Hırsızın Yüreğine Dolph Lundgren Korkusu Düşmüş

Dolph Lundgren'i şimdiki nesil pek hatırlamaz. Rocky IV'de canlandırdığı Rus boksör Ivan Drago ile ilk kez tanıştık. İtiraf etmek lazım o zaman da ürkünç bir görüntüsü vardı. Dolph Lundgren'i 80'li yıllarda çevirdiği filmlerden hatırlayanlar geçen yıllar neticesinde daha sevimli bir hale geldiğini düşünmeyeceklerdir. İki metreye yakın boyu sert yüz hatları ile karanlıkta karşılaşmak istemeyeceğiniz türden biri.

Yukarıda yazdıklarımın sadece bana ait bir görüş olmadığını belirtmek isterim. Londra'da yayınlanan bir gazete haberine göre, geçtiğimiz günlerde ünlü korkunç yıldızın İspanya'daki evine soygun amaçlı giren haydutlar o sırada evde bulunan eşine saldırıp etkisiz hale getirdikten sona evi talan etmek amacıyla odaları dolaşırken aktörün resimleri ile karşılaşınca "Yandım Anam" diyerek binayı terketmişler.

Sizi bilmem ama bu bana gerçekten çok eğlenceli bir hikaye geldi. İsveçli dev geçmiş yıllardaki ününden kaybetmiş olsa da hala bir neslin yüreğinde korku salmaya devam ediyor anlaşılan.

Ihtiyarlara yer yok

Media_httpbp0bloggerc_wzhvj

Vizyonda ençok ilgi çeken filmlerden biri. Türkiye'de Recep Ivedik ile kapışıyor. İspanyol Javier Barden bu filmdeki psikopat katil rolüyle yardımcı erkek oyuncu Oscar'ını aldı.

Film yer yer ağır bir tempo ilerliyor olsa da başarılı bir anlatım var. Beni merakta bırakan konu ise psikopat katilin böylesine sıradışı olmasının ardında yatan sebeplerin ortaya çıkmamış olmasıydı.

Niye hiç pratik olmayan o domuz öldürme cihazıyla dolaştığını ikinci seyredişte çözmeyi umuyorum.

Orjinal adı No country for old men Film adı olarak başarılı çevrim olduğunu itiraf etmek gerek.

Filmin başlığı bana geçtiğimiz ve bu sene çevrilen aksiyo serilerini anımsattı 80 ki ve 90'lı yılların aksiyon serilerini aynı kahramanlar ile devam ettirdiler. Önce Bruce willis ve Die Hard 4 , ardından Stallone ve Rocky 6.

Şimdi itiraf etmek gerekirse Rocky serisinin 5. Filmi zaten ızdırap vermişti bu tahammül edilemez olmuş. Bazı sinema karakterlerini koruyan yasalar olmalı. James Bond gibi zaman zaman esas kahraman yenilenmeli yada bırakılmalı tarih sayfalarında kalmalı.

Stallone onun bu film diye ortaya çıkardığı rezalet sektördeki emeğine istinaden yüzüne vurulmayınca gaza gelir ve Rambo serisine bir film daha eklemeye karar verir. Bu filmi daha seyretmedim ancak eleştirilere göz attığımda aktörün rezalet açısından rocky filmini aştığını tahmin edebilirim.

Kaderin cilvesi olarak değerlendirebilirsiniz ama Rambo'nun bir öncekinde omuz omuza ruslara karşı savaştığı mücahitler ile amerika onların ünsallarinda kasrı kapıya savaşıyor üstelik de gelişmeler pek Amerikanin lehine degil. Türkiyeden kendi çıkardıklar savaşta ölmesi için kapalı kapılar ardından asker isteyip duruyorlar. Rambo'nun eski silah arkadaşları veya onların çocukları Guantanamo'da esir ve ağır sorgu altında yada dağlarda yeni nesil Rambokara karşı dağlarda yeni çarpışıyor.

Konudan uzaklaştık sinemanın ihtiyarlarından bahsediyordum hikayeye son getirme kervanına Spıelberg ve George Lucas indiana jones ile katıldığında bu gün sahip olduğum düşüncelere sahip değildim itiraf edeyim. Umutların vardı çünkü öncesinde yıldız savaşlarını tamamlamıştım. Yukarda bahsettiğim Filmleri görmemiştim. Sean Connery'nin projeyi emekli olmasini gerekçe göstererek geri çevirmesinden huylanmamıştim. Biraz içim burkulmuştu o kadar.

