yaptık. 3 nesil kuzen yiğen. Göl anahtar kelime. Kiminin adı kiminin soyadı kiminin anne kızlık soyadı. İşte size toplantının 3 nesil katılımcısı. Benim yeğen sayılır zira annesinin ilk banyosunu yaptırdıklarında oradaydım.

Kadınlar ve ayakkabılar

Media_httpbp3bloggerc_rctxc
Media_httpbp2bloggerc_ygved

Ben ayakkabılar hakkında ne öğrendiysem hemen hepsini kadınlardan öğrendim. Pırlanta için bir kadının en yakın arkadaşı derler. Bence ayakkabılar daha yakın arkadaşlık kurdukları çeşit. Pırlanta ise kadınin talep ettiği bir tür tazminat. Erkek beraber olduğu kadınin kendisinden talep ettiği bir ancak bir şekilde karşılayamadığı durumlar için ödediği tazminatlar dir. Her erkek bilmelidir ki kaynakların sınırlı olduğu gezegenimizde kadınların taleplerinin sonu gelmez. Bu taleplerin hepsini karsilamamak normaldir ve bu tür tazminatlar sayesinde af bulursunuz. Dediğim gibi pırlantalar bir tazminat kadının erkeğin yanında olması gerektiği ama erkeğin bir şekilde olamadığı veya kadını dinlemesi ve desteklemesi veya anlaması gerektiği ancak bunu yapamadığı geçmiş veya gelecekteki durumlar için dönem dönem yaptıkları tazminat ödemesidir.

Ayakkabılar ise erkeklerin düşüncelerinin aksine yürürken ayaklarını dış etkenlerden koruyan bir araç değil dışarı dünyadaki insanları etkilemek insan oğluna verilmiş en büyük silah olan giyinme becerisinin ayrılmaz bütünleyici bir parçasıdır. Iki adet aynı renkte ve yükseklikte ayakkabı sahibi olman yeni aldığın kıyafete uygun benzer bir ayakkabı alma hakkını ortadan kaldırmaz. Alınan her yeni kıyafetin ona uyacak bir ayakkabı kontenjanı vardır. Üstelik ayakkabılar kullanımında birer gün dinlendirilerek kullanılmalıdır böylece ömrü daha uzun olur.

Bu resim ise ıstinye park da kadın ayakkabısı satılan dükkanda eşlerini veya partnerlerini bekleyen erkeklerin bir resmi. Gözlerde ne umut var ne bir ışık. Bir erkeğin bittiği anlardan birisi.

Rastgele düşünceler -Havaşla Dalamandan gökovaya giderken

Tam 10 sene daha genç olduğum dönemde Viyanaya bir arkadaşımı ziyarete gitmiştim.
Yolculuk öncesi bir kaç ay önce sabancı holding yeni halka arzı yapılmış bende halka arza katılıp bi kaç lot almıştım. Ekim ayına kadar iyi pirim yapınca bende o parayla kendime bir viyana bileti almıştım.

Güzel bir tatildi soğuktu ama güzel bir tatildi. Büyük amcam Turan'ın büyük oglu Ersin 12 eylülden sonra siyasi nedenlerden dolayı viyanaya göç etmişti. Eczacılık okuduğu senelerde siyasi olaylara karışmış ve o sırada bürokrat olan babam bazı paşa tanıdıklarından rica ederek kendisini nezarethaneden çıkarmıştı. Okulu bitirip master ayağına Avusturya ya gitmiş ve iki sene öncesinde Amcam vefat edene kadar da orada yaşadı.

Amca oglu Ersin ile ilgili çok garip bir rüya gördüm dün aksam. Rüyalarımı sonrasında pek hatırlamasam da bu rüyanın hemen arkasından uyandığım ve ürktüğüm için hatırlıyorum. Rüyamda Belçikada polis sorgusunda idim. Sorgunun nedeni ise emmoglu Ersin orda intihar etmiş ve bende naaşını Turkiyeye getirmek için oraya gitmişim. Polis ölüme bir açıklık getirmek için beni sorguluyordu. Hatta bir müzakere biçiminde ilerliyordu sorgulama.

NŞA (Normal Şartlar Altında) totom açıkta kalmış diyerek bu konu üzerinde durmazdim ancak ii saatte olsunlar dan bir öngörü aldım diye stress yaptım. İşte nedenleri

1. Ersin'i hayatımda 2 kere görmüşlugum vardır en yakın tarih ise Amcamın cenazesiydi. Baba tarafında aile bağlarının pek kuvvetli değildi hatta büyük amcam ve ailesi ile olan en zayıfıdir. Oyleki amca oğlunun adının Ersin olduğuna bile emin degilim (kuzenin adı Ercan mış Ersin degil. Yakın değiliz demiş miydim?) Viyanadayken Ercan orda yaşıyordu ve aramak aklıma bile gelmedi. Böyle 1 adamın cenazesini getirme işini neden üstleneyim? Bu arada kendisi İstanbulda sağlıklı ve 1 eczane açmış.

