- Posts tagged Nip / Tuck
- Explore Nip / Tuck on posterous
Iyi dizilerim sezonları 12 bölümden oluşur
Good things come 2 those wait. Yada Türk atasözünde kullanıldığı gibi "Bekleyen derviş muradına ermiş."Burada en çok hastası olduğum tv dizilerinden bahsetmişımdir heralde. Dexter, Nip /Tuck Entourage diğer diziler hemen hemen 12 ile 16 bölümlük sezonlardan oluşuyor.Buna aklıma gelen tek istisna Bsg. Diğer takip ettiğim diziler arasında 22 bölüm olan ve tutkuyla takip ettiğim yok.Size benim yeni takip etmeye başladığım bir diziden bahsetmek istiyorum.Sıradan insanların hastalıklı yaşamlarını anlatan bir drama. Kara bir mizah. Dizideki her 1 karakter zamanın bir yerinde bir gazetede 3. Sayfa haberi olacak kıvamda bir insan. Sofistike değilller başkalarına öyle görünmek endişeleri de yok.Görev adamı kahramanlar. Onlar için özel yaşam iş saati gelene kadar yapılan rutin serisi. Şu ama kadar 4 sezon yayınlandı amerikada digiturk foxlife ve kablolu tv de yeni yayına başlayan TNT kanalında seyredilebilirsiniz.Dizinin ana teması mesleğiniz hergün kahramanlık gerektiren bir tanıma sahipse aklınızın başında olmamasına şaşırmayın. Çünkü kahramanlık iyi maaşlı bir meslek değildir.Dizin adını merak ettiyseniz Resque Me. Mutlaka bir fırsat verin derim.----
Sent using a Sony Ericsson mobile phone
İki Grev ve hayatımızdaki etkileri
Bu sene Internet ve dizi tutkunlarının hayatında iz bırakan 2 grev oldu. Biri hala devam etmekte.Ama önce Grev nedir bilmeyenler için açıklayalım. Bir işyerinde veya meslek grubunda bulunan çalışanların, topluca çalışmamak suretiyle işyerinde veya sektörde faaliyeti durdurmak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla aralarında anlaşarak veyahut bir kuruluşun aynı amaçla topluca çalışmamaları için verdiği karara uyarak işi bırakmalarına grev denir. Türk telekom çalışanları tarafından gerçekleştirilen ilk grev önceleri pek önemsenmedi. Telekom denilince akla ilk sabit hatlı telefonlar geliyor, onlar çalışmasa dahi nasılsa her hanede ortalama 1 adet cep telefonu var bir şekilde iadere edilir diye düşünüldü. Grevin Ilk haftasının başında farkedildi ki telekom işçilerinin hizmet tanımında data hatlarının bakımı ve onarımı da giriyor. Üstelik gsm şebekelerinin baz istasyonları arasındaki iletişimin büyük bir kısmı bu data hatlarının sayesinde gerçekleşiyor. Ne kadar doğru bilemiyorum ancak bazı cay istasyonların daha hatlarının telekom işçileri tarafından baltalar ile kesildiğind dair dedikodular benim kulağıma kadar geldi. Sonra adsl hizmetleri aksamaya başladı. Mertcan (fiktif karakter)) ne msn'e bağlanabiliyordu nede dizi indirebiliyordu. Büyük bir tesadüf olsa gerek ben başka bir açıklama düşünemiyorum görüşmelere yeniden başlamadan 1 gün önce imkb'yi dış dünyaya bağlayan fiber optik kablolar bölgede devam etmekte olan metro / geçit çalışmaları sırasında koptu. Imkb o gün tek seans yapmak zorunda kalınca tarafların bir anlaşma zemini bulması pek uzun sürmedi.
Bir ikinci grev ülkemizden çok uzakta olsa da beni ve benim gibileri oldukça etkiledi. Writers Guild Of America (WGA) Türkçe çevirisi ile Amerikan yazarlar mesleki birliğinin devam etmekte olan grevi. Birlik 11 haftadır devam etmekte olan grev ile ilgili olarak iki temel konu üzerinde ısrar etmekte.Greve konu olan başlıklardan ilki yazarlara verilen ev video satış ve kiraların geliri üzerindeki payın %.03 (binde üç) den %.06 (binde altı) ya çıkartılması. 1988 yılında bu hakkı ilk olarak kazandıkları yirmi sene içersine ev video maliyetlerinde dramatik düşüşler yaşandığını pazarın oturmuş olduğunu düşünürsek artış % 100 olmasına rağmen mantıklı hatta geç kalınmış bir talep.İkinci bir konu ise yeni media olarak bahsedilen IPTV, Video on demand ve online satışlardan gelen gelirlerden de pay verilmesi. Görünüşe göre yazarlar bu pastadan pay almak için bir yirmi sene daha beklemek niyetinde değiller. Bu taleplerini de haklı buluyorum.Realite ve animasyon yazarlarının da sendikalaşmasına dair taleplerini grevin ilerleyen haftalarında bıraktılar. Bu konuda başka bir şekilde ile ilerleyeceklerin söylediler.Beki bu grev beraberinde neler getirdi bir de ona göz atalım. 2007 - 2008 sezonun ilk yarısında her hangi bir sorun gözükmedi. Yazarlar grev tarihleri belli olduktan sonra bile normal tempoları ile yazmaya devam ettiler. Yapımcı firmalarda aldıkları senaryoları çekmeye devam ettiler.Üretim olarak sezon ortasına gelindiğinde ise artık yazarlar greve girmişlerdi. Yani sezonu tamamlamak için gerekli üretim durmuştu. Grevin çabuk tamamlanacağını düşünen yapımcı şirketleri dizileri normal programlarında yayınlamaya devam ettiler. Grev bir süresi hemen herkesin tahminlerini aşmaya başladığında ise normal şartlar altında çoktan iptal edecekleri ratinglerde alt sıralarda yer alan Journeyman gibi dizileri çekilmiş bölümler bitene kadar yayında tutmaya başladılar.
