Türkçe biliyor musunuz?

Amerikan ekran yazarları sendikası nedeniyle bu sezon sadece 12 bölümü yayınlanacak Lost dizinin dokuzuncu bölümü geçen Perşembe yayınlandı.

Karizmatik gizemli damat Benjamin Linus dizinin başlarındaki bir sahnede Türkçe konuşarak Türk medyasında hemen yer aldı.

Benjamin Linus bile türkçe biliyor peki ya siz Türkçe bilmiyor musunuz?

Türkiyede Popüler Amerikan TV dizisi - Lost

Media_httpbp1bloggerc_mcamk
Lost, görünüşe göre son iki sene içersinde 18-45 yaş Türk seyircisi arasında inanılmaz bir hayran kitlesine kavuştu. Sosyal toplantılarda konu bir şekilde Lost'a geldiğinde mutlaka birilerinin sezon yakalama deneyimi paylaşılıyor.

Bir haftasonu içersinde ilk 3 sezona ait tüm bölümleri izleyenler geçen sene çok sık karşılaşılan bir muhabbet konusu oldu. Lost dizini takip ediyor olmak bir Sosyal kabul edilebilirlik bir referans olmuış durumda.

Bir uçak kazası sonucu gizemli bir adaya düşen insanların bu adada yaşadıkları 90 küsur günden haberiniz varsa insanlar sizi konuşmaya değer bulabiliyor.

4. senesine girdiği bu dizide hala 100 günün altında bir süre geçtiğine inanmak özellikle aktörlerin bu süre içersine yaşlanmasına birebir şahit olmak nedeniyle gerçekten zor.

Doğrusunu söylemek gerekirse adadaki gizemin ne olduğuna dair kafamda bir iki teori mevcut ama gerçeğe ne kadar yaklaştığım konusunda hiç araştırma yapmadım. Lost kahramanların ada öncesi, ada üzerinde ve ada sonrası başlarına gelen hikayeleri anlatarak zaman mevhumunu iyice alt üst etmiş durumda.

Peki tavsiye eder miyim ? Güzel bir soru, eğer Lost meraklısıysanız veya Lost meraklısı olup sosyal çevrenizda kabul edilmeyi hedefliyorsanız sizlere tavsiyem gidin sezon sezon Lost'ları DVD olarak temin edin. Günde 2 bölümü geçmeyecek şekilde seyredin. Son sezonu yakaladığınızda ise biraz sabredin sezon tamamlandıktan sonra oturup seyredin. Zira her hafta takip edilecek bir dizi değil bence.

Televizyon Dizileri - Las Vegas Dördüncü Sezon

Media_httpbp0bloggerc_uvnpz
Beni tanıyan hemen herkes dizi ve film konusunda saplantılı bağımlı bir yapım olduğunu bilir. Bu sene eylül ayının sonunda evime hırsız girip bilgisayarlarımı çalana kadar indirmediğim dizi veya film yoktu diyebilirim.

Yorgan gitti kavga bitti misali 29 eylül 2007 sonrası zorunlu bir sakinleşmeye girdim. Bu tarihden önce günde ortalama 3 dizi internetten indiriyordum. Dizimax'den takip ettiklerim de cabasıydı.

Las Vegas ilk olarak internet'den indirmek suretiyle takip etmeye başladığım dizilerden biridir. Özellikle yayın programı açısından kendisi ile yaşıt diğer popüler dizilerin (Lost, Prison Break vb.) yayınlanmadığı haftalarda yayınlanması ve dizide yer alan hoş hatunlar diziyi takip etmemdeki en büyük motivasyondu demek yanlış olmaz.

Geçen seneye kadar bu durum böyle devam etti. 4. Sezonun ilk 5 bölümünün ardından bu dizinin artık eskisi kadar takip etmek istemediğimi farkettim. Her bölümde dizinin en ağır toplarının sahibi Marry Connel rolünde Nikki Cox'un gözümüzün önüne ittirilen degajesine rağmen ilgimi süratli bir şekilde kaybetmeye başladım. Ne garip bir tesadüftür ki dizinin başrol oyuncularundan James Caan ve Nikki Cox 'un diziden ayrılmak istemeleri nedeni ile 17. bölümde kesildi.

Media_httpbp1bloggerc_auzcq
Doğrusunu söylemek gerekirse bu haberi ilk duyduğumda dizinin zaten pek parlak olmayan geleceğinin iyice karardığına inanmıştım. Yanlış anlamayın Nikki Cox'un gitmesine sevindiğimi bile söyleyebilirim.
Dün akşam 4. sezon'un seyretmediğim bölümlerden birine denk geldim. Marry kendisini küçükken taciz eden ve şimdide yeni evliliğinden olan kızlarını taciz eden babasının kızlara daha fazla zarar vermemesi için motive olması ile ilgili sahneler gerçekten iticiydi.

Örnek vermek gerekirse: Elinde silah, atış poligonunda yüzünde saçma sapan bir ifade olan sahne kesinlikle tasvir etmeye değer. İfadenin öfke kin nefret içeren bir ifade olması gerektiği hakkında bir fikriniz oluyor ama ifadenin bu duygular ile alakası yok. Poligonda bir hatun küçük bir kafada kulaklıklar ve kokoş gözlükler, eller ilerde bir silah üzerinde nişan almış vaziyette. Ellerin hemen altında her biri yukardaki kafa kadar büyük bir çift göğüs ve tetiğin he çekildiğinde "bıngıl bıngıl" titriyor. 80'li yıllardaki B sınıfı erotik filmlerden sahneleri anımsatıyordu.

