- Posts tagged Uçak
- Explore Uçak on posterous
Kwai Chang Caine'ın ardından
Batılı savaş sanatları üstatlarından David Carradine dün Tayland'da bir otel odasında ölü bulunmuş. Biz ve önceki neslin kendisini Kung Fu adlı dizide canlandırdığı Kwai Chang Caine (AKA Çekirge) ile tanıdığı ve dünya üzerinde yaşayan daha genç nesil ise kendisini
Quantin Tarantino'nun Kill Bill adlı filminde Bill Rolüyle tanımıştır. 72 yaşında Tayland'da bir film için bulunan aktör'ün intihar ettiğinden şüpheleniliyor.
Kardeşi Keith Carradine da David Carradine gibi aktördü. Ben şahsen kendisini en son Dexter adlı TV dizisinin ikinci sezonundaki Özel Ajan Frank Lundy rolüyle hatırlıyorum.
David Carradine'ın rol aldığı ve benim seyrettiğim son film ise Kung Fu Killer adlı B sınıfı bir filmdi ve çok başarılı olduğunu söylemem
mümkün olmaz.
Görünüşe göre Çekirge 72 yıllık yaşamında bir sıçramış, ardından bir daha sıçramış, ardından bir daha.... ve gün gelmiş artık hala
sıçrayabilmesine rağmen artık sıçramaktan vazgeçmiş.....
Eylül 2008 Wings “primeclass” Lounge izlenimlerim
Geçinmek için de gayri menkul yonetimi iyi bir fikir hep otel motel yonetimi okumak ve yapmak istemiştim. Apart Otel yönetimi iyi bir fikir gibi geliyor. Yolculuk Cuma akşamı 23:55 uçağına yetişmek için havalimanına gitmemle başladı. Saat 22:30 civarlarında havalanındaydım. Hiç havaalanında vakit geçirmek zorunda kaldınız mı ? Eğer kredi kartları tarafından kurulmuş Lounge'lardan birine giremiyorsanız gerçekten hiç keyif vermeyen bir bekleyiş oluyor. Lounge hizmeti kısa bir süre öncesine kadar sadece dış hatlar terminalinde verilen bir hizmet olarak sınırlıydı. Kredi kartlarındaki hizmet alanında yaşanan rekabet bu Lounge hizmetinin iç hatlar terminalinde de verilmesine imkan verince Havaalanı'na son dakika gitmek pek bir avantaj sağlamıyor artık. Iç hatlar terminalinde Lounge hizmeti veren iki banka var. Bu bankalardan birisi Akbank. Wings kredi kartı ve TAV primeclasss işbirliği ile kurulan Wings Primeclass Lounge. Atatürk Havalimanı İçhatlar terminalinden yaptığım bu uçuş öncesi ziyaret edip, deneme imkanı bulduğum iç hatlar lounge hizmeti Wings primeclass lounge deneyimimle ilgili düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Öncelikle bu hizmet sadece Wings Kredi kartı sahibi veya TAV primeclass müşterileri tarafından ücretsiz kullanılabilen bir hizmet. Yani Axess kredi kartınız varsa 1 Haziran 2008 tarihinden itibaren bahsi geçen lounge'a girip izzet-i ikramlardan faydalanamıyorsunuz. Böyle bir beklentiniz varsa vakit geçirmeden bir wings kredi kartına başvurmanızı tavsiye ederim. Akbank Tav ile yapılmış işbirliğinin avantajlarını kullanarak Lounge hizmetleri için oldukça geniş bir alan kullanmış. Atatürk Havalimanı iç hatlar Wings primeclass lounge girer girmez oldukça geniş bir alana kurulmuş olduğu dikkatimi hemen çekti ancak Atatürk Havalimanı iç hatlar Wings primeclass lounge içersinde bir dağınıklılık bir eskilik hakim gibi geldi bana. Belki lounge'a giriş saatimin günün son saatlerine rasgelmesinden veya mimari tasarımdan da kaynaklanıyor olabilir ama kesinlikle karanlık (Garanti Zone lounge ile kıyaslandığında) eski bir görünüme sahip olduğu görüşündeyim. Tabir yerindeyse yeri bol bulmuşlar biraz saçmalamışlar gibi geldi. Öncelikle lounge içerisindeki oturum düzeni hatırladığım kadarıyla öyle seyahat'e çıkacak yolculara yolculuk öncesi bir konfor sağlama amacı gütmemiş. Etrafta lambiri, ahşapı anımsatan