Kwai Chang Caine'ın ardından

Media_httpnewsimgbbcc_ftrhd
Dünyamızda olup bitenlere bir bakalım. Brezilya'dan Fransaya uçuşu sırasında kaybolan Air France uçağından hala haber yok. Uçağın enkazının bulunduğuna dair yapılan açıklamaların ardından bugün bulunan enkaz parçalarının Air France uçağına ait olmadığı yönünde bir açıklama yapılmış. Eminim Lost dizisini sıkı sıkıya takip edenler için bu olan bitenler hiç de garip gelmemiştir.

Batılı savaş sanatları üstatlarından David Carradine dün Tayland'da bir otel odasında ölü bulunmuş. Biz ve önceki neslin kendisini Kung Fu adlı dizide canlandırdığı Kwai Chang Caine (AKA Çekirge) ile tanıdığı ve dünya üzerinde yaşayan daha genç nesil ise kendisini
Quantin Tarantino'nun Kill Bill adlı filminde Bill Rolüyle tanımıştır. 72 yaşında Tayland'da bir film için bulunan aktör'ün intihar ettiğinden şüpheleniliyor.

Kardeşi Keith Carradine da David Carradine gibi aktördü. Ben şahsen kendisini en son Dexter adlı TV dizisinin ikinci sezonundaki Özel Ajan Frank Lundy rolüyle hatırlıyorum.

David Carradine'ın rol aldığı ve benim seyrettiğim son film ise Kung Fu Killer adlı B sınıfı bir filmdi ve çok başarılı olduğunu söylemem
mümkün olmaz.

Görünüşe göre Çekirge 72 yıllık yaşamında bir sıçramış, ardından bir daha sıçramış, ardından bir daha.... ve gün gelmiş artık hala
sıçrayabilmesine rağmen artık sıçramaktan vazgeçmiş.....

Tarih nedir?-

Media_httpbp2bloggerc_jnruj
Media_httpbp2bloggerc_hhwfg
Media_httpbp1bloggerc_qhmby


Denir ki Tarih yazının bulunması ile başlar. Yazının öncesi için ise arkeoloji ve antropoloji yardımları ile spekülasyonda bulunabiliyoruz. Buna göre tarih geçmişte yaşanan olayların yazılı bir şekilde kayit altına alınmasıdır.

Gecmisten günümüze kalan yazılı kayıtların senem hepsi muvaffak olanlar tarafından onların bakış açısıyla kayit altına alınanlardir.

2. Dünya savaşıından almanlar galibiyet ile çıksaydı tarih bu gün farklı bir gerçek anlatıyor olacaktı. Bu yüzden resmi tarih diye bir kavram çıkmış ortaya. Bu gün tüm dunyada kutlanmakta olan Noel de bu tür gerçeklerden biri. Noel hikayelerinde yapılan tasvirleri incelendiğinde tutarsızlıklar direkt olarak öne çıkıyor. Benim en beğendiğim İsa'nın babasız doğması bundan dolayı tanrı'nın oğlu olarak kabul edilmesi. Bütün bunlar ıznik konseyinde karar verilmiş ve yazıya dökülmüş tarihsel gerçekler. Hıristiyanlık inancının tamamı bu konseyin aldığı kararlara dayanıyor. Bayram sonrası rehavet bu haftada devam ediyor ankara gündeminde diye bir yorum var ntv radyoda. Pardon lu hafta noel tatili nedeni ile Amerika tatilde ve bizim gündem ile ilgilenmiyorlar. Tıpkı RTE 'nin Amerika başkanı ile telefonda konuşmasının nedeni gibi Başkanın noel tatilini kutlamak için. Haysiyetli uluslararası ilişkilere güzel bir örnek.

Tüm Hıristiyan aleminin Noelini kutlar barış dolu bir dünya dilerim.

"Merry X-mas"

Tapınak Şovalyeleri 02 - İlk Buyuk Ustat Hugues de Payens

Media_httpbp3bloggerc_falxt
Hugues de Payens Champagne bölgesinden asil bir aileden gelen şovalye. Kudüs'ün ilk kralı Bouillonlu Godfrey ile beraber ilk haçlı seferinde savaşmış; savaş sonrası Fransaya dönmüştür. 1119 yılında II. Baldwin'in tahta geçmesinin hemen ardından kendisi bu sefer sekiz şovalyelik mahiyeti ile birlikte Kudüs Kralının huzurunda karşımıza çıkıyor. Beraberindeki sekiz şovalyenin ikisi kardeşi diğer altı tanesi ise kan bağı veya evlilikler vasıtası ile edindikleri akrabalarıydı.

II. Baldwin Hugues de Payens'in kutsal topraklara yolculuk eden hacıların can ve mal güvenliğini sağlayacak keşiş şovalyelerden oluşan bir askeri düzen kurma teklifine olumlu cevap verir. Kendilerine tahsis edilen merkez ise eski Tapınağın ağıllarıyıdı.

Bu yeni Şovalyelerin amblemi ise yoksulluk kavramını özellikle öne

Media_httpbp3bloggerc_xuvfb
çıkaran "aynı atın üzerinde iki şovalye" idi. Kaynaklara göre gelirlerinin tamamı bağışlara dayanan bu grubun ilk seneler boyunca (9 yıl) ne üye sayılarında artış oldu nede ağıllardan dışında her hangi bir faaliyetlerine rastlanmadı.