Kim dedi bilemiyorum ama bir bana Nikki Cox'un bir porno yıldızı olduğunu söylemişti. Allah için hatunun ismine bakınca bunun doğru olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünüyor insan. Aradım taradım Adult Film endüstrisinde benzer isimli bir kaç isim buldum ama bu hatunu bulamadım. Neymiş burdan çıkarılacak ders? Koca göğüslü, garip isimli hatunlar porno yıldızı hissi uyandırsalar dahi porno yıldızı olmayabilirlermiş. Kimsenin günahına girmeyeceksin.

James Caan nam-i diğer "Ed Deline" eski CIA ajanı rolünde bu dizinin en ilginç karakterlerinden biri. Caan'ın dizide olması beni diziye bağlayan önemli tek sebeplerden birisi. Diğer sebepler genel olarak dizide çift olarak bulunuyorlar. Ama yapımcılar Caan'a alternatifi seçimi çok akıllıca gerçekleşti. Bu seçimin kim olduğunu söyleyerek spoiler yaratmak istemiyorum.

Dizinin şansına; biraz nefes almaya başlamıştı ki bu sefer de yazarlar sendikasının grevine kurban gitti. Grev nedeni bu sene de planladıkları üretimin altında kalarak normal bir sezon geçirmeleri mümkün olmayacak. Arka arkaya iki eksik sezon dizinin geleceği hakkında önsezilerimin doğru çıkma olasılığının arttığının işareti sanki. Siz ne dersiniz?

Yep yeni bir Nip / Tuck gümbür gümbür geliyor

Televizyonun en sıradışı dizilerinden biri olan Nip / Tuck 30 Ekim salı günü Amerika'da 5. Sezona başlıyor.

Internetten takip ettiğiniz diziler varsa ve Nip / Tuck bunların arasındaysa geçen sezon (Cnbc-e de bu sezon ) neler olduğuna dair bir fikriniz vardır mutlaka.

------ 4. Sezon ile ilgili spoiler içerir*----------------

Takip ettiğim diziler arasında keyifle izlediğim ilk üç dizinin içersinde bulunan Nip/Tuck 4. sezon sonunda Miami'ye veda etti.

Yapımcılar oldukça akıllı bir manevragerçekleştirmiş oldu. Her ne kadar TV de yayınlanan diziler arasında iyi bir sıralamaya sahip olsa da kahramanların hayatında bir değişikliğe ihtiyaç vardı.

Özellikle Nip/Tuck gibi <strongg>sıradışı dizilerde yıllar ilerledikçe </strongg><strongg>yapımcılar</strongg><strongg> Ceteris Paribus kavramına </strongg><strongg>takılıp kaldıklarında</strongg><strongg> dizi izleyicileri bir süre sonra karşılarında kafayı yemiş, çılgın bir şehirde yaşayan nasipsiz bedevileri izlediklerini farkedip dizilerden soğuyorlar.

Yapımcılar karşılarındaki tehlikeyi önceden farkedip sıradanlığa düşmeden kahramanların hayatında radikal değişikliğe gittiler ve sezon finalinin hemen ardından 3 sezonluk yeni bir sipariş daha aldılar.

İşin gerçeği Miami de çekimleri gerçekleştirilen dizilerin yarısından fazlası zaten lokasyonlarını seyircilerinden habersiz california'ya taşımış durumda. Bunun en büyük sebebi ise çekimlerin yapıldığı dönemlerin kasırga sezonuna denk gelmesi ve kötü hava şartları nedeni ile üretim maliyetlerinin çok yükselmeye başlaması. Allahın bildiğini kuldan saklamak için çaba sarfetmekten de kurtulmuş oluyorlar.

Yeni bir sıradışı bir şehirde yeni şehrin dinamiklerini öğrenirken seyredecegiz kahramanlarımızı. Üstelik Nip /Tuck 5. sezon ön izlemeleri ile ilgili yorumlar oldukça başarılı.



</strongg>

Geliyyoooor Geliyooor kahramanım geliyor

Media_httpbp1bloggerc_ianra

Bilemem umrunuzda mı ama yarın Dexter'ın ikinci sezonu başlıyor. Ben internetde paylaşıma çıkmış ikinci sezonun ilk iki bölümünü seyretmiş biri olarak şunu söyleyebilirim çok keyifli bir başlangıç oldu benim için.

Hani çok keyif aldığınız bir içkiyi, bir tatlıyı yudum yudum içer veya minik lokmalar ile yersiniz. Her yudum her lokma ayrı bir haz verir. Işte iki bölümde de bu hazzı dizinin her dakikası için aldım.

Dexter garip bir şekilde etkiliyor beni. Sanki kendimden bir parça var derinlerde bir yerde. "Belki de içimdeki canavar"'a yapılan gizli bir çağrı gizlidir bu dizin her bölümünde. "Gizli Reklam" gibi