1 ben 1 sen 1de bebek @ Starbucks

Media_httpbp3bloggerc_bkyki


Öğlenleri yemekten sonra beyni tokatlamak gerekiyor. Kahve bu ihtiyaca en iyi cevap veren ürün. Uykuyu açıyor kandaki şekeri düzenliyor. En azından benim için öyle .
Mekanı dün öğlen ziyaretimde ise yan tarafta dünya tatlısı bebek vardı. Cilveli maviş flörtöz ve sempatik .

<srong> Flörtöz deyince bu tabirin kullanım hakkı bir arkadaşımı anımsattı. Kendisi itiraz etse dahi bu tanımlama'nın arkadaşa "cuk" diye oturduğuna dair bir çok kişi şaitlik edecektir.

Bu gün yazacak pek bir şey gelmedi aklıma. Amerikada TV'lerinde yeni sezona başlandı. Prison Break'in 3. sezon ilk bölümü yayınlandı. Bölümün adı "Orientacion" Interinet ortamında paylaşıma çıktı bile. Geçen sene epey bir içimi baymıştı sezon premiyerini indirmesine indirdik ama bu akşam seyretmek için en ufak bir motivasyonum yok doğrusu.

</srong>

Ikea kapımızda

Media_httpbp3bloggerc_hyxff

Bakmayın siz resmin yamuk durduğuna. Dün akşam keyifli bir yemek (Sunset Ulus) arkasından eve geldiğimde kapıda yeni Ikea kataloğunu asılı buldum . Daha bakmaya fırsatım olmadı ama hasanpaşa mahallesi ikea kataloğunun dağıtım bölgesine girdiği için pek bir mutluyum. şimdiye kadara dağıtım yapılan bütün dergiler evime ulaştı. Süpper değil mi ?

Sunset hakkında bir kaç cümle . Adı her nekadar "Sunset" olsada bence asıl büyük keyif gün batımından sonra çıkıyor. Istanbul gibi bir şehirde yaşama ayrıcalığının tadını yudum yudum çıkarıyorsunuz. Servis harikulade, yemek porsiyonları pek bir mutevazi fiyatlar ise mütevazilikten bayağı uzak. Öte yandan çeşmede salaş diye gidip adam başı 100 kaat bayıldığımız böcekçi "can baba" Sunset ile karşılaştırınca servis olarak yontma taş devrinde kalıyor. O sebepten hesap biraz sarssa dahi damağınızdaki tadı kaçırmıyor.

Bu sabah saat epey erken uyandım (06:00) Allah mı dürttü nedir oruç tutayım diye belki ama olmadı işte. Haftasonu inşallah .
Inşallahlar, maşallahlar hayatımızın bir parçası oldu. Iyice arap ülkelerine benziyoruz. "Bukra Inşallah" Suud'da yabancılara karşı sık kullanılan bir terimdir. "Yarın inşallah" bugün git yarın gel den beterdir. Bir arap size "Bukra inşallah" dediği anda bitmişsiniz demektir. Zira o adam ile ne işiniz varsa o işin tamamlanma ihtimali epey bir azalmış demektir.

Hadi Araplar dayamışlar sırtlarını topraklarının altındaki petrol reservelerine boyle bir tembellik lüksleri var. Biz neyimize güveniyoruz ben onu merak ediyorum. Hem merak ediyorum hem tembellerin önünde gideniyim. Bu konu kapanmıştır iğneyi kendine batıramıyana çuvaldızı başka bir yerine batırırlar. Hakları da vardır.

Nerde kalmıştık? Erken kalkınca tabi aşağı inip kahve koymaya vakit oldu. Mahmur mahmur kahvelik malzemeyi hazırladım makineye yerleştirip sonra güne hazırlanmaya başladım. Çok sıradan. "Erken kalkan çok yol alır" derler bir bakıma doğru. Işe gitmek için her zamankinden daha erken yola çıktım tabiatı ile; ofis binasına vardığımda epeyvaktim vardı bende starbucks'da bir kahvaltı yapayım dedim. Havuçlu keklerine kıl olduğumu söylemiş miydim? Kek dilimlerinin sırtların yaklaşık dört aydır traşlıyorlar. Alenen gramajdan çalıyorlar şerefsizler. B günlerde promosyonunu gerçekleştirdiği Double mocha machiatto ile sırtı tıraşlı bir havuçlu keki "Elle decor" dergisinin incelerken mideye indirdim.