Şu anda Amerikan TV'lerinde aksamayan diziler bir sezonu 12, 13 bölüm süren diziler Nip/Tuck, Dexter, Entourage (nasıl hepsi benim özellikle hastası olduuğum diziler) ve Üretimlerine erken (mayis , haziran gibi) başlananlar gibi gözüküyor.Geçen senenin en popüler dizilerinden Heroes yaratıcısının ileri görüşü sayesinde ilk 11 bölümü tamamlayarak hedefine bir şekilde ulaştı. Belki biliyorsunuzdur Heroes dizisini formatında Episode (her bir bölüm) , Chapter (11 bölümün toplamı) ve Sezon (22 bölüm) mevcuttur. Tim Kiring ilk chapter'ı tamamladı ve seneyi tamamlamış olsa bile ikinci sezona finale yakın bir son ile çıktı.Tüm dünyayı bir çılgınlık gibi sarmış olan Lost dizisinin yapımcıları ise Grev başlayana kadar sadece 4 veya 6 bölüm çekebilmişler. Hawai'deki iklim koşulları vb. etkenler nedeniyle. 31. Ocak'da dördüncü bölümü yayınlacak dizi de ne yapacakları merak konusu. Zira eğer takip ediyorsanız zaten Lost sezonlarında ilk yarı pek bir numara olmaz.Burada yer alan takvime bir göz atarsanız görürsünüz ki Lost 14 Mart'da yayınlanması planlanan 7. bölüm ile sezona istemeden bile olsa son vermek zorunda.Peki Grev şu an itibari ile sonra erse 2007- 2008 TV sezonun akibeti ne
olur? Doğrusunu söylemek gerekirse pek büyük değişiklik olmaz. Zira Stüdyolar üretimleri kapattılar. Personeli evine gönderdiler ve yazarların insan üstü bir çaba gösterek yeni bölümler çıkarmalarını beklemek bunları çekmek ve sezonları tamamlamak imkansız gözüküyor. Televizyon meraklıları bu sene simdiye kadar ve önümüzdeki birkaç hafta ne çıkarsa onunla idare etmeleri gerekecek gibi gözüküyor.Bir kaç ufak not: Bu grevden en az etkilenen kanal ağırlıklı olarak reality yayını yapan fox kanalı oldu. Bu arada Pembe diziler de geçen 11 haftaya kadar herhangi bir sorun yaşamamış gözüküyorlar. Zira tekrar bölümlere henüz başlamamışlar. Neden diye merak eden olursa adamlar haftada 5 gün 52 hafta yayın yapmaya alıştıkları için zaten büyük bir senaryo backlogu ile çalışıyorlardı. Çok sıkıştıkları yerde 5 sene önce yayınladıkları bir bölümü ufak revizyonlar ile tekrar çekip yayınlayabilirler bir çok kişinin de ruhu duymaz.Aslına bakasanız bahsettiğim bu son grev sadece beni ve benim gibi hasta ruhlu insanları etkilemiş gözükse dahi yabancı dizileri yerel kanaldan takip edenler önümüzdeki senelerde bu sancıları biraz gecikmeli de olsa hissedecekler gibi geliyor.
---- Sent using a Sony Ericsson mobile phone
---- Sent using a Sony Ericsson mobile phone
Yep yeni bir Nip / Tuck gümbür gümbür geliyor
Televizyonun en sıradışı dizilerinden biri olan Nip / Tuck 30 Ekim salı günü Amerika'da 5. Sezona başlıyor.Internetten takip ettiğiniz diziler varsa ve Nip / Tuck bunların arasındaysa geçen sezon (Cnbc-e de bu sezon ) neler olduğuna dair bir fikriniz vardır mutlaka.------ 4. Sezon ile ilgili spoiler içerir*----------------Takip ettiğim diziler arasında keyifle izlediğim ilk üç dizinin içersinde bulunan Nip/Tuck 4. sezon sonunda Miami'ye veda etti.Yapımcılar oldukça akıllı bir manevragerçekleştirmiş oldu. Her ne kadar TV de yayınlanan diziler arasında iyi bir sıralamaya sahip olsa da kahramanların hayatında bir değişikliğe ihtiyaç vardı.Özellikle Nip/Tuck gibi <strongg>sıradışı dizilerde yıllar ilerledikçe </strongg><strongg>yapımcılar</strongg><strongg> Ceteris Paribus kavramına </strongg><strongg>takılıp kaldıklarında</strongg><strongg> dizi izleyicileri bir süre sonra karşılarında kafayı yemiş, çılgın bir şehirde yaşayan nasipsiz bedevileri izlediklerini farkedip dizilerden soğuyorlar.Yapımcılar karşılarındaki tehlikeyi önceden farkedip sıradanlığa düşmeden kahramanların hayatında radikal değişikliğe gittiler ve sezon finalinin hemen ardından 3 sezonluk yeni bir sipariş daha aldılar.İşin gerçeği Miami de çekimleri gerçekleştirilen dizilerin yarısından fazlası zaten lokasyonlarını seyircilerinden habersiz california'ya taşımış durumda. Bunun en büyük sebebi ise çekimlerin yapıldığı dönemlerin kasırga sezonuna denk gelmesi ve kötü hava şartları nedeni ile üretim maliyetlerinin çok yükselmeye başlaması. Allahın bildiğini kuldan saklamak için çaba sarfetmekten de kurtulmuş oluyorlar.Yeni bir sıradışı bir şehirde yeni şehrin dinamiklerini öğrenirken seyredecegiz kahramanlarımızı. Üstelik Nip /Tuck 5. sezon ön izlemeleri ile ilgili yorumlar oldukça başarılı.