renklerin hakimolması bahsettiğim bu eskiliğe pekala neden olabilir. Yabancı filmlerde arasıra denk geldiğimiz şehir klüplerinde olan klasik çalışma odası / kütüphane havasını yakalamaya çalışmışlar ancak ufak bir detayı atlamışlar. Kaliteli klasik ahşap görünümü muhafaza etmek için ciddi bir cila ve bakım ister ve bunu gerçekten ciddi bir şekilde yapmazsanız lounge hizmetleri gibi insan trafiğinin yaşandığı mekanlarda antikadan görünümden uzak eski ve küflü görünümle karşılaşırsınız. Atatürk Havalimanı iç hatlar Wings primeclass lounge internet bağlantısı için koydukları PC'ler bir başka hayal kırıklığı oldu benim için. PClerin standart konfigurasyonda olması kesinlikle sorun değildi. PC'ler ile ilgili dikkatimi çeken olumsuz izlenimlerime gelince; Minitower kasalar kullanılmış ancak kasaları ekranlar ile aynı seviyede tutmuşlar. Halbuki duvara göz hizasının altında monte edip ortada sadece ekran klavye ve mouse bırakmış olsalar daha bir ferah ortam yaramış olacaklardı. Ekranın hemen solunda bulunan mini tower düşük ışıklandırma ile beraber insanın içini karartıyor. PC'lerin bakımıyla ilgili olarakda bir sorun gözüme çarptı. Türkiyede insanların ortak kullanımda bulunan eşya veya araçları azami özen göstererek kullanma terbiyesi malesef gelişmemiş. Bir ülkenin medeniyet seviyesi umimi tuvaletlerinin temizliğinden belli olur diye başka bir söz de vardır. Türk Atasözü ise "Temizlik İmandan Gelir" buyrun çözün buradan ne demek istediğimi. Karşısına ilk geçtiğim pc'nin klavyesine Wings primeclass lounge ziyaretçileri klavyelerin üzerine bir şeyler (şekerli kahve kola çay vesaire) dökmüş olacak ki bazı tuşları kullanmak tamamen imkansızlaşmıştı. En azından başına oturduğum ilk pc için böyle bir durum söz konusu. İçimdeki iyi niyetli ses bu durumun tamamen tesadüf bir aksaklık olduğunu bahsi geçen klavyenin çok kısa bir süre önce üzerine bir şey döküldüğü için bazı tuşlarının çalışmadığına inanmak istiyorum. Yoksa son birkaç aydır klavye o durumdaysa gerçekten üzücü bir hizmet kalitesinden bahsediyor oluruz. Gelelim Atatürk Havalimanı iç hatlar Wings primeclass lounge'da yer alan ikramlara, doğrusunu söylemek gerekirse çok fazla çeşit ikram yoktu ama ikramın çeşitliliğinden ziyade ikramın sunuşu da oldukça zayıftı. İkram çeşitliği konusunda bu ziyaretimden bir ay önce Çeşmeye gittiğimde kullanma imkanı bulduğum Garanti Bankası Zone çok az bir fark ile öne çıkıyor. Öte yandan yapılan ikramların sunumu ile değerlendirildiğinde Zone açık ara şampiyon. En önemlisi çorba yoktu kardeşim bir domates çorbası koyuverin işte insanların içi ısınsın değil mi? Çorba 7 / 24 talep görebilecek bir gıda. Ben şahsen sabah öğle veya akşam çorba içebiliyorum. Alkollü içeceklerin bulundğu tepsi ve sunuş da oldukça özensizdi. Ramazan diye mahsus mu yaptılar yok zannetmiyorum öyle bir şey olmaz belki de Wings primeclass lounge'un bakımı ile ilgilenen kişiler belli bir saatler arasında bakım ve sunum frekansını düşürüyorlar ve Wings kredi kartı sahiplerinin hoyrat kullanımına kimse dayanamıyor diyeceğim ama inandırıcı gelmiyor çünkü daha sonra başka bir yazıda bahsetmeği planladığım Garanti Bankası Zone Lounge ziyaretini de sabah 06:00 civarında yani kargalar kahvaltısını etmeden yapmıştık. Bir dahaki yurt içi uçuş deneyimim öncesi tekrar wings primeclass lounge kullanır mıyım diye sorarsanız cevabım yanımda shop and miles'ım bulunmuyorsa belki ama bulunuyorsa ilk tercihim zone olacaktır.