Dergi de kahvaltı da bitti şimdi ofisteyim.

Bu arada kahvelerin nasıl hazırlanmasına dair bir blog var onu da yeri gelmişken paylaşayım. Belki bir gün kendi kahve keyfinizi kendiniz hazırlamak istersiniz.....



14 temmuz kahvaltı @ moda starbuck's

Media_httpbp2bloggerc_hdpbh

İki haftadır Starbuck's havuçlu kek dilimlerinin dış tarafları tüm starbucks'lara traşlanmış olarak satışa sunuluyor. Herade kekl kaplarında bir sorun var. Sonuçta aynı paraya daha az gramajlı kek yiyormuşum gibi geliyor ve kazıklanıyormuşum hissi uyandırıyor. Bu gün itibari ile bu durum değişene kadar bir daha havuçlu kek almak yok malesef.

Balıkesir Bandırma boşver sakın aldırma

Susurluk Ulusoy tesislerine geldik. Bu arada eski susurluk ulusoy geçen sene kamil Koç'a devretmisti. Bu bahar yine ulusoy devralmış. Tuncayların geleneksel Akyaka koşusu bu sene biraz daha geç başladı yazlık tadilatı ancak geçen hafta bitti. Annenin beyanına göre bu sene tamamen farklı bir konsept ile hizmete açılıyor. 82 ekran lcd ekran tv dvd player vs. Yola 0630 gibi çıktık topçularda çok sıra yoktu. Öncü kuvvet ile aynı saatte 0530 gibi çıkacak iken annem hazırlıkları yetiştireneyince yola çıkışımız 1 saat attı. Bizimkiler tam kadro emrime amade kalkalim dememi bekliyor bu yazıyı bitirip yola çıkacağız. Haziran 9 olmuş diye heyecan yaptılar vakit çabuk geçiyor muhabeti şimdi frappacino Zamanı yolluk bir alayım yanına. Siparişi bekliyorum grand aldım şimdi yolculuk zamanı sonraki durak köfteci ramiz

Batman Akmerkezde Tarih 11.05.2007

<style type="text/css">.flickr-photo { }.flickr-frame { float: right; text-align: center; margin-left: 15px; margin-bottom: 15px; }.flickr-caption { font-size: 0.8em; margin-top: 0px; }</style>
Media_httpfarm1static_acjei