2. Belçika ile hiç işim olmadı hatta samsonite çantam bile olmadı. Tek bildiğim Belçika'nın Fehriye Erdal ile sağladığı kolaylıklar. Neden belçika merak ettim.

3. Bu Hakkari olayları herkes gibi beni de hassaslaştırdi. Baba tarafındaki baglara geri dönersek en kuvvetli bağlar 5 kardeşin en ufak olanı Demir amcam (Kendisi de daha önce rahmetli oldu) ve oğlu şu anda Hatay'da Jandarma olarak acemilik dönemini tamamlıyor. İstanbul doğumlu ve kütüklü biri olarak kuvvetle muhtemel usta birliği Hakkari veya Şırnak civarlarında olacak. Annesi burada yanlız o da benim gibi bir anne kuzusu ve ben onun için endişelendim.

<italic>Edit : {06112007} Küçük Amcamın oğlunun dağıtımı belli oldu Hakkari'ye karakola gidecek miş! Uzun dönem er olarak askere gitmek için gerçekten kötü bir zaman seçti.</italic>

Ne kadar saçma nedenler olursa olsun bu kadar net olunca insan değerlendirme kriterleri etkileniyor.

---- 
Sent using a Sony Ericsson mobile phone

Resimlere bakarken

Media_httpbp2bloggerc_arskm
Geçen 27 eylül perşembe beşiktaş ahtapot restoran da arkadaşlar ile mübarek ramazan ayına bir aksam ara verdik. Ertesi akşam ise eve hırsız girdi bende aldım ağzımin payını.

Perşembe resimlerine bakarken aklıma bundan seneler önce sahte rakı furyasında ölenler ilgili okuduğum haberler aklıma geldi. Amcalar ellerinde rakı kadehleri objektife tebessüm ederek bakıyorlar. Söz konusu pozun çekiminin 3 saat sonrasında masadakilerden sadece 1 tanesi hayattaydi. Bu nerden aklıma geldi diyebilirsiniz. Sadece çektiğimiz resimler bana bu hikayeyi anımsattı. Ertsi günkü deneyim ne olursa olsun o akşam çok keyifli bir akşamdı. Ahtapot bize ait mutlu bir aile gibiydik.

Altdudush'u taktimim dir.

---- 
Sent using a Sony Ericsson mobile phone

Leap of faith- İnanç Sıçrayışı

Media_httpfarm1static_udnxo
Uzun aralar vermeye başladım ama hakikaten vaktim olmamaya başladı. Programlar çok arttı ve boş zamanlar yetmez oldu kafayı toparlayıp bir iki satır yayınlamaya. Artık haftanın 3 akşamı kursa gidiyorum ofis de belli bir mesai gerektiriyor dolayısı ve henüz burda açıklamak için çok erken bir proje var mesai gerektiren. Birde sosyal aktiviteler işin içine girince gel gör beni yapan ne eyledi oldum. Daha programlı olmam gerekecek.

Yalan konusunda ne düşünürsünüz? Babam mesela yalana yalancıya hiç tahammül, tolerans gösteremez. kendisi de hiç yalan söylemez demek isterdim ama pek çok kez yakalanmıştır kendisi ailesine. Bu zamana kadar bu durumu 2 yüzlü bulmuşumdur ama şimdi neye tahammül edemediğini çok iyi anlıyorum.

Aptal yalanlar, yani söylemek için iyi bir nedeni olmayan veya söylediğimiz kişinin aptal olmadığını göz ardı ederek söylenen yalanlardan bahsediyorum karşıdaki insanı deli ediyor.

Elimde böyle bir numune var. Minik kızımız yeni mezun belli bir seviyenin üzerine ama çok üzerinde de olmayan bir zekası var. okul döneminde çevresindeki insanları olmadığı bir şey havası yaratmak için sıksık çoğu zaman da bir neden olmaksızın yalan söylemeye alışmış. Iş hayatında da aynı denklemin işine yaşayacağını düşünerek aynen devam etti. Başlangıçta yaşı ufak diyerekten yüzüne vurmadık ama gördüm ki bu durumu bir başarı olarak görmeye başlayıp daha aptalca ama cüretkar yalanlara geçmeye çalıştı.

Bir insan Les sınavı sonucu hakkında niye yalan söyler. Türkiye 8.si oldum niye der bir insan gerçekte 805. olmuş ise. İlk bin içersinde olmak insanı neden yalan söylemeye iter.