Filmin çekimine başladıktan sonra internetde çıkan resimler biraz geçtiğimiz ay çıkan trailer ise umutların üzerine sifon etkisi yaptı. Bu yaz indiana jones kristal kafatası geliyor bizi nelerin beklediğine dair umutların azalsa dahi mevcut. Ne de olsa bu ikiliye hakkını vermek lazım 3. Filmde indiana jones'un veliahtınin kim olacağınını işaretini verdiler ama River Phoenix'i aşırı dozdan kaybedince planlar projele öncekilerini kaybettiler.

Uzun Lafın kısası bakmayın oscar ödüllü filmin başlığına, geçtiğimiz yıllda ihtiyarlara epey bir yer verilmiş.

---- 
Sent using a Sony Ericsson mobile phone

21032007 All the world's a stage And all the men and women merely players

Media_httpbp0bloggerc_zfnbo
Nerden başlasam hikaye çok farklı değil sabah şöyle kalktım böyle giyindim işe şu saatte vardım. Bu gün farklı olan bir kaç konudan bahsedeyim. Dün akşam 12:00 am sonrası sonunu getiremiyecegimi bile bile Rocky Balboa'yı seyretmeye başladım. Jenerik de bir isim dikkatimi çekti; Burt Young bir tebessüm geçiverdi yüzümden adamın ne kadar zamana meydan okuyan bir soyadı var diye geçiverdi içimden. Amcayı / dedeyi siz Rocky'nin kayın biraderi olarak hatırlarsınız ama 80 ve sonrası doğumlu iseniz Rock Balboa'yı hatırlamamanız bile mümkün. Bay Young'ın vücudunda ağarmamamış bir kıl olduğunu zannetmiyorum.
Media_httpbp0bloggerc_kxxij

Yaşlanmak yavaş bir süreçtir sinsice yer çekimi ile beraber alır tüketir seni. Sadece doğum günlerinde belli eder kendini karanlık bir sokakta gölgelerin arasında sizi bekleyen sinsi bir avcının bir an için görünüp tekrar karanlıklar içersinde kaybolması gibi. Bu gün Gary Oldman'ın doğum günü. Kendisinin 50 'yi karşılamaya bir senesi kaldı. Sıra dışı performanslar ile dolu bir kariyeri vardır kendisinin. Immortal Beloved ile dikkatimi çekti. The Scarlet Letter da kifayetsiz şerrefsiz rahip rolü ile tiskindirtmiştir kendini. Bir kere nasıl bir erkektir ki o dönemde sülün gibi tanımına uyan rol arkadaşı Demi Moore gibi bir hatuna sahip çıkmamıştır.
Bir çok filmde tipini öylesine değiştirmiştir ve başarılı olmuştur ki ilk görüşte tanımasam da kendisini performansı ile kim bu diye merak da bırakması ile farketmişimdir o olduğunu.
Gary Oldman öyle garip bir aktördür ki eksikliğini ancak onu tekrar Tv de veya sinemada gördüğünüzde hissedersiniz. Hakikatten özletmiştir kendini size. Bilemezsiniz bir sonra ki karşılaşmanızda nasıl karşınıza çıkacağını.
Haa bir de kendisinin rol aldığı nokia Reklamı vardır. "Hayat bir Sahnedir" temalı bu filminde tadından yenmez. NY özlemi doğurur içinde insanın.
Bu arada yukarda bahsettiğim tema'nın Shakespeare'a ait olduğunu biliyor muydunuz? As You like it adlı eserinden. Metin olarak şöyledir ;
All the world's a stage,And all the men and women merely players:They have their exits and their entrances;And one man in his time plays many parts,His acts being seven ages. At first the infant,Mewling and puking in the nurse's arms.And then the whining school-boy, with his satchelAnd shining morning face, creeping like snailUnwillingly to school. And then the lover,Sighing like furnace, with a woeful balladMade to his mistress' eyebrow. Then a soldier,Full of strange oaths and bearded like the pard,Jealous in honour, sudden and quick in quarrel,Seeking the bubble reputationEven in the cannon's mouth. And then the justice,In fair round belly with good capon lined,With eyes severe and beard of formal cut,Full of wise saws and modern instances;And so he plays his part. The sixth age shiftsInto the lean and slipper'd pantaloon,With spectacles on nose and pouch on side,His youthful hose, well saved, a world too wideFor his shrunk shank; and his big manly voice,Turning again toward childish treble, pipesAnd whistles in his sound. Last scene of all,That ends this strange eventful history,Is second childishness and mere oblivion,Sans teeth, sans eyes, sans taste, sans everything.

İlgili video da ektedir.