- Posts tagged Turkiye
- Explore Turkiye on posterous
Bu gün 24 Nisan Gergin oluyor insan
Bugüne kadar Afrika Amerika kökenli bir Amerikan başkanı da olmamıştı. Butür başkanları sadece Jack Bauer'in 24 saat nefes almadan koşuşturduğu dizilerde rastlardık. Yani dünyada bir ilk. Bakalım bizim için nasıl bir sonuç doğuracak. Bugün evde olduğum için Başkanın nasıl yorumlayacağını duyamayacağım. Bekleyip görelim.
Turkcell'den Neredeyim Hizmeti
"BULUNDUGUNUZ BOLGE Istanbul,Besiktas,Akatlar,Zeytinoglu Caddesi COGRAFI KONUMUNUZ (41derece 04dk 40sn Kuzey, 29derece 01dk 38sn Dogu) SIZE EN YAKIN NOKTALAR Asayis Buro Amirligi 532m(+902122636122), Emekli Sandigi Dinlenme Ve Bakimevi Mudurlugu Reviri 295m(+902122571046), Otopark 27m Polis Imdat 155, Alo Jandarma 156, Hizir Acil 112, Itfaiye 110"
Şimdik bunu acildurumlarda tespit edeceğinizi bir yakınınıza gönderirseniz en azından bir kişi sizin nerede olduğunuza dair bir bilgi sahibi olacaktır.Bu hizmet ilk olarak Uludağ'da kaybolup yardım ulaşana kadar aşırı donduğu için kurtarıldıktan sonra yaşamını kaybeden genç snowboardcu çocuğun vakasının ardından açıklanan bir hizmet. Türkiye acil durumda sağlıklı yer tespiti yapabilecek kapasite insanların sayısı pek fazla değil bu durumda kendi göbek bağımızı kendimiz kesmeyi öğrenmemiz lazım. İşte size bir ortadoğu ülkesi Avrupa ülkesi değil. Şimdi hala merak eden var mı bizi niye Avrupa birliğine almıyorlar diye ?
25.06.2008 - Avrupa Kupası Yarı Final Maçı öncesi
Bu günkü Radikal haber başlıklarından iki tanesi dikkatimi çekti. Haberlerden birinde Türkiye'de dolar milyoneri 50,000 kişi var. Yani birmilyon adet bir dolar sahibi bu insan evlatları. Ne kadar vergi verdikleri ayrı bir takip konusu. Bunda Türkiye Cumhuriyeti Maliyesinin gücü otoritesi belli. Yıllardan beri süre gelen vergi affı tahsilat becerilerinin net bir resmini ortaya çıkarıyor. Haber'e gelince;
"Merrill Lynch Türkiye Genel Müdürü Cinemre, Türkiye’de toplam varlığı 1 milyon doların üzerinde bulunan yüksek ve ultra yüksek varlıklı kişi sayısı 2006’da 42 bin iken, 2007 yılında bu rakamın 8 bin kişi artarak 50 bini aştığını belirtti". Zenginlerin sayısında % 20'Lik bir artış olmuş. Yanlış anlaşılma olmasın büyüyen Türkiye değil en bir milyon doları olan Türk vatandaşı sayısı artmış.
Yine aynı gazetenin ekonomi haberleri bölümünde başka bir haber daha....
Türkiye, hesap yöntemi değişikliğiyle milli gelir hacmini kağıt üzerinde yaklaşık yüzde 35 daha büyütmesine rağmen, 2007 yılında satın alma gücü paritesine göre kişi başına düşen GSYH büyüklüğünde, 35 Avrupa ülkesi arasında 29’uncu sırada yer aldı. Istediğimiz matematik oyunlarına başvurursak vuralım bir şeyler iyiye gitmiyor. Fırtınalar tayfunların gelmesi söz konusu ya sığınaklara doğr ilerlemeli yada kendimizi kökleri sıkıca toprağa bağlı bir ağaca bağlamalıyız. Bu ağaç ise nakit birikim oluyor sanki. Benden size tavsiye kredi kartınız var ise borcunuzun tamamamanını ödemeye başlamak için daha güzel bir zamanlama olamaz.
Bu gün bir tarih yazılır mı?
---- Sent using a Sony Ericsson mobile phone
A.R.O.G Fragman - Cem Yilmaz'in yeni filmi
Sponsorlar belli gecen filmin ana sponsoru avea ve Cem Yılmaz'in bu sene anlaşmalı olduğu telekom.Yılmaz için bir pazarlama dehası denemez ancak çok kurnaz bir tüccar olarak tanımlanması doğru olabilir. 70'li yılların sonunda türk filmlerinde karikatürize edilen yokluk zamanı karını arttırmak amacıyla müşteriyi çeşitli kurnazlık ve curret göstererek söğüşlemeye çalışan tüccar/esnaf tiplemesini anımsatıyor.