Genel bir bakış Akyakadan Dönüş
Derken Uçak Istanbula yaklaştığında kemerlerimizi bağlayıp masalarımızı kaldırdık ve inişe başladık. Denizin üzerinde uçarken Marmara denizinin coşkuyu almış durumda oldğunu net bir şekilde görebiliyodum. Deniz karanlık ve acımasız bir görüntüye sahipti. Denizin üzerinde yükselen dalgalardan oluşan binlerce köpüğü görmek mümkündü.Savaşa hazırlanan dev bir orduyu oluşturmak için toplanan kuçuk birlikler gibi aynı yöne ilerliyorlardı. Malum tam tatil öncesi altın çiçeğin laneti adlı filmi seyrettim onun etkisi olsa gerek. Bu küçük köpüklerin arasında çok daha büyük bir beyaz kitle belirgin bir iz ve süratle ilerliyordu. Önce yükseklik ve perpektif kavramımın olmamasından dolayı bunu bir deniz otobüsü zannettim ancak dikkatli baktığımda şu çok ama çok güverteli yolcu gemilerinden olduğunu anladım. Şu binlerce avro para verip tam pansiyon tatil ve kumar imkanı tanıyan lüks gemilerden biriymiş. Ucaktan resmini çekemedim ancak Zeynep Arkok saolsun Karaköy'de demirliyken güzel bir poz çekmiş. Geminin hakkında başka bir detaya sahip değilim.
Uçaktan indim vardığımı haber vermem gereken kişilere verdim ve yola çıktım. Arabamı Ortaköy'e bırakmıştım dolayısı ile öncelikli hedefim arabama ulaşmaktı. Bunun için Havaş'a bindim. Havaş'tan Taksime kadar olan kısmı daha önce mobil olarak anlatmıştım. Taksimden Ortaköy' ulaşmak için bir taksiye bindim. Trafik saolsun hiç kimsenin arzu etmediği sosyal muhabbetlere girmek zorunda kaldım. Bu arada Taksici LCD ekranlı Divx DVd player lı bir Televizyon taktırmış. Düğmesine bastığında ekran jan janlı bir şekilde yuvasından çıkıyor. Hatta ufak bir demo bile yaptı torpidodan Kurtlar Vadisi DVD'si çıkarttı bir kaç dakika seyrettik sonra şöför "Kusura bakma ağabey dikkatim dağılıyor " diyerek kapattı. Çakırın Tombalacıyı işkence ile öldürdüğü bölümdü dolayısı ile adama hak vermemek mümkün olmadı. Yaklaşık 20:30 gibi arabama ulaşmıştım ancak yolculuğum sona ermemişti. Istanbulda yaşıyorum ama anadolu yakasına geçmediğim sürece kendimi evde hissedemiorum.