Ben bu şabalağı dövmek ile dövmemek arasında kaldım. İşin acısı bir beyaz yakalı olarak 10 seneyi aşkın bir iş deneyimi olunca insan insan iş hayatında kullanılabilecek her türlü yalan dolan ve mazereti zaman içersinde gördüğümüzün farkında değil. Çok kızgının çok sağanak gibi yağacağım üzerine.

Teknik destek akşamı

Media_httpbp1bloggerc_eioil

Dışişleri bakanlığında görevli hukuk müşaviri arkadaş (kendisi liseden sınıf arkadaşımdır) ile program yatınca kardeşe gidip destek verdim. Benim telefonu, bir iki sezon dizi ve ms ofis kurulmasının ardından saat 2330 da isim bitti. Artık eve gidip devrilmek lazım. Yatmadan önce bir şeyler yesek mi? Malum yarın ramazan'in ilk günü.

14 temmuz 2007 Moda Sonrası,K

Media_httpbp3bloggerc_mjaga

Media_httpbp3bloggerc_ltarc

Media_httpbp3bloggerc_ugjom

Media_httpbp0bloggerc_oimfr

Kahvaltı sonrası koltuk da iyice mayıstık saat 2 gibi mekanı terkettik. Arabayı yıkamaya bıraktım. öncelikle bagaj ve arka panzut iyice temizlendi. Kadronun hepsi benden önce gelen range rover aracın detaylı temizliği ile uğraşıyor. Sanırım bitirdiler yıkamayi. Bu susuzluk'da nasıl oluyor da araba yıkamaya şu buluyorlar diye düşünürken minyatür 1 tanker ile su getirdiler. uzun lafın kısası arabaya daha şu değmedi ancak detaylı bir iç temizlik başladı ve bitti neredeyse. Dışına şu değmesini hasret ile bekliyor garibim. Babam şu sırada ameliyatta. anestezi lokal olacak dendi ama bu kadara uzaktan Insanın içi rahat etmiyor tabiatı ile. bilmeyenler için söyleyelim babam geçen hafta yürürken düşmüş ve sol elinin parmaklarında kırık sol ayağında burkulma olmuş. Parmakları sabitlenek için lokal anestezi bir operasyon geçiriyor şimdi yücelen hastahanesinde. o yüzden bir sıkıntılı duruyorum. Beklemek tek elden gelen.

0607207 Hayal Kahvesi 02 - Gokhy hakkında bir kaç şey

Dönelim Gokhy’ye benden tam olarak üç yaş büyük üniversite arkadaşım. Tam olarak üç yaş diyorum çünkü doğum günlerimiz aynı. Fransızca eğitim veren bir liseden mezundur. Küçük yaşta fransız kültürünün etikisine maruz kaldığı için özel hayatında fransız ve fransızca materyaller ile karşılaşmanız çok mümkündür. Özünde iyi bir insandır. Arkadaşlığımız boyunca benim için yol gösterici olmuştur desem yalan olmaz. Oda benim gibi “Dediğimi yap yaptığımı yapma” prensibi ile hayatınızda çok faydalı bir insan olabilir. Universite hayatımızı boyunca olgun , espirili ve aynı zamanda oturaklı karakteri ile kızların ilgisin çekmiştir. Aynı burçtan olmamızan kaynaklanan bezerliklerimiz vardır. Özellikle okul zamanında Gokhy için yukarda bahsettiğim olgun, oturaklı vasıflarını alıp bir kenara koyun espiriliyi alın yerine yawsak koyun bir de belli kompleksler ve özgüven eksikliği ve tembelliği ni ekleyin karşınızda beni bulursunuz. Söyle bir düşündüm de o zamandan bu yana kaç sene oldu ve karakter olarak kat ettiğim mesafe fazla ilerde değilmiş gibi geliyor. Muhahahahahahaha J. Konumuza dönelim. 09 Temmuz Gokhy ile bizim ortak noktalarımızın ilkidir. İkimizde o gün doğmuşuz. Aradaki üç seneyi saymazsanız teknik olarak ikiz sayılabiliriz. Sonra biraz kendi seçimi biraz kaderin cilvesi ile 9 Temmuz’un Gokhy’nin hayatındaki ağırlığı matematiksel biraz daha artmıştır. Evlilik yıldönümü de 09 Temmuz olarak kayıtlara geçti. Normal şartlar altında ne kadar uzun zaman görüşmesek dahi 09 Temmuzlarda bir yerlerde mutlaka karşılaşır olmuşuzdur. Benzer mekanlardan keyif aldığımız için olsa gerek bu özel günlerde de bir şekilde aynı mekanda karşılaşıyorduk. Ama yemek öncesi ama yemek sırasında bazende yemek sonrası alemlerde akarkene.<o:p></o:p>