</strongg>
</strongg>
Nip Tuck S04 E08 Conor Mcnamara - Jesus To Child
<style type="text/css">.flickr-photo { }.flickr-frame { float: right; text-align: center; margin-left: 15px; margin-bottom: 15px; }.flickr-caption { font-size: 0.8em; margin-top: 0px; }</style>
Nip/Tuck Fancast Promo on NipTuck website,
originally uploaded by alexmuse.Bu gün uzun zamandır indirip izleyemediğim dizilerden bazılarını tüketme günümdü. Önce Smallville den indirip seyredemediklerimi bitirdim. Malum Thanxgivin' sonrası başlayan tatil sezonu ile dizi trafiği de oldukça yavaşlıyor. Smallville'in bir sonraki bölümü indirmek için hazır olduğunda bayağı bir hafta geçmiş olacak.
Ama bugünkü konumuz o değil Nip /Tuck Dördüncü sezon bölümleri ile ilgili görüşlerimi zaman içersinde yazarım ama bu bölümün final sahnesi beni oldukça etkiledi üstelik de geri planda çalan bir müzik yüzünden.
Bu bölümde de sezon klasiği olan geçmiş sezonların egzantirik karakterlerinden birisine görüşme odasında rastlıyoruz. Mrs Grubman. Eski bölümler elinizde olursa seyredin hani şu estetik ameliyat saplantısı olup tehtid ile kendine ameliyat ettirirken felç inen kadın. Mcnamara / Troy 'un eşsiz hizmetlerine bir kez daha ihtiyaç duymuş. Detayını denk gelip seyrettiğinizde görürsünüz. Mcnamara Ailesinde ise Julia ve Sean arasında doğuştan ellerinde sorun olan bebeklerinin düzeltici operasyonu hakkındaki tartışmalarına denk gelip duruyoruz. Geçtiğimiz iki sezon boyuncaki tartışmalarında bir farkı yok aslında. Yok yalan söyledim var. Fitne fücür ibne bücür Marlo (Bebek Conor'un cüce bakıcısı) Julia'yı manipule ederek gazi verip verip Sean'ın üzerine saliyor. Ajandasinin detayini bu bölümde görebildik. Bölümün bu hikayesinde ki ders ise ""Ne kadar yüksek ahlaki değerleri olsada erkek bir noktadan sonra sadece bir tek organı ile yönlendirilir vede bu beyni değildir.
Sean ve Julianin tartışmaları son 3 senedir beraber yaptıkları en tutkulu şey. O sebepten artık hayatlarını ayırıp yollarına devam etseler çok iyi olacağına inanıyorum. Yanlış hatırlamıyorsam Joely Richardson bir sonraki sezonda yer almayacak ama bekleyip görmek en iyisi.
Nip/ Tuck söz konusu olduğunda operasyonlar sırasında geri planda çalan müziklerin seçimi gerçekten çok başarılı ancak bu bölümde kullanılan şarkı inanılmaz güzel geldi. Conor Mcnamara'nın sol eline yapılan cerrahi müdahale sırasında George Micheal'dan Jesus to a Child dinlemek insanın içini paramparça ediyor.
Ufacık bir insan oğlunun doğuştan gelen bozukluklarını düzeltmek amacı ile acı ile hiç tanışmaması gereken bir yaşta acı ile tanışmasına şahit oluyorsunuz. Şarkı boyunca ufacık bir bebeğe yapılan operasyonu seyrederken kimseye kanalize edemeyeceginiz bir sessiz isyan ile mücadele edip duruyorsunuz içinizde.Sözlerine gelince :
Nip/Tuck Fancast Promo on NipTuck website,
originally uploaded by alexmuse.
Ama bugünkü konumuz o değil Nip /Tuck Dördüncü sezon bölümleri ile ilgili görüşlerimi zaman içersinde yazarım ama bu bölümün final sahnesi beni oldukça etkiledi üstelik de geri planda çalan bir müzik yüzünden.