Ali Taran ile yaptığı bir işbirliği var mi bilemiyorum ama aynı kurnazlığı ATCW projelerinde de görebiliyoruz. 3 dakikalık çekimleri sinemalarda yayınlayıp kamuoyu beklentisi yaratma cürreti başka kim gösterebilir. Adam piyasadaki yokluk alternatifsizlik nedeniyle istediği gibi bu koşturuyor.---- Sent using a Sony Ericsson mobile phone
Egzotik muhafazakar
Cumartesi aksami - Kabadayı Filmi
Rasim Öztekin canlandırdığı eşcinsel karakter içersinde döktürdükleriye filme bir enk bir espiri bir eğlence katmış. Kendisinin tiyatroculuğu veya sanatı hakkında söyleyecek tek kötü bir şey ben bulamadım siz bulmak isterseniz buyrun kendiniz gidip bakın.Kenan İmirzalıoğlu'na içim pek ısınmış olmasada kariye boyunca ilerleyişine taktirle yaklaşmak gerekir. Önce Deliyürek dizisi ile bir aksiyon prensi olarak çıktı karşımıza. Mahçup milliyetçi vatansever delikanlı kıvamında. Bir Yazı Tura filmi ile Uğur Yücel sayesinde sanatının doruklarına yükseldi. Son Osmanlı Yandım Ali ile uzun zamandır anlatılmayan bir hikayeyi başarılı bir şekilde anlattı bizlere. Son Osmanlı öyle ahım şahım bir film değildi ancak hitap etmek istediği kesime ulaştı ve onların beklentilerinin üzerinde bir noktya ulaştı. Bu filmde Uğur Yücel yanında olmamasına rağmen bir noktalara gelmeye çalışmış. Törkiş Tony Montana olarak çıkıyor karşımıza üstelik de hiç de fena olmayan bir Tony Montana. Bilmeyenler için Tony Montana Scarface adlı bir sinema başyapıtında Al Pacino tarafından canlandırılan baş karakterin ismi. Uğur Yücel bu projenin içersinde yer almış olsa hatta sadece İmirzalıoğluna koçluk yapmış olsa akşam filmden çıkarken adam "Kırmış zincirlerin coşmuş döktürmüş" kıvamında bir yorum yapıyor olurdum. Döktürmüş elinden geldiğince ama zincirlerini kıramamış henüz.İsmail Hacıoğlu filmde olsa da olurmuş olmadasa da olurmuş doğrusu pek varlığı ile yokluğunun filme getirdiği anlamı bulamadım. Filmin başında kaçırmış olsalardı arkadaşı Ali Osmanda (Şener Şen) onu film boyunca arayıp bulmaya çalışıyor olsa pek bir kayıp olmazdı diye düşünüyorum.Aslı Tandoğan Aka "Karaca" vallahi filmdeki isim süpper. Karizmatik güzel bir isim öte yandan "Devran" rolüyle izlediğimiz Kenan'ın kolunda kıza ithafen yaptırdığı "Karaca" dövmesi bir karacadan çok bir köpeği andırıyordu. Aklıma ilk gelen dövmeden dolayı "Karaca yerine Asena olsaydı ismi kızın" idi. Rol oyunculuk açısından kendisinde bir umut veya başka hiç bir şey bulamadım. Yaş ortalaması yüksek olan filmin kadrosuna gençlik tazelik getirmesi açısından bir fayda sağlamış olabilir kendisi ama sadece o kadar.Peki herkes bir şekilde bir perfomans göstermiş ise benim için niye bu kadar keyifsiz bir deneyim oldu bu film. En önemli faktör Film senaryo olarak potansiyele sahip olmuş olsa bile Eşkiyanın yükselttiği çıtanın epeyi bir altından geçmiş... Bunun tek sebeb de bana göre yönetmen.Yönetmen Ömer Vargı kimdir daha önce bir filmini seyretmişliğim var mı bilmiyorum ama olmamaış eksik kalmış Adama un vermişler şeker vermişler ama helvanın kıvamını tutturamamış. Helva diye sofraya getirdi bir tabak kum gibi.... Özellikle yakın çekimler beni ızdırap içine soktu.Uzun lafın kısası sinemalarda bir çok filmin oynadığı bu günlerde başka alternatif filmleriniz varsa gidin onları değerlendirin. Bir aya kalmaz nasıl olsa bu filmi televizyonlarda izlersiniz.
Genel Kurmay Başkanlığı Basın Açıklaması
Dün akşam Genel Kurmay başkanlığı önemli bir açıklamada bulundu. Gerçekten çok özenli ve doğru tespitler içeren bu açıklamayı aşağıda bulabilirsiniz. Tam metni buradan okuyabilirsiniz. Genel Kurmay Başkanlığı Laikliğe sahip çıkıyor peki biz ne yapıyoruz?
Açıklama hakkında milliyetin ilgili haberine ise buradan ulaşabilirsiniz.
TARIH : 27 NİSAN 2007
NO : BA- 08 / 07
Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları
müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.
Bu bağlamda;
Ankara’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde Kur'an okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.
22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa’da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur. Ayrıca, Ankara’nın Altındağ ilçesinde “Kutlu Doğum Şöleni” için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli’de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir.Okullarda kutlanacak etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili yönergelerinde belirtilmiştir. Ancak, bu tür kutlamaların yönerge dışı talimatlarla yerine getirildiği tespit edilmiş ve Genelkurmay Başkanlığınca yetkili kurumlar bilgilendirilmesine rağmen herhangi bir önleyici tedbir alınmadığı gözlenmiştir.
Anılan faaliyetlerin önemli bir kısmının bu tür olaylara müdahale etmesi ve engel olması gereken mülki makamların müsaadesi ile ve bilgisi dahilinde yapılmış olması meseleyi daha da vahim hale getirmektedir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka amaç taşımayan bu irticai anlayış, son günlerdeki bazı gelişmeler ve söylemlerden de cesaret almakta ve faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.
Bölgemizdeki gelişmeler, din ile oynamanın ve inancın siyasi bir söyleme ve amaca alet edilmesinin yol açabileceği felaketlerin ibret alınması gereken örnekleri ile doludur. Kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir. Malatya’da ortaya çıkan olayın bunun çarpıcı bir örneği olduğu ifade edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş bir demokrasi olarak, huzur ve istikrar içinde yaşamasının tek şartının, devletin Anayasamızda belirlenmiş olan temel niteliklerine sahip çıkmaktan geçtiği şüphesizdir.
Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı’nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği “Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak” ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir.
Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.
Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün, “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.
Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.