Batman akmerkez de,
originally uploaded by Calimero_01.
Cure'un şarkısının adı geldi aklıma Friday I'm in love. Bu cuma hiç de kötü bir cuma değildi kişisel anlamda bakarsan. İş anlamında bakarsan çook çalışmak lazım çook. 11:00 de bankada bir toplantı vardı. Proje kapsamınd karar verilen değişiklikleri Bilgi işleme ilettik. Daha sonra ise akmerkezden selocan'ı alıp Levent deki büfelerin oraya öğlen yemeğine gittik. Tüz de Metrocity'den bize katıldı. Kendisi yemek yemişti dolayısı ile ben Goralı ile başlayan büfe menümü eskiden benim için büyük şimdilerde ise pek bir normal şekilde tükettim. Biraz muhabbet bol bol yemeğin ardında ofisin bulunduğu mekana geri döndük. Starbuck's dan bir Venti Caramel Frappacino alıp paylaştık. Bilmeyeneler için Venti hayvan size demek oluyor. Frappacino sonrası küçük bir tura çıktık ve işte o anda kendisi ile karşılaştım. Benim kahramanım orda bir elektronik mağazasının kapısında duruyordu. Resmini çekmem konusunda biraz agresif davrandı ama pozunu da verdi. Tamam kostümün rengi pek güncel değildi. Ama olsun Batman Kostümü 1990 yılında ki sinema filminin ardından renk ve yapı olarak çok değişti. Bu kahramanınki '90 öncesi 60 li yıllarda Amerikan TVlerinde gösterilen Adam West'in baş rolünü paylaştığı TV dizileri ile daha çok benzerlik gösteriyordu. Daha bir mavi daha bir açık renk. Resmi çektikten sonra Akmerkezin içersinde kayboldu Minik Batman. Pelerinini tam takması gerektiği şekilde takmadığı onun ile ilgili dikkatimi çeken son şey olmuştu.
Rasgele düşünceler sarar arasira beni. İçimdeki ses de diyebilirsiniz. Evet Kendi kendime konuştuğum söylendiğim anlar olur. Bu beni biraz deli göstermekle beraber gayet sağlıklı bir davranış diye düşünürüm.
Gelelim düşüncelerin ilkine. 1990 yılından beri farklı değişmiş olmasına rağmen bırakın yetişkinleri çocuklar için bile en son Batman Kostümünü bulmak bu ülkedene neden imkansız. Bunca ithal tüketimine rağmen niye en son modayı yakalayamıyoruz kostüm seviyesinde. Tamam dünyanın her yerinde Zara neredeyse aynı koleksiyonu sunuyor ama bu kostümlerin dağıtımını kim yapıyor.
Bu işe girmeli mi acaba en kaliteli oyuncakları tespit edip türk ailesinin hizmetine sunmak. Tek yapmam gereken bu konuda bir araştırma yapıp bir online dükkan kurmak.
Bir başka aklıma gelen konu ise Pazar günü İzmir de yapılması planlanan miting. Gördük ki mitinglerin yapıldığı şehirlerde katılım ağrılıklı olarak kadınlar tarafından gerçekleşiyor. İzmir ise kızları ile meşhur güzide bir ilimiz. Öte yandan Muğla'nın kızları ile ilgili bir atasözü de vardır. Ev alacaksan tuğladan kız alacaksan Muğladan diye. Ortalarda bir yerde bir tehtid var bizim alıştığımız yaşam biçimini kökünden değiştirmeyi planlayan bir tehtid. Her nasılsa bu tehtid kimse görmeden aramızda dolaşıp gizli veya aleni faaliyetlerine devam etmekte. Erkekler umarsız ve göçebe genleri ile olayı pek bir önemsemiyorlar gibi geldi bana. Kadınlar ise hem kendileri için hem de çocukları belki de torunları için endişeleniyorlar ve bunun için bir tepki veriyorlar. Kurtuluş savaşının kadın kahramanlarının torunları onlar. Hepimizin annesi , kardesi , kizi, karisi ve sevgilisinden bahsediyorum. Onlar bir çok şeyi biz olmadan da yapabilirler ama biz yapabilir miyiz? İşte bundan emin değilim işte o yüzden onlara bizim için yaptıkları bu mücadelede destek vermezsek kendimizi nasıl affedebiliriz.
Bir başka haber aldı beni benden. Habere göre hatunun teki eşini online mesajlaşma aracı ile bir çok erkekle aldatmış. Haberin özetinde yüzlerce gibi bir rakamdan bahsediyorlar ama 8 aylık bir süre söz konusu olduğu için pek inanasım yok. Bu araç bu arada hepimizin bir şekilde kullanmış olduğu msn messenger. Habere bir daha göz attım Kanal D de yayınlanan Dobra dobra adlı sansasyon peşindeki aşağılık programa çıkan bir kadın tarafından yapılmış bir açıklama. Hatun 8 ayda msn den tanıştığı 120 erkek ile buluşup 32 tanesi ile beraber olmuş muş muş. Programa katılan Zekeriya Beyaz dumur olmuş. Onun kadar cinselliğe liberal yaklaşan bir din adamı bile şok yaşamı. 8 ayda 31 kişi demek haftada bir adam ile beraber olmuş anlamına geliyor. Vallahi bu itirafın yalan olduğuna inandığım için fazla bir şey söyliyemeyecegim maşallah dışında. Program videosu burda siz karar verin.
Bir başka habere göre 5 yada daha fazla partner ile Oral seks yapanların gırtlak kanserine yakalanma ihtimalleri diğerlerin den çok daha yüksekmiş. Yazıda kaç misli yüksek olduğuna dair bir bilgi yok ancak bunun sebebinin Human papillomavirus (HPV) isimli bir virüs olduğunu söylüyorlar. Haydin bakalim burdan yakın. Şimdi yukardaki haber ile ilişkilendirirsek söz konusu hatun büyük ihtimalle 2 sene içersinde gırtlak kanserine yakalanacak. Başka bir bakış açısı ise bu çalışmanın oral seks karşıtı gizli bir organizasyon tarafından fonlana tarflı ve yanlış bir çalışma olduğu. Bu gerçekse dünya nüfusunun artışı yakın gelecekte çok daha süratli olacak insanlara fazla alan bırakmıyorlar seks konusunda.
Bir başka aklıma gelen konu ise Starwars franchiseı hakkında ama o biraz daha derine inecek ve bu yazıyı olduğundan daha uzun tutmak istemiyorum. Daha sonra.....