Bu bölümde de sezon klasiği olan geçmiş sezonların egzantirik karakterlerinden birisine görüşme odasında rastlıyoruz. Mrs Grubman. Eski bölümler elinizde olursa seyredin hani şu estetik ameliyat saplantısı olup tehtid ile kendine ameliyat ettirirken felç inen kadın. Mcnamara / Troy 'un eşsiz hizmetlerine bir kez daha ihtiyaç duymuş. Detayını denk gelip seyrettiğinizde görürsünüz. Mcnamara Ailesinde ise Julia ve Sean arasında doğuştan ellerinde sorun olan bebeklerinin düzeltici operasyonu hakkındaki tartışmalarına denk gelip duruyoruz. Geçtiğimiz iki sezon boyuncaki tartışmalarında bir farkı yok aslında. Yok yalan söyledim var. Fitne fücür ibne bücür Marlo (Bebek Conor'un cüce bakıcısı) Julia'yı manipule ederek gazi verip verip Sean'ın üzerine saliyor. Ajandasinin detayini bu bölümde görebildik. Bölümün bu hikayesinde ki ders ise ""Ne kadar yüksek ahlaki değerleri olsada erkek bir noktadan sonra sadece bir tek organı ile yönlendirilir vede bu beyni değildir.
Sean ve Julianin tartışmaları son 3 senedir beraber yaptıkları en tutkulu şey. O sebepten artık hayatlarını ayırıp yollarına devam etseler çok iyi olacağına inanıyorum. Yanlış hatırlamıyorsam Joely Richardson bir sonraki sezonda yer almayacak ama bekleyip görmek en iyisi.
Nip/ Tuck söz konusu olduğunda operasyonlar sırasında geri planda çalan müziklerin seçimi gerçekten çok başarılı ancak bu bölümde kullanılan şarkı inanılmaz güzel geldi. Conor Mcnamara'nın sol eline yapılan cerrahi müdahale sırasında George Micheal'dan Jesus to a Child dinlemek insanın içini paramparça ediyor.
Ufacık bir insan oğlunun doğuştan gelen bozukluklarını düzeltmek amacı ile acı ile hiç tanışmaması gereken bir yaşta acı ile tanışmasına şahit oluyorsunuz. Şarkı boyunca ufacık bir bebeğe yapılan operasyonu seyrederken kimseye kanalize edemeyeceginiz bir sessiz isyan ile mücadele edip duruyorsunuz içinizde.Sözlerine gelince :
Jesus to a Child
George Michael
Kindness in your eyesI guess you heard me cryYou smiled at meLike Jesus to a childI'm blessed, I knowHeaven sent and heaven stoleYou smiled at meLike Jesus to a childAnd what have I learnedFrom all this pain?I thought I'd never feel the sameAbout anyoneOr anything againBut now I knowWhen you find loveWhen you know that it existsThen the lover that you missWill come to youOn those cold, cold nightsWhen you've been lovedWhen you know it holds such blissThen the lover that you kissedWill comfort youWhen there's no hope in sightSadness in your eyesNo one guessed, or no one triedYou smiled at meLike Jesus to a childLoveless and coldWith your last breath you saved my soulYou smiled at meLike Jesus to a childAnd what have I learnedFrom all these tearsI've waited for you all those yearsAnd just when it beganHe took your love awayBut I still sayWhen you find loveWhen you know that it existsThen the lover that you missWill come to youOn those cold, cold nightsWhen you've been lovedWhen you know it holds such blissThen the lover that you kissedWill comfort youWhen there's no hope in sightSo the words you could not sayI'll sing them for youAnd the love we would have madeI'll make it for twoFor every single memoryHas become a part of meYou will always beMy loveWell, I've been lovedSo I know just what love isAnd the lover that I kissedIs always by my sideOh the lover I still missWas Jesus to a child
Bandaaaa - Bayrama 5 kala.
Günaydın;
Bu sabah da bu haftanın önceki günlerinde olduğu gibi yağmur vardı istanbulda. Bu akşam yola çıkıyorum Umarım hava çok soguk olmaz. Olympos Güneşsiz bir mezar kadar soguk olabiliyor.
Dün Kadir günüydü malum bende oruç tutayım dedim. Doğrusunu söylemek gerekirse 16:30 gibi bir başağrısı yaptı ama sonra uzun ve keyifli bir telefon konuşması ağrımı unutturdu bana. Dün akşam 16:30 itibari ile dükkanda bir tek ben kalmıştım herkes bir yerlere dağılmıştı. Ben de kaçacaktım ancak sonra dükkanı boş bıraktı derler diye gitmedim hatta iftar için şirkette bekleyip iftarı burda açtıktan sonra yola çıktım. Trafik açıktı zira oldukça ara sıra gerçekleşen tıkanıklıklara ragmen oldukça kısa bir sürede eve ulaştım.
Eve geldiğimde downloadlarımı kontrol edip yeni paylaşıma açılan bir dizi var mı diye kontrol ettim. Bu haftaki Nip /Tuck da bir sorun var bu sabah bilgisayarımı kaparken hala paylaşıma çıkmamıştı. En azından yarım kaldı diye aklım onda kalmayacak.