Christopher Knight ve Robert Lomas'ın yazdıkları Ikinci Mesih adlı kitapta bu dönem boyunca şovalyelerin tapınağın altında kazı yaptıkları iddia edilmekte. Bu kitaptaki iddialara göre; şu anda uygulanmakta olan Katolizm in kökleri İsa öldükten çok sonra yaratıldı.

Şu anki uygulamanın aksine Hiristiyanlık ilk olarak isa ile yahudi ırkına gönderilen bir din iken Isa'nın kardeşi "Adil James" İsanın Yaşamı sırasında ve ölümünden sonra cemaati gerçek hırıstiyanlık uygulamaları hakkında eğitiyor ve organize ediyor. Bunu yaparken kullandıkları mekan tapınak tabi. Politik çatışmalar sırasında James taşlanarak idam edilince taraftarları dönemin yönetimine karşı ayaklanmış hatta belli bir ölçüde de başarılı olmuşlar. Romalılar ayaklanmaya karşı destek alarak geri dönmüş ve büyük bir katliam gerçekleştirmiş. Rivayete göre Tapınağa sığınan cemaatin önde gelenleri dinin esaslarını içeren çok kıymetli kaynakları ve emanetleri tapınağın altında yer alan gizli tunellerde ve dehlizlerde gizlemişler.

Tapınakçıların bu dokuz yıl boyunca tapınağın altındaki ağıllarda kazılar yaptıkları ve bu kazılarda yukarda bahsi geçen evrak ve kutsal emanetleri aradıkları iddia edilir. Bu dokuz yılın ardından Hugues de Payens ve eskortları hem finansal hemde insan kaynağı bulmak için Fransya gittiği kayıtlarda net bir şekilde görülmektedir. Bu konudaki yorum ise "Şovalyelerin dokuz sene sonunda ellerinde toparladıkları dökümanların ve emanetlerin doğrulunu ve orjinalliğini teyit etmek için gittikleri" yönündedir.

Unutmamak lazımki bu dönemde bütün Avrupada ki okur yazar oranı % 1'in altındaydı ve bunun çoğunluğu da dina adamları ve görevlilerinden oluşuyordu. Iddiaların doğru olduğunu kabul edersek şovalyelerin "aradıkları" o dönemde Krallardan bile bile daha büyük otorite olan Papalığın dayandığı esasları temellerinden sarsacak bilgiler içeriyordu. Ellerindekileri teyit ettirmeleri gerekiyorsa gerçekten güvenecekleri birine yaptırmaları şarttı. Bunun için Fransaya geri gitmek pek de bir angarya mantık dışı gelmiyor.

Iddiaya göre; teyit'in ardından tapınağa dönülür ve kazılar süratle tamamlanıp bulunanlar Medeni dünyada bulunan ve Roma katolik klisesinin ulaşmakta zorlanacağı en uzak noktaya gönderilir. Ingiltereye kaçırılır.

Bu tarihten sonra neredeyse ikiyüz sene sürecek faaliyetlerine başlamışlardı. Süratle üye alımlarına başlamış ve kuruluş gayelerinin gereği olan yolculukları sırasında Hristiyan hacılarının güvenliklerin sağlamaya devam etmişlerdir.



Ölüm Allahın Emri bir de ayrılık olmasa

Media_httpbp0bloggerc_kzurc
"Ne Şehittir Ne Gazi bot yoluna gitti Niyazi" diye irtifasız bir laf vardır. Bu gün karşıma çıkan başlık özetle bu konu üzerine yoğunlaşmış bir konu. Çok detayına girmeyeceğim. Tam liste burada. Ancak benim dikkatimi çekenler
Eshilos :Antik Yunan'ın büyük tregedya şairlerindendir kendisi. Ölümü ise kara bir komedi gibidir. Bir Kartalın pençelerinde taşıdığı su kaplumbağasını gökyüzünden bırakmış ve bu kapşumbağa Eshilos'un kafasına düşerek ölümüne sebebiyet vermiştir. ölüm tarihi : Mö: 456
Jon Eric Hexum : Model ve Aktör. Ortayaşlı nesil kendisini Voyagers ve Cover Up adlı dizilerden hatırlayabilir (veya hatırlayamayabilir) . Stüdyoda kurusıkı bir tabancayı sıfır mesafede şakağına sıkınca ölüvermiş.Yıl: 1984 Tamam yakışıklı ve sağlam vücütlu bir aktördü kendisi ama pek zeki değilmiş anlaşılan.
Brandon Lee : Ünlü film yıldızı ve döğüş sanatları ustası Bruce Lee'nin oğlu The Crow adlı filmin çekimleri sırasında kurusıkı 44'lük bir magnumun ateş aldığı sırada içerdeki kovan'ın parçalanarak Brandon Lee'nin göğsüne 5 yerden saplanması ile hayatını kaybetmiştir. Karanlık bir çekim olduğu için aktörün settekilerin aktörün yaralandığını anlaması vakit almıştır. Bu arada küçük bir itiraf : Ben Bruce Lee'nin oğlunun uzun bir süre Jason Scott Lee olduğunu zannetmişimdir. Dragon Adlı filmde oynamasının ardından alakası olmadığını farkettim.