23022007 - Starbucks da başımıza güller yağıyor

Media_httpfarm1static_obtov
In my defence sabah dinleyerek uyandığım şarkının adı. Bir kez daha gün doğdu. Aman ne büyük sürpriz AK. Aslında bazı şeyleri o kadar normal karşılıyoruz ki en doğal etrafımızda lehimize gelişen her şeyi sürekli tekrar halinde görürsek bir anda hakkımız gibi görüp sahipleniyoruz. Aleyhimizde tekrar eden konularda ise haksızlık olarak yorumlayıp kaderimize isyan ediyoruz birilerini arıyoruz ki yakınalım ağlayalalım diye.
Pek havamda değilim bir kaç gündür. Tam olaraa bir haftadır, Ben uyuduktan sonra bir fil gelip bütün gece üzerimde oturmuş ve ben uyanmadan kalkıp gitmişçesine ezik ve yorgun hissediyorum sabahları.

Yukarıda detaylarını verdiğim bitkinlik nedeni ile evden her zamankinde geç çıktım. Yoğun bir sis her zamanki trafik ile işe vardım. saat 08:57 gibi kartı okutmuştum dolayısı ile gecikme veya herhangi bir sorun olmadı. Masanın başına geçer geçmez kendi tassk listemi düzenledim. Bekleyen ve elektronik olarak kaydetmedigim her konuyu task liste ekledim.

Akmerkez ile ilgili bir tespitim olacak bu arada. Söz konusu alışveriş merkezinin bana göre şüphe götürmeyen en yoğun ve piyasa mekan Starbucks. Shaya grubu bir şehir efsanesine göre Starbucks'in şu anda bulunduğu lokasyonu boşaltması için S Cafe'ye milyon dolarlık bir hava parası ödemiş. Burdaki yoğun trafiğe bakılırsa harcadıkları para kendini amorti etmiştir diye tahmin etmek hiç de zor değil.

Aranızda Starbucksların cirosuna imrenerek bakan ve bir Starbucks franchise'ı almak isteyen varsa onlara kötü bir haberim var. Aralarında Starbucks'ın da bulunduğu bir çık uluslar arası markayı çatısı altında bulunduran Shaya grubu politika olarak mağazalarını franchise olarak satmak yerine kendi mağazalarını kendileri açmak istemektedirler. Bu sebepten franchise taleplerini kabul etmiyorlar.

Ofis haftasının bir özetini geçmem gerekirse (ki pek geçmesi gerektiğini düşünmüyorum ) Bu haftanın önemli konuları Fikir ve sanat eserleri haklarının korunması ve Avrupa birliğine yapılacak para transferleridir.

Haftanın en ilginç kıyafetli kadını ödülünü hiç şüphesiz bir az evvel karşımda duran kadın alırdı. Füme Ceket Pantalon bir takım ancak pantalon kapri dizlerin biraz altında bitiyor. Ayaklarında yalancı mahmuz bulunan bir binici cizmesi var. Tamam beni tanıyanlar bilir ben de pek bir kıyafet koordinasyonu sahibi insan değilim ancak konumuz benim giyim zevkim değil bu konuda yakınımdaki kişilere söz vermem gerekirdi ancak malesef o kadar yerimiz yok. Neyse hatunun kiyafetlerinden bir siparişi hakkında bir assumption da bulundum. Latte ne yazıkki bunu teyit edecek imkanımız yok. Zira Yerimden kalkıp siparişini takip edersem zaten sınırlı sayıda olan yerimi etrafta dolaşan avcılardan birine kaptırabilirim. Ustelik daha 20 dakika kadar burda takılmam gerekiyor.