Aşağıda kendime atıştıracak bir kaç şey daha ayarlayıp onları da mideye indirdikten sonra yukarı çıkıp kendime tatil çantası hazırladım. İçinde neler yok ki: iki adet havlu, bir uyku tulumu , bir elektirikli yastık, t-shirt, şampuan,sandalet,iki kitap sadece ilginç olanlar ve diğerlerinin birazı.
Tatilde de not tutmak istiyorum bakalım ne kadar fırsat bulacagız. Bu arada fotoraf makinemi tamir ettirememiş olmanın üzüntüsü içindeyim. Tatilde resim çekmek pek mumkun olmayacak.
Yukardaki resmin konu ile pek alakası yok aslında. Benim bur Donduyma var mı donduyma diye ara sıra konuşmam ve gözlerimin çevresindeki halkalardan başka Panda ile bir benzerliğimiz de yok.
Bu arada bu hafta içersinde kaç tane Tonwich yediğimi söylesem dibiniz düşer. Tamam mantıklı değil ama kesinlikle çok handy bir ürün. bir tane yiyorsunuz öğün yerine geçiveriyor. İki tane yiyorsunuz yin bir öğün yerine geçiyor.
Bu hafta artık çarşamba akşamından itibaren kombiyi yaktım sabahları havlu kalkar kalkmaz havlu bornoza sarılmaya devam etsemde evin soguğunu kırıyor.
RTE oruç tutarken kan şekeri düşüp fenalaşınca panik yapan hısım akraba şöför yüzünden arabada kilitli kalmış camı balyoz ile kırarak açmışlar kapıları. Bu sabah haberlerde okudum söz konusu balyozu satın almakta ısrar eden AKP Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek 'e ameleler başka balyozu kakalamışlar. Orjinal balyoz u hastahane yönetimine teslim eden ameleler adam çok ısrar edince kıramamışlar uygun bir ücrete kendisine başka bir balyoz vermişler.
Milletvekili sözkonusu balyoz ile yaptığı basın açıklamasında balyozu evinde bulunan şark köşesnde muhafaza edeceğini belirtmi. Dikkatli bakarsanız solda Sn. Milletvekilini Balyozun "SAPINDAN" tutarken görebilirsiniz.
Avrupa kupasına gelince 3 büyükler kendi sahaları veya deplasman farkı gözetmeden ağızlarının paylarını aldılar. "Beşiktaşım biricik sevgilim" en farklı alan takım olarak kendileri ile ilgili hiçbir hayal kırıklığına uğramamı sağladılar. Yine kendi sahalarında taraftarlarını utandırdılar anlıyacağınız.
Akbank'ın % 20 lik hissesinin Citibank'a devri için anlaşma imzalandı. (Hürriyet 17.10.2006) Ekonomik olarak bakıldığında Citibank organik olarak büyümek için harcıyacağı paraya türkiyenin en karlı bankasına ortak oldu. Çok mantıklı kardan % 20 payın yanı sıra akbankın bankacılık ürünlerini de pazarlayacak. Bundan 5 6 sene sonrada bankayı satın alma önceliği de onlara ait olacak. Şimdi overhead expenseleri de düşürürlerse güzel güzel hendi opersayon gelirleri ile masraflarını karşılar öbür taraftan gelen karlada emekliliklerini beklerler.
Haftanın özeti
Bakalım bu hafta nasıl geçmiş.
Pazartesi Akmerkeze 09:30 da toplantı olduğunda ikinci köprüden ilerleyip levent sapağında girdim ancak saat çok erken geldiğinden atladım balmucudan plaza otelin göbeğinin ordan dönerek ordan Ulusa yan yol ile akmerkeze vardım. O saatte güvenlik nereye gittigini soruyor adam bunu da öğrenmiş oldum. Toplantı standar geçti işe 11:00 gibi döndüğümde otoparkda yer problemi nedeni ile arabayı ortalık yere part etmek ile terketmek arasında bir şekilde bıraktım. Öğlen yemeğe çıkarken bir tek cüzdan ile dışarı çıktığım için otoparkda yolunu kapattığım biri ceketimin cebinden bulmuş anahtarı da çekmiş arabayı. Bu arada hiç bu kadar üşüdüğümü hatılamıyorum. Kanyon polat arası ciğerlerimi bıraktım zannettim bir dönem.
Evdeki bozuk para stoğu eridiği için işe ikinci köprüden gitme eylemine devam ettim. deneyimli bir hıyar olarak ikinci seferinde kafa kafaya gelir diye düşünürken kişisel mallığım neticesinde 2. Köprüyü saat 20:15 gibi geçmiş olmama rağmen taşra kurnazlığı yaparak atladım ek şeritten devam ettim. Öyle yapınca levent bir anda kendimi levent sapağının yanında seri bir şekilde geçerken buluverdim.Kemerburgaz çıkışından mecidiye köye geçmek hayaliyle çıkınca sırası ile kağıthane, okmeydanı mecidiyeköyden yoğun trafikde mallığıma kızarak 15 dakika gecikmeyle vardım işyerine.
Çarşamba Kandilli Suna'nın yerinde Kalamar kardes gğveç ve salatadan oluşan akşam yemeği nin ardından evde keyif olayı.