1998 senesinde ise doğum günümüzde evlendiğinde ise ben Iskenderun metek çengel veya o zamanki yeni adı ile “Muh. Mer. Çengel”’de ilk okul mezunu bölük çavuşu ile bir hafta evvel kendisine öğrettiğim oyun olan basketball’da top sektirmeden yürümesinin steps denilen bir kural ihlali olduğunu anlatmaya çalışıyordum. Çavuşun kafasına bu bu konu hakkında gerekli bilgileri ancak bir levyenin yardımı ile yerleştirebileceğimi düşünmeye başlamışken karacıların deyimi ile nizamiye biz denizcilerin deyimi ile Lumbarağzinda beliren iki sivil dikkatimizi o tarafa çekmeye yetti. Birliğimiz ufak bir muhabere birliğidir ve yoldan uzakda denize manzarası olan bir tepede yer aldığından sivillerin pek bir yolu düşmez. Neyse sivilleri izlerken nizamiyeden çağrıldığımı duyunca çok şaşırdığımı itiraf etmeliyim. İskenderun tüm hayatını istanbulda geçirmiş biri için pek ziyaretçisi olacak bölge değildir. Hele haftada bir gerçekleştirdiği çarşı izinleri sadece yanlız yürümek, kebap ve dondurmalı künefe yedikten sonra sırf sivil hisetmek için MM migros’tan saçma sapan şeyler almaktan ibaret olan benim için. Özetlemek gerekirse asker öncesi çalıştığım şirketteki müdürüm Adana bölged çalışan arkadaşlardan pasta göndermelerini rica etmiş. Çok yakın bir süre önce yer alan adana depremi nedeni ile çalışanların bazılar adanadaki evlerinde kalmak yerine iskenderuna kadar gelip oradaki tanıdıklarında veya yazlıklarında geçirmeyi tercih ettiklerinden evlerine giderken bir pasta alıp getirdiler. Mesai saatini geçtiğinde ve nöbetçi astsubay kıl bir adam olduğu için bir kaç dakikada hal hatır sorup minnetimi ne kadar dile getirebildiysem getirdim ve pasta ile yemekhaneye doğru ilerledik. O akşam aslan payı nöbetçi astsubaya gitmek üzere 99 kişi fıstıklı ve çikolatayı paylaştık. Basket maçı ve levye kombinasyonu çoktan zihnimden uçup gitmişti. Gonc’un (eski müdürüm ) her zaman çok ince düşünen bir insan olduğunu ve o günün hayatımda önemli bir yeri olduğunu belirtmeden geçemeyecegim. Aynı gün ise Gokhy ise uzun süreli kız arkadaşı ile çırağanda dünya evine giriyormuş. Davetli miydim zannetmiyorum haberim olsa izin alır gider miydim ? Muhtemelen iznimden yiyip giderdim yani haberim olmaması aslında iyi olmuş. <o:p></o:p>

Bu tarihten yaklaşık yedi yıl sonra 6 Temmuz 2005 yılında ise tek celsede boşandılar. Ayrılıklarının nedenleri benim için bu kadar sene sonra net değil. Gokhy için ne kadar net olduğuna dair fikirlerim olabilir ancak fikirleri bilirsiniz göt gibidirler herkesde bir tane vardır ve benim bu konuda spekülasyon yapmam bu yazının tadını kaçırır benimde J. Eminim o sene 09 Temmuz Cumartesiye denk gelmiyor olsa eski karısı yine aynı güne ayarlardı. Çok paranın ne gibi imkanlar sağladığını asla tam olarak tespit etmeniz mümkün olmuyor. Güya bu bölüm size biraz Gokhy’i anlatacaktı yine benim hakkımda oldu. Hep ben hep ben...... <o:p></o:p>

Evlendikten sonra bebek ve arnavutköy civarlarında yaşadığı için Akmerkez kendisini rahat hissettiği ve sık sık rastlayabileceginiz neredeyse tek mekan olmuştur. Spor için Darülşafaka ve kuruçeşme planet’e gider ama Akmerkez alışveriş sinema yemek gibi ihtiyaçlarını karşılamak için uğradığı en belirdin mekandır. Hava almak için bile gider. Şu anda bir social networking sitesi sahibi olanGokhy’nin akmerkezde olması aslında pek bir sürpriz olmaması lazımdı benim için. Öteyandan o akşam saat 21:30 civarlarında kendisini Çubuklu hayal kahvesinde görmeği umarken üç saat önce karşılaşmış olmak biraz şaşırttı o kadar.<o:p></o:p>

<o:p> </o:p>

<o:p> </o:p>