Perşembe North Shield Etiler Etabı
Cuma akşamı iftardan sonra yollar daha açık olur diye umarak saat 18:45 de ofisten çıktım ama yağmur trafiğin açılmaması için güzel bir etken olarak gecikmemi sağladı. Saat 19:55 gibi eve geldiğimde apartman otomatiği yine arızalı idi. Karanlıkta l yordamı ile üst kilidi açıp alt kilide anahtar sokmaya çalışırken kapı kendi kendien açılı verdi şerefsiz onun bunun çocukları yine evin kapısını zorlayıp içeri girmeye çalışmışlar . Allah tan içeri girmemişler. Hasarın miktarı büyük olur sigortadan tazmin etmem gerekir diye hasanpaşa karakolunu arayıp haber verdim saolsunlar musait olduklarında gelip tutanak tuttular. Arkasından da ben karakola gidip ifade verdim. Aslında kişisel bilgilerimi alıp ifadeyi kendileri yazdılar bana da imza attırdılar.
Bu talihsiz olay çok keyfimi kaçırdı o akşam için. Tedirgin olsa da oturup DVD seyrettim. Filmin Adı Firewall adlı bir film. Harrison Ford oynuyor. Biz ise onu Han Solo (Staw Wars) ile tanıdık
ve Indy (Indiana Jones) ile koyu hayranı olduk. Film Gizli bi Cumhuriyetçi propagandası gibi geldi bana. Teması : Eğer Sen işini iyi yapan bir muhafazakar executive isen kötü niyetli birileri her zaman olacaktır ve bunlar sana ulaşmak için sevdiklerine zarar vermekten çekinmeyeceklerdir. Senin görevin bir sevdiklerinin canını tehlikeye atmak pahasına bile olursa olsun bu insanlar ile mücadele edip elinden gelen en ağır cezayı vermektir. Bu process sırasında Sevdiklerinin hayatları tehlikeye girebililir hatta ölebilirler ama senin öncelikli görevin tehtidi ortadan kaldırana kadar mücadele etmektir. Ortadoğudaki Amerika Politikasının gizli propagandasından öte değil. Filmin ana kötü karakterinin Ingiliz olması olayın "kör gözüm parmağına" misali olmasına engel olmuş ama TV ve sinemada ki Cumhuriyetçi propagandaları ve Kendi öne çıkarmak istedikleri Cumhuriyetçi vasıfları ile bezenmiş Süper Kahramanlar ile gerçeği ne kadar saklıyabilirler amerikalıların gözünden bilemiyorum .
Cumartesi Kapıdaki hasarı tamir ettirmek için Hasanpaşadaki çelik kapıcıları dolaştım biri saolsun montaj ustasını geri döndüğünde bana yollamaya razi oldu. Saat 14:00 gibi iş tamamlandığında 65 milyon (30 mio. Yeni kilit 35 mio. servis ücreti) ile hasarı tamir etmiş olduk. Kapının kilidinin bozuk olmasından dolayı tedirgin bir gece uykusunu telafi etmek için inmesi tamamlanan diziler (Lost S03E02, Bones S02E06, Nip/Tuck S4E06, Grey's Anatomy S03 E04) i seyredip uyuya kalmışım.
Öğlen yemeğini dardanel Tonwich ile geçirdiğimden acıkmıştı ve kendime sebzeli pilav ile beraber et yaptım keyifli bir şekilde yemek yedim.
Kendime bir not : evde Jasmine prinç bitmiş et de almak lazım.
Yemekten sonra Oturdum kendime bir Absolute Kola yapip Coupling de 3 bölüm izledim. Kesinlikle hayatımda almakla en başarılı karar verdiğim dizi budur. Coupling de 3. sezonda 3 bölüm izleyip yukarı DL ları kontrole çıktığımda bir baktım Desktopda HDD de yer kalmamış. Gece Geç saate kadar HDD tuttuğum dizileri DVDlere aktarıp silip yer açtım bu işlemin hemen sonrası ise yatak odamda Amerikada yeni yayınlanmaya başlayan Dexter diye bir dizinin ilk bölümünü seyrettim. Şunu söylemem gerekiyor kesinlikle çok güzel etkileyici bir dizi. Başrolde oynayan Micheal C. Hall Six Feet Under dan hatırlayacaklardır. Ordaki rolünü başarılı bulduysanız burdaki karakterine bayılacaksanız.
Pazar Sabah Kendime ilk defa sucuk kızartıp yedim ardından mutfakdaki setime laptop ve diğer mobil teknolojiklerim ile yerleşip çay ve kahve eşliğinde akşama kadar online işlemlerimi tamamladım. Iftar öncesi Çanağa gidip yemek yedik. Zira iftara resv. dan dolayı ful dolu oldukları için iftara 40 dakika kala mümkün olan en kibar şekilde sepetlendik. Hatta "Sepetlendik" kelimesi bile ayıp kaçıyor. Karşılıklı yollarımızı ayırdık diyelim.
originally uploaded by ivanovash.
Türk Kahvesini benim evde içip Digiturkde Sideways adlı filmi bir kere daha seyrettik. Konusu Şarap diyarlarında geçen bu filmin manzaraları, dramlar ve komedi unsurları ile keisnlikle bir vakit kaybı olmadı benim için. Üstelik 3. seyretmeme rağmen.
Film sonunda Ghost Whisperer 'a takıldık ondan sonra yukarı çıkıp arkadaş ile telefonda uzunca bir süre konuştuktan sonra gece yarısını 3 geçe uyumuşum. Ertesi gün yeni bir gün yeni bir hikaye.
Pazartesi Akmerkeze 09:30 da toplantı olduğunda ikinci köprüden ilerleyip levent sapağında girdim ancak saat çok erken geldiğinden atladım balmucudan plaza otelin göbeğinin ordan dönerek ordan Ulusa yan yol ile akmerkeze vardım. O saatte güvenlik nereye gittigini soruyor adam bunu da öğrenmiş oldum. Toplantı standar geçti işe 11:00 gibi döndüğümde otoparkda yer problemi nedeni ile arabayı ortalık yere part etmek ile terketmek arasında bir şekilde bıraktım. Öğlen yemeğe çıkarken bir tek cüzdan ile dışarı çıktığım için otoparkda yolunu kapattığım biri ceketimin cebinden bulmuş anahtarı da çekmiş arabayı. Bu arada hiç bu kadar üşüdüğümü hatılamıyorum. Kanyon polat arası ciğerlerimi bıraktım zannettim bir dönem.
Evdeki bozuk para stoğu eridiği için işe ikinci köprüden gitme eylemine devam ettim. deneyimli bir hıyar olarak ikinci seferinde kafa kafaya gelir diye düşünürken kişisel mallığım neticesinde 2. Köprüyü saat 20:15 gibi geçmiş olmama rağmen taşra kurnazlığı yaparak atladım ek şeritten devam ettim. Öyle yapınca levent bir anda kendimi levent sapağının yanında seri bir şekilde geçerken buluverdim.Kemerburgaz çıkışından mecidiye köye geçmek hayaliyle çıkınca sırası ile kağıthane, okmeydanı mecidiyeköyden yoğun trafikde mallığıma kızarak 15 dakika gecikmeyle vardım işyerine.
Çarşamba Kandilli Suna'nın yerinde Kalamar kardes gğveç ve salatadan oluşan akşam yemeği nin ardından evde keyif olayı.
Perşembe North Shield Etiler Etabı
Cuma akşamı iftardan sonra yollar daha açık olur diye umarak saat 18:45 de ofisten çıktım ama yağmur trafiğin açılmaması için güzel bir etken olarak gecikmemi sağladı. Saat 19:55 gibi eve geldiğimde apartman otomatiği yine arızalı idi. Karanlıkta l yordamı ile üst kilidi açıp alt kilide anahtar sokmaya çalışırken kapı kendi kendien açılı verdi şerefsiz onun bunun çocukları yine evin kapısını zorlayıp içeri girmeye çalışmışlar . Allah tan içeri girmemişler. Hasarın miktarı büyük olur sigortadan tazmin etmem gerekir diye hasanpaşa karakolunu arayıp haber verdim saolsunlar musait olduklarında gelip tutanak tuttular. Arkasından da ben karakola gidip ifade verdim. Aslında kişisel bilgilerimi alıp ifadeyi kendileri yazdılar bana da imza attırdılar.
Bu talihsiz olay çok keyfimi kaçırdı o akşam için. Tedirgin olsa da oturup DVD seyrettim. Filmin Adı Firewall adlı bir film. Harrison Ford oynuyor. Biz ise onu Han Solo (Staw Wars) ile tanıdık
ve Indy (Indiana Jones) ile koyu hayranı olduk. Film Gizli bi Cumhuriyetçi propagandası gibi geldi bana. Teması : Eğer Sen işini iyi yapan bir muhafazakar executive isen kötü niyetli birileri her zaman olacaktır ve bunlar sana ulaşmak için sevdiklerine zarar vermekten çekinmeyeceklerdir. Senin görevin bir sevdiklerinin canını tehlikeye atmak pahasına bile olursa olsun bu insanlar ile mücadele edip elinden gelen en ağır cezayı vermektir. Bu process sırasında Sevdiklerinin hayatları tehlikeye girebililir hatta ölebilirler ama senin öncelikli görevin tehtidi ortadan kaldırana kadar mücadele etmektir. Ortadoğudaki Amerika Politikasının gizli propagandasından öte değil. Filmin ana kötü karakterinin Ingiliz olması olayın "kör gözüm parmağına" misali olmasına engel olmuş ama TV ve sinemada ki Cumhuriyetçi propagandaları ve Kendi öne çıkarmak istedikleri Cumhuriyetçi vasıfları ile bezenmiş Süper Kahramanlar ile gerçeği ne kadar saklıyabilirler amerikalıların gözünden bilemiyorum .
Cumartesi Kapıdaki hasarı tamir ettirmek için Hasanpaşadaki çelik kapıcıları dolaştım biri saolsun montaj ustasını geri döndüğünde bana yollamaya razi oldu. Saat 14:00 gibi iş tamamlandığında 65 milyon (30 mio. Yeni kilit 35 mio. servis ücreti) ile hasarı tamir etmiş olduk. Kapının kilidinin bozuk olmasından dolayı tedirgin bir gece uykusunu telafi etmek için inmesi tamamlanan diziler (Lost S03E02, Bones S02E06, Nip/Tuck S4E06, Grey's Anatomy S03 E04) i seyredip uyuya kalmışım.
Öğlen yemeğini dardanel Tonwich ile geçirdiğimden acıkmıştı ve kendime sebzeli pilav ile beraber et yaptım keyifli bir şekilde yemek yedim.
Kendime bir not : evde Jasmine prinç bitmiş et de almak lazım.
Yemekten sonra Oturdum kendime bir Absolute Kola yapip Coupling de 3 bölüm izledim. Kesinlikle hayatımda almakla en başarılı karar verdiğim dizi budur. Coupling de 3. sezonda 3 bölüm izleyip yukarı DL ları kontrole çıktığımda bir baktım Desktopda HDD de yer kalmamış. Gece Geç saate kadar HDD tuttuğum dizileri DVDlere aktarıp silip yer açtım bu işlemin hemen sonrası ise yatak odamda Amerikada yeni yayınlanmaya başlayan Dexter diye bir dizinin ilk bölümünü seyrettim. Şunu söylemem gerekiyor kesinlikle çok güzel etkileyici bir dizi. Başrolde oynayan Micheal C. Hall Six Feet Under dan hatırlayacaklardır. Ordaki rolünü başarılı bulduysanız burdaki karakterine bayılacaksanız.
Pazar Sabah Kendime ilk defa sucuk kızartıp yedim ardından mutfakdaki setime laptop ve diğer mobil teknolojiklerim ile yerleşip çay ve kahve eşliğinde akşama kadar online işlemlerimi tamamladım. Iftar öncesi Çanağa gidip yemek yedik. Zira iftara resv. dan dolayı ful dolu oldukları için iftara 40 dakika kala mümkün olan en kibar şekilde sepetlendik. Hatta "Sepetlendik" kelimesi bile ayıp kaçıyor. Karşılıklı yollarımızı ayırdık diyelim.
originally uploaded by ivanovash.
Türk Kahvesini benim evde içip Digiturkde Sideways adlı filmi bir kere daha seyrettik. Konusu Şarap diyarlarında geçen bu filmin manzaraları, dramlar ve komedi unsurları ile keisnlikle bir vakit kaybı olmadı benim için. Üstelik 3. seyretmeme rağmen.
Film sonunda Ghost Whisperer 'a takıldık ondan sonra yukarı çıkıp arkadaş ile telefonda uzunca bir süre konuştuktan sonra gece yarısını 3 geçe uyumuşum. Ertesi gün yeni bir gün yeni bir hikaye.
Bir Reuters Haberi ....Tahsilat yapamayan Doktor...
Reuters - Wed Oct 4, 1:37 PM ET
Models in bras line up in this March 29, 2001 file photo. A German plastic surgeon who was cheated out of payment by several women has given pictures of their enlarged breasts to police, in the hope the photos will help trace them.
Doktor dan doktora fark var tabi. Nerde bizim Christian Troy? Nerde bu doktor?
Haberin Reuters den gelmiş olduğunu düşünürsek gerçekten çok ilginç bir haber. Öncelikle kim veresiye veya taksitle göğüs büyütme operasyonunu yapmayı kabul eder. Üstelik Türkiye dışında taksitli işlem yapabilen kredi kartı uygulamaları çok sınırlı. Almanya bunlardan biri değil.
Başka bir bakış açısından değerlendirirsek Adam çok yeteneksiz bir Estetik cerrah olabilir ve ayıplı ürünler ortaya çıkardığı için de müşterileri ödemeleri tamamlamayı reddetmiş olabilir. Zaten hangi popüler Estetik Cerrah Taksitle veya veresiye böyle bir operasyonu yapar? Sorusunu cevabı "En kötüsü"
Komik bir haber olduğu gerçek. Alman Polisinin elinde bir sürü meme fotosu ile sokaklarda devriye geziyor olarak hayal etmek kesinlikle çok eğlenceli. Bir de Ülkemin İnsanı ile kafa geçerler.
:))
Nip Tuck Sezon 4
Dün akşam 1 hasret daha bitti. Nip Tuck yeni sezona başladı. Hemde nasıl başladı. Konuk sanatçılar normalden daha boldu. Larry Hagman Brooke Shields. Christian Troy her erkeğin hayal ettiği hayatı yaşıyor. Yanlizlik hissediyor. Bu Acunun ne kadar zor bir hayatının olduğunu söylemek gibi manasız bir şey. Bu bölümde Troy iki hatunla beraber oluyor. Bunda ne var diye sorabilirsiniz. Milletin bir bu kadın çokluğunda 1 tane bulamadığı ülkede yaşadığımız gerçeğine rağmen kabullensek dahi bu seferki çok orjinaldi zira hatunlar anne kız idi Kesinlikle güzel 1 sezon başlangıcı idi sonlara doğru heyecan azalır drama artar ama ne yaparsın. Bayanlar lafım size bu bölümde Troy'un poposunu bol bol görebilirsiniz eğer önümüzdeki sene cnbc e kesmezse. 2007 sonbaharında yani
Bu arada Spoilerlardan anladığım kadarı ile Christian Troy bazi ibnetor deneyimler yaşayacak. Literally!
Bu arada Spoilerlardan anladığım kadarı ile Christian Troy bazi ibnetor deneyimler yaşayacak. Literally!

